|
 |
|
|
Siyasi barometre!
Dikkat ettiniz mi? İktidar yanlısı gazete ve televizyonlar Tayyip Erdoğan'ın yurtiçinde yaptığı gezi ve açılış törenlerine geniş yer verirken onu izleyen kalabalıkları pek göstermiyor. Sebebini yıllardır Tayyip Erdoğan'ı izleyen bir muhabir arkadaşımız anlatıyor:
"Kalabalık yok ki, neyi göstersinler? En son Afyon, Rize ve Konya gezilerini izledim. İl örgütlerinin onca çabasına rağmen vatandaşın Başbakan'a ilgisi son derece azdı. Buna önce Afyon'da tanık oldum. Rize'de, konuşma yapacağı kürsü cuma namazını kıldığı caminin hemen önüne konmuştu. Önce namaz kılındı, arkasından Başbakan kürsüye çıktı. Ama bırakın dışarıdan katılımı, camiden çıkan cemaatin bile bir bölümü ortalıkta yoktu. Manzara, Tayyip Bey'in evinin bulunduğu Güneysu ilçesinde bile farklı değildi. Konya'ya gelince... Otobüsle şehrin içinde dolaşılmadık yer bırakılmamasına rağmen konuşma yapılan yerde birkaç yüz kişi ancak toplandı. Mevlana'yı anma töreninin yapıldığı salonda sunucunun, tezahüratına rağmen Tayyip Bey'in aldığı alkış, Deniz Baykal'ın aldığı alkışla neredeyse aynı oldu. Dahası... Törene telgraf gönderen Cumhurbaşkanı Sezer de onlar kadar alkış aldı..."
AB, Türkiye'yi bir tek "İşletme ve Sanayi Politikaları" başlığı için müzakereye davet etmiş.
Onu da "Sizi işletiyoruz" mesajı vermek için yapmışlardır Allah bilir...
Haldun Ertem
Kariyer tescili
Halkın Yükselişi Partisi Genel Başkanı Prof. Yaşar Nuri Öztürk, geçmişte Star gazetesindeki köşesinde yazdığı yazıda Recep Tayyip Erdoğan hakkında "Siyasi kariyerini Atatürk'e ve cumhuriyet dönemine sataşmakla sağlayan bir zat ne yazık ki bugün Atatürk'ün kurduğu devletin en yüksek mevkilerinden birinde bulunuyor" demiş ve Erdoğan bunu kendisine hakaret sayarak Öztürk'ü dava etmişti. Dava mahkemede Öztürk lehine sonuçlandı. Erdoğan'ın avukatları kararı Yargıtay'a götürdü. Yargıtay Erdoğan'ın istemini reddetti... Mutlu son!..
Fadime doğum yapar... İdris merakta...
Sonunda odaya girer... Bebeğe bakaaar, bakaaar... İdris:
"Fadimeee... Ha bu uşak , kime benziyii?"
Fadime:
"Sen tanimazsun..."
Kabataş ödülleri
Kabataşlılar Derneği, öğrencilerin verdikleri oylarla yılın "en başarılı"larını seçmiş. Nehar Tüblek Onur Ödülü'ne arkadaşımız Ercan Akyol'u layık görmüşler. Uğur Dündar, Ali Kırca, Okan Bayülgen, Hakkı Devrim, Sunay Akın gibi ünlü isimler bizzat Kabataş Lisesi'ne gelerek ödüllerini aldılar. Kimi "yeni şöhret"ler ise lütfedip oraya kadar zahmet etmemişti. Gençler size değer verip ödül verecek ama siz gidip almayacaksınız? Ne ayıp şey? Ben Kabataşlı olsam (inandırıcı olmayan mazeret öne sürüp) gelmeyenlere bir daha ödül vermem...
Atatürk sövgüsü
Sabancı Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Cemil Koçak, Radikal'de Neşe Düzel'le yaptığı konuşmada Atatürk'ü her satırda küçümserken şöyle demişti:
"Kurtuluş Savaşı üç yıl sürdü ve şehit - yaralı toplam 30 bin kişilik zayiatımız oldu. Kurtuluş Savaşı'nın pırıltılı hale getirilmesinin nedeni, cumhuriyete ve cumhuriyetle birlikte yapılanlara bir meşruiyet kazandırmak içindir."
