Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 21 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İşçi üvey evlat mı sayıldı?


BİR süre önce bu köşede şöyle demiştim:
"Maaşlar deyince de, çalışanların ücretleri arasındaki uçuruma, farka dikkati çekmek istiyorum.
Türkiye'de, mesela yüksek tahsilli bir kişi, işçi olsa ayrı, memur olsa ayrı, bankada çalışsa farklı ücret alıyor.
Bu yüksek tahsilli kişilerin emekli maaşları da farklı. Bu, her tahsil derecesi için böyle.
Neden?
Memur emeklisi işçi emeklisinden farklı. O, Bağ-Kur emeklisinden farklı, banka emeklisi hepsinden farklı. Hele hele milletvekili emeklisi çok farklı emekli maaşına nasıl hak kazanır?
Hükümet hükümet olsa aynı şartları taşıyan çalışana, çalışırken de, emeklilik halinde de, eşit ücret sağlamak zorunluluğunu hissetmez mi?"
* * *
SONUNDA elden gelen yapıldı. Yıllardır özlemi çekilen "çalışanları bir potada toplayan" kanun hazırlandı ama Anayasa Mahkemesi bunu bozdu.
Yani "çatı çöktü."
Evet gazetelerin, TV'lerin çoğu bu haberi, yani Anayasa Mahkemesi'nin kararını, "Çatı çöktü" diye verdi. Milliyet'te Gülçin Üstün'ün haberine ise "Sosyal güvenlikte kargaşa" adı verildi.
Türkiye'nin özlemi, çalışanları, çalışmayanları yani emeklileri ortak bir çatı altında toplamaktı. Ama maalesef, yıllar sonra bunun eşiğinden dönüldü.
* * *
YENİ durum üç çalışan grubundan özellikle memurlar lehine oldu.
Yani iptalle, ileri yaşta emeklilik ve daha düşük aylık düzenlemesinin SSK ve Bağ-Kurlular için yürürlükte kalması eşitsizlik tartışmalarına sebep teşkil etti.
Emekli aylıklarının hesap edilmesi, emeklilik yaşı ve emeklilik için gerekli prim ödeme gün sayısı başta olmak üzere sistemin omurgasını oluşturan birçok yeni madde artık memurlara uygulanmayacak.
* * *
BUNLAR neyi gösteriyor?
Çalışanlar arasındaki eşitsizliği.
Tekrar edelim.
SSK'ya tabi işçiler ve Bağ-Kurlular memurlara göre hem daha düşük aylıkla hem de daha geç emekli olacaklar.
Yani, reform reform olmaktan çıktı.
Üç sosyal güvenlik sistemi arasında, yıllar sonra öngörülen bütünlük dağıldı. Objektiflik bozuldu.
Oysa ben ve benim gibi vatandaşlar, çalışan olarak sosyal güvenlik kurumları arasında fark olsun istemiyoruz ve olan fark kalksın diye bekliyoruz.
Çalışan veya emekli olan kişiler, şartları eşitse, aynı ücrete ve avantajlara sahip olsun arzusundayız.
Hükümet, her şeye rağmen, "çöken çatı"yı acele tamir etmeli.

BURNU BÜYÜK!
Dizi oyuncusu ve türkücü Yavuz Bingöl estetik ameliyat olup burnunu küçültecek.
Aslına bakarsanız bu ameliyatı, ikide bir "heykeli dikilecek adamım" deyip duran Meclis Başkanı Bülent Arınç olmalı.
Burnu büyüklükten böylece kurtulamaz mı?

Kadrolaşma
AKP'nin adamlarıyla köşe başlarını tuttuğunu yani "kadrolaştığını" söylediniz mi, önce Başbakan bozuluyor.
Peki deve kesen teknik müdür gökten mi indi?
Yooo...
Kombassan'daki Şükrü Can alındı ve THY uçak bakım müdürü yapıldı.
Adam kim olduğunu sakalını keserek değil de, dünyada ilk kez havaalanında deve kurban ederek ispatladı.
Bakan Binali Yıldırım, "Peki, ne yapalım, adamı asalım mı?" diyor.
Hayır, kadrolaştığınızı kabul edin, yeter.

