|
Hiç ibret alınsaydı...
GÜNGÖR Yerdeş bizim kuşağın Ankaralılarındandır, ortak anılarımız çoktur, birlikte seçim gezilerine çıkmış, olayların içinde bulunmuşuzdur. Anlattıklarını okuyunca o günleri bir daha andık... Anlattıklarının başlığı "Yazamadıklarım", demek eksiğini tamamlıyor...
Neymiş Güngör Yerdeş'in yazamadıkları?
Mesela Bülent Ecevit'in babası doktor Fahri Ecevit'in, jandarmalara, ölmüş insanları kurşunlatması, İsmet Paşa'ya, Uşak'ta taşı kimin attırdığı, Nadir Nadi'nin gençliğinde gamalı haça bağlılığını, Turgut Özal'ın, İsmet Paşa'nın sonradan Ayten Sokak'ta kiraladığı köşkün yanındaki evde özel misafirlerini kabul edişini, polisin oraya baskınını, Fatin Rüştü Zorlu'nun hangi sefire, nasıl sövdüğünü, Emin Kalafat'ın önünde diz çöken gazetecinin ona ne methiyeler dizdiğini ve Çankaya'daki kabul gününde rehin alınan bir başbakan hanımının diğer hanımların elinden nasıl kurtulduğunu.
Evet, bunları ve benzerlerini okuyacaksınız. "Yazamadıklarım" başlığının üstünde bir üst başlık daha var:
"Başkentte önemli olaylar" (x)
Güngör Yerdeş anlatıyor, anlatıyor ve bugüne geliyor:
"Şimdi hep duyup seyrediyoruz.
Şeyini şey ettiğimin şeyi ve de al ananı git!" terslemeleri...
Vardığımız son durak budur!
Sevgili Güngör, hayıflanma, bunları da mı görecektik, diye kederlenme...
Demek ki kaderimizde, kısmetimiz de bunlar da var, dua et ki maçın sonuna geldik, uzatmaları oynuyoruz, ya başında bunlarla karşılaşsaydık?! Ne diyelim...
Mevlana diyor ki:
"Yaratılanı hoş gör, Yaradan'dan ötürü."
***
BU devletin en önemli başbakanlarından biri Adnan Menderes'tir, Güngör Yerdeş'in tarifi tam yerindedir:
"Pek yumuşak bir beyefendi, pek nazik iken, birden patlayıverip ortalığı toz duman altında bırakan bir yanardağ."
Menderes'in bu ruh hali, çevresini de baskı altına almış, "Haklısınız beyefendi" diyen bir çevre oluşmuştur; "Beyefendi ne yapsa doğrudur."
***
GÜNGÖR Yerdeş, bir anısında anlatır, Ankara Palas'ın pavyonunda İtalyan orkestrasının eşliğinde yabancı topluluk gösteri yapmaktadır. Seyredenler arasında Başbakan Adnan Menderes ve Demokrat Parti'nin üst düzey yöneticileri vardır.
***
GÜNGÖR Yerdeş, o geceyi hafızasına şöyle yazar:
"Aman Allah'ım! İnsan, bir kere de kendiliğinden içinden geldiği gibi alkışlamaz mı, ya da herkes alkışlarken, içinden gelmediği için alkışlayamaz mı?
Hayır, Demokrat Parti üst düzey yönetiminde bunlar olmuyordur ve hemen hemen hiçbir zaman da olmadı."
***
PEKİ, ya Menderes beğenir, alkışlarsa ne olur?
Anında alkış başlar, hem de ne alkış:
"Adnan Bey, sol avucuna vurarak alkışlarken, avuç değiştirip sol elini vurmaya başlayınca, yanındakiler de hemen o şekle uyuverirlerdi."
***
TARİH tekerrürden ibarettir, diye bir laf vardır.
Mehmet Akif, buna karşı der ki:
"Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar
Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?"
İbret almak...
Ne dün ibret aldılar, ne bugün, ne de yarın, alacaklar.
Yine Mehmet Akif der ki:
"Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey!
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi?"
(x) Ümit Yayınları.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|