Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şekersiz konu!


Ülkede para eden ne varsa satmayı... Böylece günü kurtarmayı ve Batı'nın para babalarını memnun etmeyi kafasına koymuş olan iktidardaki kadro son olarak gözüne şeker fabrikalarını... Daha doğrusu toplam 25 fabrikadan sadece kâr eden üçünü; Konya Ilgın, Konya Ereğli ve Niğde Bor fabrikalarını kestirmiş görünüyor. Bu üç fabrikanın satışından beklenen para ise sadece 450 milyon dolar. Satış gerçekleşirse bunun ne gibi sonuçlara yol açacağını konunun uzmanı bir dostumuz şöyle anlatıyor.
- Ilgın, Ereğli ve Bor, Türk Şeker'i ayakta tutan fabrikalardır. Satılırlarsa Türk Şeker'in genel mali yapısı kaçınılmaz olarak bozulacağı için kalan 22 fabrika kapanmak zorunda kalacaktır. Bunun ülkeye vereceği ekonomik, sosyal, toplumsal zararlar saymakla bitmez.
- Örneğin?
- Sadece bu fabrikalarda çalışan 15 bine yakın insan işsiz kalmayacaktır. Varlıkları bunların varlığına bağlı... Pancar üreticisi, hayvan besicisi, nakliyeci, vb. gibi geçimlerini bu sektörden sağlayan yaklaşık 10 milyon insan da açlığa mahkûm olacaktır. Dahası, şeker sanayii yok olacağı için Türkiye, uluslararası suni tatlandırıcı şirketlerinin pazarı haline dönüşecektir...
Satış ihaleleri iki kez ertelenmiş... Ama ihaleden vazgeçilmemiş... Uygun fırsat kollanıyormuş yeni satış için... Çevremizde öylesine bir yağma ve talan var ki.. Hangi birini bu sayfalara getireceğimizi şaşırıyoruz...

Soru: Milletvekilleri sine-i millete dönerse ne olur?
Yanıt: İyi olur... Vatandaşın halini her gün daha yakından görme imkânı bulurlar...
Haldun Ertem

Büyük şehir, küçük ihale...
Kadıköy Salı Pazarı alanı yeniden düzenlenmek için ihaleye çıkarıldı. İhaleyi Taşyapı firması kazandı. Salı Pazarı'nın yarattığı trafik sıkışıklığı şikâyet konusu oluyordu. Doğru. Ama şimdi ortaya ne çıkacak? Soruyu Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk'e soruyoruz... Yanıtı:
- Burada nasıl bir proje uygulanacak hiç bilmiyorum, bize bu konuda hiç bilgi verilmedi...
1 milyon insanın yaşadığı Kadıköy'ün göbeğinde Anakent Belediyesi'nce bir düzenleme yapılıyor. Ne halka ne halkın temsilcisi olan belediyeye bilgi verilmiyor. Harika!
Selami Öztürk anlatmaya devam ediyor:
- Ali Müfit Gürtuna zamanında yapılmış, burasıyla ilgili plan vardır. Bu plana göre alanın dörtte üçü yeşil alan dörtte biri otopark ve pazar şeklinde düzenleme öngörüyor...
- Acaba bu plana uygun bir düzenleme mi yapılacak?
- Sanmıyorum. Ortada Taşyapı tarafından verildiği anlaşılan birtakım proje fotoğrafları dolaşıyor. Bu fotoğraflarda çok yoğun yapılaşma görülüyor. Mesela Kadıköy dergisinde bir yazı var. 1140 satış noktası görülüyor...
- Böyle bir proje uygulanabilir mi?
- Uygulanması için plan değişikliği yapılması lazım. Ayrıca alanın tümü belediyeye ait değildir. Belediyenin tüm alan üzerinde tasarruf yetkisi yoktur...
- Proje size de gelecek öyle değil mi?
- Evet ama henüz Anakent Meclisi'nden geçmiş bir plan ve proje bile yok ortada.
- Peki ihale neye göre yapılıyor?
- Ne üzerinde nasıl anlaştıklarını bilmiyoruz. Bu işler hep kapalı kapılar ardında yapılıyor... Yüzde şu kadarı senin, yüzde şu kadarı benim gibi anlaşmalardan sonra plan ve proje işlerine girişiliyor.
Selami Öztürk ile konuşurken Haydarpaşa Garı ve çevresine uygulanacak yeni projeye de değiniyoruz. Bu konuda acaba Kadıköy Belediyesi'nin fikri alındı mı?
- Bugüne dek kimse bize fikrimizi sormadı, diyor Öztürk...
İhaleleri büyük tesadüf, hep aynı firmalar kazanıyor. Kurallar çiğneniyor. Kentin sahibi olan halk devre dışı. Şehircilik iflas etmiş. Önüne gelen yere gökdelen dikiliyor. Trafik felç... Birkaç vurguncu ve rüşvetçi dışında herkes mutsuz... Ne biçim şehir bu?

