Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Orta Doğu'nun tavşanı!

Uzun kulaklı dostum: "Şimdilerde ünlü işadamlarımız ormanlara el koyup ağaçları keserek üniversite yapıyorlarmış! Duydum ve çok şaşırdım"

suha.umar@isbank.net.tr

Her zaman yattığı kayanın üzerinde güneşleniyordu. Orman ve aşağıda görünen duru göl, ayaklarının altındaydı. Dere yatağındaki kavakların yaprakları sarıya, çamların arasındaki meşeler pas rengine dönmüştü.
Üçgen biçimli, donuk yeşil sedirler, canlı yeşili ile genç karaçamlar, gölü çevreleyen ve güneşin daha da parlattığı altın sarısı renkleri durgun suya yansıyan sazlarla doğa, tam bir renk cümbüşüne dönmüştü. Usulca yanına iliştim. Tepeyi tırmanırken nefes nefese kalmıştım.
"Yorulmuşsun!" dedi tavşan. "Ama haklısın. Senin de arka ayakların benimkiler gibi önlere oranla daha uzun olsaydı, yokuş yukarı rahat ederdin!"
"Benim sadece iki ayağım olduğunu unutuyorsun" dedim. "Bak insanlarımız giderek doğa sporlarına ilgi duymaya başladılar. Sabah erkenden, Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ), Eymir Gölü'nü çevreleyen ormanına yürüyüş yapmaya geliyorlar. Orman içindeki inişli çıkışlı, taşlı topraklı yollarda dağ bisikletine binenler bile var."

Yangın korkusu
"Doğru söylüyorsun. Ben de seviniyorum. Bir de ellerinde ne varsa ormana atmasalar! İnanamayacaksın ama bir hanım kullandığı bağın eskisini ve yenisinin naylon kılıfını bile bırakıp gitmiş bizim yuvanın yakınına! Yavrularıma ne diyeceğimi bilemedim. Her yerde naylon torba, kağıt mendil, pet şişe var! Geçen ilkbaharda gördüm, bir hanım da kardelenleri köklüyordu!"
"Ben onu, onlar köklenince yaşamaz diye uyarmıştım bir defasında" dedim.
"Sen bu iyi niyetinden kurtulamayacaksın" diye yanıtladı. "Unutma ki yaptırımla desteklenmeyen eğitim ve uyarı sonuç vermez. Bu kadar zamandır gelirsin, sen bu koca ormanda hiç görevliye rastladın mı?"
"Bir de girişteki satıcılardan lahmacun, pizza, kağıt helvası satın alıp da hemen oracıkta yiyenlere aklım ermiyor!" dedi uzun kulaklı dostum. "Ormanın en düz yollarında 15 dakika yürüdükten sonra lahmacunları, helvaları, ikişer ikişer yiyen, kilolu adamlarla, kadınlar beni eğlendiriyor. Belli ki aslında iki gram vermeye gelmişler yoksa öyle yürümeyi seven insanlara benzemiyorlar. Eh o zaman o kadar atıştırmakla kendilerini kandırmış olmuyorlar mı? Üstelik temiz havada iştahları daha da artıyor olmalı ki neredeyse tıkanacak gibi yiyorlar! Neyse buna da şükür. Önceleri ormanda mangal yapıyorlardı. Yangın çıkacak diye korkuyorduk."

"Kurdaş'a dua ediyoruz"
"Sen iyice olumsuz olmuşsun, peki hiç mi olumlu bir şey yok?" dedim.
"Var tabii" dedi. "Bak dinle! Kınalı keklikleri duyuyor musun? Biri derede biri karşı tepede, iki alay var. Sayıları çok arttı. Çil keklik de var. Biliyorsun çil Ankara vilayetinde belki de sadece burada kaldı. Biz de çoğaldık. Arada bir tilkilerle sıkıntı yaşıyoruz ama onlar bize, biz onlara muhtacız. Tilkiler olmasa, şimdi bile her yerde deliklerini gördüğün tarla farelerinden bize yiyecek bir şey kalmaz. Sizleri bilemeyiz ama biz Kemal Kurdaş'a hep dua ediyoruz. Şimdilerde ünlü işadamlarımız ormanlara el koyup ağaçları keserek üniversite yapıyorlarmış! Duydum ve çok şaşırdım. Eğer doğruysa bozkırı alıp onu ormana dönüştüren ODTÜ'nün kurucu rektörünü şükranla anmak gerek. Kurdaş'ı görürsen bu duygularımızı ve selamlarımızı ilet lütfen."
"İletmeye çalışırım. Sen bakma ormana çöp atanlara, çiçeklerini kökleyenlere, bu orman aslında sizin, kekliklerin, tilkilerin. Belki bir gün insanlar da ormanın değerini sizler kadar anlayacaklar. Haydi ben kalkayım. Daha dereye inip oradan da karşı tepeye çıkacağım. Yine görüşürüz."
"Güle güle! Yağmurdan sonra yer kaygan olur. Dereye inen yamaç diktir. Dikkatli ol!"


CUMARTESİ
- Nihat modayı takip etmez
- Kerem ayakkabıdan anlamaz

En sadık dost en trendi aksesuvar oldu
"Okumayan kızımız kalmasın"
En moda En yeni
Kocaman karnınızla da güzel görünebilirsiniz
Yılbaşına 2 hafta kaldı
ne var, ne yok
İkitelli'de Nişantaşı havası
MİNİKLERİN DÜNYASI





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet