|
 |
|
|
İyi tatiller!
UEFA gitti, transfer hesapları rafa kalktı! Tigana'yı bilemiyoruz, ama yönetim kadronun iç hatlar için "yeterli" olduğuna inanıyor!
Bizce tam tersi... Rekabetin olmadığı yerde "başarı" beklemek, hedeflerde ipi göğüslemek zordur.
Savunmaya iyi bir stoper şart... Koray ve İbrahim Toraman ikilisi savunmanın yükünü kaldıramaz. Ya ikisinden birisi sakatlanırsa!
Ofansa da yırtıcı bir golcü... Gökhan Güleç umutları boşa çıkardı, yedek kulübede oturuyor!
Nobre forvette tek başına... Bobo saman alevi misali, bir var, bir yok!
Alınacak oyuncuların kaliteli olması da şart. Bu da paraya dayanıyor. Kulübün mali potansiyeli de ortada!
Nasıl değiştiler !
Kupa maçı mı ? Ne siz sorun, ne ben söyleyeyim. Kartal, bir umutlandırır, bir süründürür!
Bir Rizespor maçını anımsıyoruz, bir de dünkü mücadeleyi. Olacak şey değil! Bir takım üç günde nasıl değişir? Bunu ancak Beşiktaş başarır!
Diyeceksiniz ki, rakip Gençlerbirliği... Doğru, Rizespor'la aynı kefeye koymak haksızlık olur. Kazanma adına her türlü girişimi yapan, pozisyon üreten, kaçıran Gençlerbirliği, seyreden ise Beşiktaş idi!
Koskoca Beşiktaş, koskoca ilk yarıda sadece bir pozisyon buldu.
Mehmet Çakır, son vuruşlarda telaş yapmasa, ev sahibinin ilk yarıda "farkı" yakalamaları işten bile değildi. İşi uzattılar, ikinci yarıya bıraktılar...
İkinci yarıda Mehmet Çakır ve Engin attıkları golleri dikkatle irdelediğimiz zaman, müthiş bir savunma zaafı olduğunu görürüz. Hele hele Draman'ın attığı golü izlerken, Kartal adına yüzümüz kızardı! Bir topu uzaklaştırmadılar!
Kupa sakat !
UEFA gitti, Türkiye Kupası da sakatlarda!
Ankara'ya puan umudu ile gelen Beşiktaş, hayal kırıklığı yaratırken, bu kulvarda da sıkıntılı bir Ankaragücü mücadelesi kendisini bekliyor. Sahasında oynayacak, ama seyircisiz!
Kartal'ın gruptan çıkması, bu maçta alınacak üç puana bağlı. Ama tribün desteğinden yoksun, strese girecek.
İnanın dünkü mücadelede Beşiktaş adına, şöyle alıp, öne çıkaracağımız bir oyuncuyu iğneyle aradık, bulamadık.
Savunma bloku darmadığın oldu, orta alanda ne doğru dürüst bir iki pas, ne de ofansa da doğru dürüst çoğalma.
Bülent Yıldırım mı? İyi maç yönetti, nereye kadar? Son dakikada Risp'in, Bobo'yu altı pas içinde çekmesine seyirci kalıncaya kadar.
İyi tatiller arkadaşlar!
bmese@milliyet.com.tr
|
|
|

|