Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Merkez'in risk dediğine Babacan 'değil' diyor

Merkez Bankası döviz borçlanmalarında özel sektöre uyarılarda bulunurken, Devlet Bakanı Babacan, şirket borcu ile patron borcu ayrımına giderek, kredi veren ile krediyi alanların hesaplarını çok iyi bildiklerini söyledi

Kadife Şahin - Dubai

Devlet Bakanı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın (MB) 43 milyar dolar dış borcu olan özel kesime yaptığı uyarının tersine şirketlerin borçlarını risk olarak görmediğini söyledi.
Babacan, "Özel sektör ve kamunun dış borcunun toplamda gayri safi milli hasılaya oranında çok büyük bir değişiklik yok. Bütün rakamlar büyüyor, özel sektörün dış borcu da büyüyor. Özel sektörün dış borcunda orantısız bir büyüme görmüyoruz ve bunu bir felaket olarak değerlendirmiyoruz" dedi.
Ata Yatırım'ın Dubai'de düzenlediği yatırım konferasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Babacan, MB'nin yaptığı araştırmanın şirketlerin borçlarını içerdiğini, patronların borçlarını kapsamadığını, bu nedenle de reel sektörün gerçek döviz pozisyonu açığını bilmenin mümkün olmadığını belirtti.
Babacan, "Borcu veren kreditör de borcu alan şirket sahibi de herkes gerçek bilançonun ne olduğunu biliyor. Sisteme bu açıdan bakmak lazım. Biz özel kesimin borçluluk oranını bir felaket olarak görmüyoruz" dedi. Babacan şöyle konuştu:
"MB ve BDDK bu konuda ayrı ayrı tahmin çalışması yaptılar. Reel sektörün gerçek açık pozisyonunu hesaplamak mümkün değil, bu nedenle daha çok halka açık şirketlerin bilançolarından yola çıkarak 43 milyar dolar gibi bir tahmin açıkladılar.
Reel sektör dediğimiz kesimde bir şirketler var bir de bunların sahibi olan gerçek kişiler var. Çalışma anonim ve limited şirketlerle yani tüzel kişiliklerle sınırlı bir çalışma. Bunun ötesi, bu şirketlerin sahiplerini de içeren bir çalışma olmalı diye düşünüyorum. Çünkü Türkiye'de çok yaygındır; patronlar sermayelerini Türkiye içinde ve dışında ayrı tutar ve şirketler genelde borçla çalışır. Yani kendisine ait Türkiye içinde ya da dışında dövizi var ancak şirketi döviz kredisi kullanmış."

'Patronların gerçek bilançoları kara kalem'
Babacan, "Patronların gerçek borçlarını araştıracak mısınız?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
"Bunu yapmak çok zor, bilemezsiniz nerede ne hesabı var. Ticari sırdır. Kreditörler devlet değil, özel sektör finans kuruluşları. Bunlar bir firmaya kredi verirken bunun hesabını kitabını gayet iyi yapar. Göz göre göre döviz konusunda riskli bir iş yapan firmaya yüksek miktarda krediyi özel sektör kolay kolay vermez. Şirketi, patronu biliyor. Türkiye'de firmalar kredi alırken, 'bu benim resmi bilançom' der, bir de kurşunkalemle ayrı bir kâğıda yazar verir. Bu sır değil. Bunu bankacılık sektörümüz de gayet iyi bilir."

'MB'nin faiz kararı yerinde'
2007'yi yerli yabancı yatırımcı açısından nasıl görüyorsunuz?
Doğrudan sermaye girişi açısından özel sektörden özel sektöre olan alışverişin gündeme geleceği bir yıl olacak. 'Seçimlerden sonra fiyatlar çok yükselebilir mi?' diye bir beklenti var. 'Bugün alabilecek güçte olduğumuz bir kuruluşa yarın gücümüz yetmeyebilir' gibi bir endişe de var. MB'nin gecelik faizleri bir süre daha yüksek gitmek zorunda, biz öyle görüyoruz. MB'nin aldığı son faiz kararlarını da çok isabetli buluyoruz. Bugün MB'nin yüksek faizlerini istikrarın sigortası, güvencesi olarak görmek lazım. Ama bu tabii ki ilelebet böyle gitmeyecek.

'Yabancı payı BDDK'nın işi değil'
BDDK Başkanı, 'Mr. X'i Bankalar Birliği başkanı görmek istemem' demişti. Yabancı payında BDDK'dan farklı mı düşünüyorsunuz?
Bu BDDK'nın yetkisindeki bir konu değil. Kurumlar siyasetten öte siyaset yapıyor. Bu belki şahsi bir yaklaşım olabilir. Şahsi fikirlere de saygı duyulur. Ama bunun yetkisi tamamen siyaset kurumundadır. Yerli yabancı sermaye konusunun yetkisi tamamen siyaset kurumundadır, hükümetin, Meclis'in vereceği bir karardır.





EKONOMİ
Merkez'in risk dediğine Babacan 'değil' diyor
Faiz bizim elimizde
300 milyon müşteri, 4.8 milyar YTL ciro
2007'nin vergileri
Sabancı'dan enerjiye 7.3 milyar dolar
Enerji Bakanı Güler: Kocaeli'de su sıkıntısı kuyularla aşılacak
IMF: Hükümete sosyal güvenlik desteği veririz
Satın alma gücüne göre 9 Türk=1 Lüksemburglu
Vestel'den BBC'ye dijital teknoloji
İşsizlik yüzde 9.1'de kaldı
Teknosa bölgesel liderliğe oynuyor
Karaca'dan, Cargill eleştirisi: Türkiye'yi biz yönetmiyoruz
Tek çatıda 1 yıl erteleme sinyali
Promosyonlar bayram tatilini uzatıyor!
Kimyasal silaha yasak
İmar'daki mevduat faizsiz ödenecek
Kanserli kadına özel sigorta geliyor
Sevinç: Galatasaray'ın arsasına talip değiliz
Pruva Konutları şubatta pupa yelken
Emlak vergisi yüzde 3.9, çevre vergisi yüzde 7.7 arttı
Zeytinburnu'nda yaşayanlar evinin 'değeri'ni bilecek
Konya'da dar gelirliye yeni konut projesi
83 milletvekili lojmanı 25.8 milyon YTL'ye satıldı
Yol - İş: SSK arsasına misafirhane yapacaktık






Meral TAMER
Coca-Cola'dan her çalışana hediye bisiklet
Bazen büyük heyecan duyarak yazdığınız bir ya...
Güngör URAS
Merkez "bir şeyler" pişirmeye çalışıyor
Tayland'a sıcak paranın girişi güçleştirildi....
Serpil YILMAZ
Beyoğlu'nun ışığını Tarlabaşı yakacak
Devlet ile halkı buluşturan "yerel" güç, yasa...
Yaman TÖRÜNER
Roche olayının perde arkası
Önceki günkü gazetelerde, "Savcıdan ikinci Ro...


© 2006 Milliyet