Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Kıbrıs için yeni strateji...


DÜNKÜ "Financial Times" gazetesinin yayımladığı Kıbrıs ekindeki bir yazının başlığı şöyle: "Bölünme kalıcı gibi görünmeye başladı."
Gazetenin muhabirlerinden Kerin Hope, adanın iki kesimini ayıran Yeşil Hat'ın adeta bir uluslararası sınır haline geldiğini, iki toplumun da artık yaşamlarını birbirlerinden ayrı sürdürdüklerini belirttikten sonra, Yunan bir uzman olan Phillipos Savvides'in şu sözlerini aktarıyor:
- "AB, sorun çözen bir kurum değil. Kıbrıs sorununun yeniden BM'ye götürülmesi gerekecek. Bu arada Kıbrıslı Rumlar, Avrupalı ortakları nezdinde epey itibar kaybettiler"...
İngiliz gazetesindeki çarpıcı başlık ve yazıdaki ifadeler, uluslararası camiada giderek yaygınlaşan bir görüşü yansıtıyor.

AB'de umut yok...
Aslında Papadopulos yönetimi, AB'den Türkiye'yi baskı altında tutmaya yönelik bazı kararlar çıkartabiliyor. Tıpkı geçen hafta olduğu gibi... Bunlar kendi açısından "taktik başarılar"dır.
AB'nin son kararı dolaylı olarak da olsa, Kıbrıs sorununu Türkiye'nin üyelik müzakereleriyle ilişkilendiriyor. Türkiye limanları açmadıkça, askıya alınan dosyalar görüşülemeyecek. Bu 2009'a kadar böyle devam edecek. Yani her yılın sonunda aynı sorun ve gerginlik yaşanacak. (Tabii Türkiye'nin limanlarını açması, AB'nin izolasyona son vermesi halinde mümkün; ama, bu da şimdilik pek olası görünmüyor)...
O halde AB'de "Kıbrıs engeli" hep Türkiye'nin karşısına çıkacak demek. Hatta limanlar açıldığı takdirde de, Rum tarafı "Kıbrıs Cumhuriyeti'nin tanınması" dahil, sorunla ilgili başka konuları gündeme getirecektir.
Bunun olmaması, ancak AB'nin Rumlara dönüp "yeter" demesi ve Türkiye ile müzakere sürecine hiçbir şekilde müdahale etmemesi için ona baskı yapmasıyla mümkündür. Şimdilik, AB içinde böyle bir görüş birliği ve siyasi irade görünmüyor...

BM'de de zorluk var
Türk diplomasisi Kıbrıs sorununu, esas platformu olan BM'ye getirme çabasında. Doğrusu da budur. Yunan uzman Phillipos Savvides dahi, sorunun çözüm yerinin AB değil, BM olduğunu belirtiyor.
Ama, Kıbrıs meselesinin yeniden BM gündemine getirilmesinde de büyük zorluklar var.
Bir kere, bu işe sahip çıkan ve gönül veren Kofi Annan artık Genel Sekreter değil. Güney Koreli halefinin bu işe ısınması zaman alacak...
İkincisi, Rum tarafı Annan Planı'nı ölü sayıyor. Dolayısıyla müzakerelerin -eğer başlayacaksa- hangi esaslar üzerinde yapılması gerektiği çok tartışılacak. Kaldı ki Papadopulos, Türk tarafının aksine, Annan Planı'nı daha çok kendi tarafına çekme, daha fazla taviz koparma niyetinde...
Üçüncüsü, BM'de de işler her zaman beklendiği gibi yürümüyor. Annan'ın 2 yıl önce Güvenlik Konseyi'ne vermesi gereken (ve Rum tarafını eleştiren) Kıbrıs raporu, Rusya ve Fransa'nın engellemeleri yüzünden bir türlü sunulamadı. Rumların BM'de, AB'de olduğu gibi veto hakkı yok, ama onlar bu hakka sahip başka ülkelerin desteğini sağlayabiliyorlar...

Çaresi ne?..
Bu durumda Türk diplomasisi ne yapabilir?
Tabii ki, meseleyi BM'ye çekme ve AB içinde Rum engelini aşma çabalarını sürdürmek gerek. Ercan Havaalanı'nın dışa açılması gibi adımların atılması da elbet önemli. Ama, bunları da siyasi anlamda "taktik başarı" olarak görmek lazım.
Aslında Kıbrıs sorununda daha yaratıcı yeni stratejiler geliştirme zamanı gelmiştir. Eski Dışişleri Bakanı İlter Türkmen'in "Hürriyet'teki yazısında belirttiği gibi, 'Ciddi bir açılım politikası veya kontrollü kriz' dahil, çeşitli alternatiflerin düşünülüp tartışılacağı 'bir beyin fırtınasına süratle ve şiddetle ihtiyacımız var'"...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Yükselen Anadolu
TÜM tarihimizin en büyük değişim ve dönüşümün...
Çetin ALTAN
Sinsi uyuzluklar ve şeffaflık limanları
"Milli çıkarlar", "devlet çıkarları" türünden...
Melih AŞIK
Taşocağı cinayeti
Maden arama bahanesiyle Ege ve Akdeniz'de orm...
Fikret BİLA
Bahçeli'nin siyasi mücadele anlayışı
MHP lideri Devlet Bahçeli, dün düzenlediği ka...
Hasan CEMAL
Yazık değil mi?
Bağcılar Adliyesi'nde dün sabah vakti. İkinci...
Güneri CIVAOĞLU
Çankaya ve ötesi
Doğan Yayın Holding'in "Anadolu'daki Avrupa K...
Abbas GÜÇLÜ
Hangi vakıf üniversitesi ne kadar üretken?
Önceki hafta, devletten fon alan vakıf üniver...
Hurşit GÜNEŞ
Türkiye'ye yatırım moda mı oldu?
Tayland sermaye girişlerine engel getirdi. Ta...
Nail GÜRELİ
Trafik nasıl çözümlenir?
İstanbul'da tam 103 geçit açıldı, ama trafik ...
Sami KOHEN
Kıbrıs için yeni strateji...
DÜNKÜ "Financial Times" gazetesinin yayımladı...
Metin MÜNİR
Davul tozu müzesi
Atatürk, ölümünden kısa bir süre önce yazdığı...
Hasan PULUR
Emekli Korgeneral konuştukça biz hatırladık...
DÜNYANIN en büyük bilgisayarı insanın beyni.....
Meral TAMER
Kadıköy'e yeni bisiklet yolları
Kadıköy Belediyesi Strateji Geliştirme Müdürl...
Ece TEMELKURAN
'Afyonlu' Sol
Eski CHP Milletvekili Ertuğrul Günay ve eski ...
Güngör URAS
Tayland, sıcak para girişini engelledi
Tayland'da hükümet önemli bir karar aldı. Ülk...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, muhalefeti memnun edecek mi?
Ankara'da heyecan yüksek, komplo teorileri ya...

© 2006 Milliyet