Biz de şöyle yorumlamıştık bu sözleri:
"Anlaşılan bu zata göre 30 bin kişi önemsiz bir rakam. Demek Kurtuluş Savaşı öyle önemsenecek bir başarı veya zafer değil . Demek Kurtuluş Savaşı parlatılmasa cumhuriyet meşruluk kazanmayacaktı!"
Cemil Koçak Radikal 2'de kendisini eleştirenlere bir cevap yazısı yayımladı. Orhan Bursalı, Hasan Pulur, Altemur Kılıç ve adımızı vererek bizleri şöyle suçladı:
"... Bu zihniyette, başarı ve zafer değil, ölüm kutsanıyor! Aslında bu rakam, benim için değil, fakat kendileri için küçük bir rakam olarak algılanıyor. Öfke ve hınç, aslında onların ölümü kutsayan bilinçaltından besleniyor! Oysa, aynı rakam, az zayiatla daha büyük zaferler ve başarılar kazanılabildiğini gösteren siyaset üstadı Atatürk'ü övmek için kullanılmalıdır..."
Yani 30 bin rakamını o küçümsememiş de biz küçümsemişiz. Çünkü ölümü kutsuyormuşuz!
Alıntılar yukarıda... Kim neyi küçümsüyor okurlarımız karar versin. Bizim sadece bir sorumuz var: Bir üniversite hocasına böyle ucuz polemikçilik yakışıyor mu?
Denetim kalkıyor
İstanbul Anakent Belediyesi internet sitesinde "Veteriner ve Mezbahalar Şube Müdürlüğü" faaliyetlerine ilişkin sayfada "Gıda denetiminde halk sağlığının temini esastır" deniyor. Daha sonra yapılan denetimlerin sayıları veriliyor... 1996 yılında 16 bin işyeri denetlenmiş... 2002 yılında 12 bin 500 işyeri... 2004 yılında 7 105 işyeri... 2005 yılında 2800 işyeri... 2006 yılında bugüne kadar yine 2800 işyeri... 14 milyonluk İstanbul'da son bir yılda sadece 2800 işyeri denetlenmiş. Halkın sağlığı böyle mi korunuyor?
m.asik@milliyet.com.tr
|
|
|


 | Taha AKYOL | | 'Devlet iktidarı' ve Çankaya MİLLİ Güvenlik Kurulu'nun özellikle eski hali... | |  | Çetin ALTAN | | 'Deniz engin bir sudur, tuzlu yeşil dalgalı' Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken, en it... | |  | Melih AŞIK | | Siyasi barometre! Dikkat ettiniz mi? İktidar yanlısı gazete ve ... | |  | Hasan CEMAL | | Erdoğan'la aklın yolu... Siyasal açıdan 2007'nin en önemli konusu malû... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Gömleğin içi Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı için hep "dışarıd... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | ODTÜ, Ankara ve gençlerin gündemi Genç Bakış, bu hafta ODTÜ'deydi. Gazetelerin ... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Sıcak parayı nasıl engelleyeceğiz? Tayland'da sıcak paraya konulan engellerin et... | |  | Metin MÜNİR | | TDK ve paranın dili Türk Dil Kurumu'nun (TDK) eline, Atatürk'ün m... | |  | Faik ÖZTRAK | | Hükümet enflasyon ve büyüme arasında sıkışıyor Bu yılın eylül ayında işsizlik oranı geçen yı... | |  | Hasan PULUR | | Avrupa ne derse desin diyebilmek TELEVİZYONLARDAKİ görüntüler herkesi etkiledi... | |  | Derya SAZAK | | Barışın dili Yaşar Kemal, Mehmet Uzun, Adalet Ağaoğlu, Ved... | |  | Meral TAMER | | Aranan belediye başkanı bulunmuştur! Hani bisikleti oyuncak olarak değil de, ulaşı... | |  | Ece TEMELKURAN | | Düşme hakkı Çok güldük bu hikâyeye biz. Hayattan hiç anla... | |  | Güngör URAS | | Sosyal güvenlik kurumları açığına 23.3 milyar YTL yatırımlara 10.2 milyar YTL Emekli Sandığı, SSK, Bağ-Kur açıklarını kapat... | |  |  | M. Ali BİRAND | | Ucuz milliyetçilik tuzağına düşüyoruz... Son aylarda, hem de giderek artan biçimde, ül... | |
|
|