CHP...
CHP erken seçim istiyor, ama İstanbul'da iki yıldır gençlik kolları yok. Ankara'da bir yıla yakındır düşmüş durumda. Hemen hemen bütün büyük şehirlerde durum böyle. Varın Anadolu'yu siz düşünün. Parti ne kongre yapabiliyor ne de atama...Genel merkez binasında bir tane bile genç yok. Gençleri bu kadar dışlayan parti nasıl olacak da erken seçime gidecek?..
CHP Gençlik Kolları'nın eski başkan yardımcısı Ali Murat İrat söylüyor yukarıdaki sözleri... Ekliyor: "Kurucusunun, memleketi gençlere emanet ettiği bir parti gençlerden bu kadar uzak olur mu?"

Irak'taki ABD askerleri arasında intihar olayları artıyormuş.
İntihar bombacıları psikolojik savaşı kazanıyor galiba...
* * *
Dışişleri Bakanı Gül, AB ile müzakereler konusunda "İrademizle fasılları açıp kapatma imkânına sahibiz" demiş.
Bu fasıl heyetiyle biraz zor, ama inşallah öyledir...

Yakış...
Eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış: "Limanları açmak Rumları tanıma anlamına gelmez" dedi önceki gün, "Tayvan'ı da devlet olarak tanımıyoruz, ama limanlarımız onlara açık..." diyle ekledi.
- O zaman niye açmıyorsunuz, diye soralım kendisine...
Bilmiyorsa hatırlatalım. AB'nin istek listesinde, "Limanları açın"ın hemen ardından "Rumları tanıyın" koşulu geliyor...

m.asik@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa Mahkemesi ve bürokrasi
GÜNLERDİR Anayasa Mahkemesi'nin "memurlar leh...
Çetin ALTAN
'Şeb-i yelda' en uzun gece
Bu gece, saat 24.00'ten sonra yarının takvim ...
Melih AŞIK
Şekersiz konu!
Ülkede para eden ne varsa satmayı... Böylece ...
Fikret BİLA
Sine-i millet tartışması
Bazı kesimlerden başta CHP olmak üzere muhale...
Hasan CEMAL
Anayasa Mahkemesi ve bazı sorular!
Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi çok uzun y...
Güneri CIVAOĞLU
'Bit' kriteri
Yuvacık Barajı sadece Kocaeli'ye değil, İstan...
Can Dündar
Evet Kenan Doğulu, biz eski kafalıyız biraz!
Eurovision'da Türkiye'yi temsil edecek olan ...
Hurşit GÜNEŞ
Tayland sıcak paraya "dur" dedi
Tayland'da gelişen olaylar bu hafta uluslarar...
Doğan HEPER
İşçi üvey evlat mı sayıldı?
BİR süre önce bu köşede şöyle demiştim:
Semih İDİZ
AB, Türkleri rencide etmekte ısrarlı görünüyor
AB Konseyi'nin geçen hafta aldığı karardan so...
Sami KOHEN
Irak için yeni yaklaşımlar
DAHA geçen ay Irak konusunda "Kesinlikle kaza...
Hasan PULUR
Hiç ibret alınsaydı...
GÜNGÖR Yerdeş bizim kuşağın Ankaralılarındand...
Derya SAZAK
Sine-i millet
2007'ye Çankaya ve erken seçim tartışmalarıyl...
Meral TAMER
Coca-Cola'dan her çalışana hediye bisiklet
Bazen büyük heyecan duyarak yazdığınız bir ya...
Yaman TÖRÜNER
Roche olayının perde arkası
Önceki günkü gazetelerde, "Savcıdan ikinci Ro...
Güngör URAS
Merkez "bir şeyler" pişirmeye çalışıyor
Tayland'a sıcak paranın girişi güçleştirildi....
Serpil YILMAZ
Beyoğlu'nun ışığını Tarlabaşı yakacak
Devlet ile halkı buluşturan "yerel" güç, yasa...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, köprüleri neden atmadı?
Avrupa Birliği ile ilişkilerin geldiği noktay...

© 2006 Milliyet