|
 |
|
|
Merkez'in risk dediğine Babacan 'değil' diyor
Merkez Bankası döviz borçlanmalarında özel sektöre uyarılarda bulunurken, Devlet Bakanı Babacan, şirket borcu ile patron borcu ayrımına giderek, kredi veren ile krediyi alanların hesaplarını çok iyi bildiklerini söyledi
Kadife Şahin - Dubai
Devlet Bakanı Ali Babacan, Merkez Bankası'nın (MB) 43 milyar dolar dış borcu olan özel kesime yaptığı uyarının tersine şirketlerin borçlarını risk olarak görmediğini söyledi.
Babacan, "Özel sektör ve kamunun dış borcunun toplamda gayri safi milli hasılaya oranında çok büyük bir değişiklik yok. Bütün rakamlar büyüyor, özel sektörün dış borcu da büyüyor. Özel sektörün dış borcunda orantısız bir büyüme görmüyoruz ve bunu bir felaket olarak değerlendirmiyoruz" dedi.
Ata Yatırım'ın Dubai'de düzenlediği yatırım konferasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Babacan, MB'nin yaptığı araştırmanın şirketlerin borçlarını içerdiğini, patronların borçlarını kapsamadığını, bu nedenle de reel sektörün gerçek döviz pozisyonu açığını bilmenin mümkün olmadığını belirtti.
Babacan, "Borcu veren kreditör de borcu alan şirket sahibi de herkes gerçek bilançonun ne olduğunu biliyor. Sisteme bu açıdan bakmak lazım. Biz özel kesimin borçluluk oranını bir felaket olarak görmüyoruz" dedi. Babacan şöyle konuştu:
"MB ve BDDK bu konuda ayrı ayrı tahmin çalışması yaptılar. Reel sektörün gerçek açık pozisyonunu hesaplamak mümkün değil, bu nedenle daha çok halka açık şirketlerin bilançolarından yola çıkarak 43 milyar dolar gibi bir tahmin açıkladılar.
Reel sektör dediğimiz kesimde bir şirketler var bir de bunların sahibi olan gerçek kişiler var. Çalışma anonim ve limited şirketlerle yani tüzel kişiliklerle sınırlı bir çalışma. Bunun ötesi, bu şirketlerin sahiplerini de içeren bir çalışma olmalı diye düşünüyorum. Çünkü Türkiye'de çok yaygındır; patronlar sermayelerini Türkiye içinde ve dışında ayrı tutar ve şirketler genelde borçla çalışır. Yani kendisine ait Türkiye içinde ya da dışında dövizi var ancak şirketi döviz kredisi kullanmış."
'Patronların gerçek bilançoları kara kalem'
Babacan, "Patronların gerçek borçlarını araştıracak mısınız?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
"Bunu yapmak çok zor, bilemezsiniz nerede ne hesabı var. Ticari sırdır. Kreditörler devlet değil, özel sektör finans kuruluşları. Bunlar bir firmaya kredi verirken bunun hesabını kitabını gayet iyi yapar. Göz göre göre döviz konusunda riskli bir iş yapan firmaya yüksek miktarda krediyi özel sektör kolay kolay vermez. Şirketi, patronu biliyor. Türkiye'de firmalar kredi alırken, 'bu benim resmi bilançom' der, bir de kurşunkalemle ayrı bir kâğıda yazar verir. Bu sır değil. Bunu bankacılık sektörümüz de gayet iyi bilir."
'MB'nin faiz kararı yerinde'
2007'yi yerli yabancı yatırımcı açısından nasıl görüyorsunuz?
Doğrudan sermaye girişi açısından özel sektörden özel sektöre olan alışverişin gündeme geleceği bir yıl olacak. 'Seçimlerden sonra fiyatlar çok yükselebilir mi?' diye bir beklenti var. 'Bugün alabilecek güçte olduğumuz bir kuruluşa yarın gücümüz yetmeyebilir' gibi bir endişe de var. MB'nin gecelik faizleri bir süre daha yüksek gitmek zorunda, biz öyle görüyoruz. MB'nin aldığı son faiz kararlarını da çok isabetli buluyoruz. Bugün MB'nin yüksek faizlerini istikrarın sigortası, güvencesi olarak görmek lazım. Ama bu tabii ki ilelebet böyle gitmeyecek.
'Yabancı payı BDDK'nın işi değil'
BDDK Başkanı, 'Mr. X'i Bankalar Birliği başkanı görmek istemem' demişti. Yabancı payında BDDK'dan farklı mı düşünüyorsunuz?
Bu BDDK'nın yetkisindeki bir konu değil. Kurumlar siyasetten öte siyaset yapıyor. Bu belki şahsi bir yaklaşım olabilir. Şahsi fikirlere de saygı duyulur. Ama bunun yetkisi tamamen siyaset kurumundadır. Yerli yabancı sermaye konusunun yetkisi tamamen siyaset kurumundadır, hükümetin, Meclis'in vereceği bir karardır.
|
|
|

|