İSVEÇ KIZDI
Banu Avar olayı
Televizyon kanalları yerli dizilerden geçilmiyor.
Biri bitiyor, öteki başlıyor.
Adam gibi dizi olsalar neyse, amiyane tabirle çoğu şişirme, uyduruk. Onları seyrettiniz mi, tek bir olayın peşine takılıp gidiyorsunuz. Yeni, olaylar, yan olaylar, sürprizler yok...
Türk müziği dinlemek istediniz mi, iyi ki TRT var.
Yabancı film, yani film gibi film istediniz mi paralı kanallar mevcut.
Başka ülkeleri ve o ülkelerin insanlarını tanımak istediniz mi Banu Avar gibilerin programları imdadımıza yetişiyor.
Bu köşede, Banu Avar'ın programını beğendiğimi söylemiştim.
Onun gibi, halkı, çeşitli ülkelerde gezdiren birkaç program daha var. Seyredip "ayağınıza, elinize, ağzınıza" sağlık diyorum.
Banu Avar'ın TRT'deki son programını TV'de kaçırmıştım, bilgisayarımda izledim.
Neye kızıldığını doğrusu anlamadım!
Orhan Pamuk ödül aldıktan sonra onu ilk kutlayan Ermenistan ve Fransa oldu, denilmesine mi?
Yoksa şu saptamalara mı?
İsveç'te Sami azınlık soykırıma uğramış ve en tabii haklardan mahrum bırakılmış.
İsveç'te, Çingeneler de soykırıma tabi tutulmuş.
İsveç'te, Yahudi, Tatar ve Çingeneler kısırlaştırılmış.
Alkolizm, kadın haklarını çiğneme İsveç'te yüksek oranlara varıyor.
Yine, İsveç'te basın özgürlüğü var mı, yok mu, tartışılabilir.
Bunlar yalansa yalan deyin o kadar.
Özgürlükleri savunmak bunu gerektirmez mi?

YAKIŞMADI
Artist böyle mi olur?
Siyaset adamlarına, devlet adamlarına yakışan, ateşe benzin dökmek değildir.
Ama Schwarzenegger vali olmasına rağmen kendini hâlâ artist zannediyor ve hâlâ artistlik yapıyor.
Schwarzenegger, Ermenilerin, Türkler tarafından soykırıma uğratıldığını film yapacakmış.
Artist valinin gelecek seçimde herhalde Ermeni oylarına mı ihtiyacı var?
Onun Ermeni oylarına ihtiyacı var ama, bizim onun filmlerine ihtiyacımız yok.
Türkiye'de tüm filmleri boykot edilse iyi cevap olmaz mı?

dheper@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Anayasa Mahkemesi ve bürokrasi
GÜNLERDİR Anayasa Mahkemesi'nin "memurlar leh...
Çetin ALTAN
'Şeb-i yelda' en uzun gece
Bu gece, saat 24.00'ten sonra yarının takvim ...
Melih AŞIK
Şekersiz konu!
Ülkede para eden ne varsa satmayı... Böylece ...
Fikret BİLA
Sine-i millet tartışması
Bazı kesimlerden başta CHP olmak üzere muhale...
Hasan CEMAL
Anayasa Mahkemesi ve bazı sorular!
Türkiye'de sosyal güvenlik sistemi çok uzun y...
Güneri CIVAOĞLU
'Bit' kriteri
Yuvacık Barajı sadece Kocaeli'ye değil, İstan...
Can Dündar
Evet Kenan Doğulu, biz eski kafalıyız biraz!
Eurovision'da Türkiye'yi temsil edecek olan ...
Hurşit GÜNEŞ
Tayland sıcak paraya "dur" dedi
Tayland'da gelişen olaylar bu hafta uluslarar...
Doğan HEPER
İşçi üvey evlat mı sayıldı?
BİR süre önce bu köşede şöyle demiştim:
Semih İDİZ
AB, Türkleri rencide etmekte ısrarlı görünüyor
AB Konseyi'nin geçen hafta aldığı karardan so...
Sami KOHEN
Irak için yeni yaklaşımlar
DAHA geçen ay Irak konusunda "Kesinlikle kaza...
Hasan PULUR
Hiç ibret alınsaydı...
GÜNGÖR Yerdeş bizim kuşağın Ankaralılarındand...
Derya SAZAK
Sine-i millet
2007'ye Çankaya ve erken seçim tartışmalarıyl...
Meral TAMER
Coca-Cola'dan her çalışana hediye bisiklet
Bazen büyük heyecan duyarak yazdığınız bir ya...
Yaman TÖRÜNER
Roche olayının perde arkası
Önceki günkü gazetelerde, "Savcıdan ikinci Ro...
Güngör URAS
Merkez "bir şeyler" pişirmeye çalışıyor
Tayland'a sıcak paranın girişi güçleştirildi....
Serpil YILMAZ
Beyoğlu'nun ışığını Tarlabaşı yakacak
Devlet ile halkı buluşturan "yerel" güç, yasa...
M. Ali BİRAND
Erdoğan, köprüleri neden atmadı?
Avrupa Birliği ile ilişkilerin geldiği noktay...

© 2006 Milliyet