Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Aralık 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
BAŞBAKAN ERDOĞAN'DAN BAŞÖRTÜSÜ, HAREM VE SEÇİM MESAJLARI
Evde kontrol ayıp

Erdoğan, "Bir bürokratın eşinin başı ile uğraşılmasını gayri medeni buluyorum. Evine elemanlar göndermek suretiyle eşinin başı örtülü mü, açık mı? Böyle çirkinlik mi olur? Ayıptır" dedi

ANKARA Milliyet


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, önceki akşam atv'de katıldığı Teke Tek programında bürokrat eşlerinin başıyla uğraşıldığını belirterek, bunu gayri medeni bulduğunu söyledi. Erdoğan, eski bakanlardan Hasan Celal Güzel'in önceki gün Radikal gazetesinde kaleme aldığı makalede de konu edilen "evde kontrol" olayıyla ilgili olarak, "Din ve vicdan özgürlüğü anayasal haktır" dedi. Erdoğan'ın açıklamaları şöyle:
  • EVLERİNE BİRİLERİ GİDİYOR: Atamalar konusunda, 'Cumhurbaşkanı böyle takdir etmiştir' deyip yolumuza devam ediyoruz ama ben bir bürokratın eşinin başı ile uğraşılmasını gayri medeni buluyorum. Din ve vicdan özgürlüğü anayasal bir haktır. Evine elemanlar göndermek suretiyle eşinin başı örtülü mü, açık mı? Böyle çirkinlik mi olur? Ayıptır. 'Yaptığınız atamaların tamamı imam hatipli' dediler bana. Müsteşar ve daire başkanı düzeyinde 857 kadar atamadan 52'si imam hatip menşili. Ben oradan mezunum, kabinemde 4 - 5 bakan var.
  • HALKIM GÖTÜRÜR: Biz yanlış yapıyorsak bize cezayı millet verecektir. Milletin dışında hiçbir kurumun bu yola tevessül etmemesi gerekir. Götürecekse bizi, halkım götürür. Durumdan vazife çıkarmak üzere kendilerinde böyle yetki ibraz edenler çıkıyor.
  • REJİM SIKINTIMIZ YOK: Din eksenli bir parti değiliz. Rejim kavgaları gerilerde kaldı. İsmet Paşa'nın bile 1960'lı yıllarda, bu oyunlara gelinmemesine yönelik sözleri oldu. Şimdi aynı şeyi bizim için söyleyenler, bu ülkede itibar kaybına uğramış olanlardır. Millet bunları yutmuyor. Türkiye artık demokraside bangır bangır yoluna devam ediyor. Sistem oturdu. Rejim zaafı gösterenler marjinal gruplardır.
  • HADDİME Mİ!: (İki koyun güdemeyen kim?) Haddime mi böyle bir ifadeyi cumhurbaşkanı için kullanacağım? Muhalefet için kullandım. 'Aç tavuk kendisini buğday ambarında sanırmış' dedim. Biri atasözü, biri deyim.
  • SİNE-İ MİLLET: 'Evet' demememiz demokratik yaklaşım. Halk, "5 yıl çalış" diye seçti, kaç diye değil. 'İktidarla baş edemedim' diye gidilmez. Gizli oylamadan ne çıkacağı belli olmaz.
  • HAREM İÇİN LÜGATE BAKILSIN: ('Haremimize girdiler' sözünü açıklarken) Medya lügate baksa bir insanın hareminin ne olduğu ortaya çıkar. Eşi ve çocukları, ailesi vardır. Medya ailemle ilgili, olmayacak şeyleri gündeme getiriyor.
  • DEVE KESMEK İLKEL: Apronda deve kesilmesi densizlik, ilkellik.
  • ANKARA OPERASYONU: Yolsuzluğu, belgesiyle getirileni, partimde barındırmam. Ankara'da operasyonun suç duyurusunu Ankara Belediyesi yaptı. Takibini yapan hükümet.


  • Mumcu kalkmadı, Erdoğan tokalaşmadı

    Fotoğraf: SERDAR ÖZSOY

    Erdoğan ile Erkan Mumcu arasındaki gerginlik günden güne dikkat çekiyor. AKP'den ayrıldıktan sonra Mumcu'nun konuşmalarını dinlemeyen Erdoğan, dün Tes-İş kongresinde bir sürprizle karşılaştı. Erdoğan, salona girince Mumcu ayağa kalkmadı. Erdoğan da Mumcu ile tokalaşmadı. Erdoğan için, "Başbakan'ımız İstanbul'a gideceği için önce konuşacak" anonsu yapıldı. Konuşmasını yaptıktan sonra hemen ayrılan Erdoğan, Başbakanlık'a gitti.

    Güzel, makalesinde Sezer'i eleştirmişti

    Hasan Celal Güzel'in, Radikal'de önceki gün kaleme aldığı "Ankara'dan trajikomik sahneler" başlıklı makalesinde şu ifadeler yer almıştı: "Bizim kül yutmaz Devlet Başkanımız Sezer, Köşk'e gönderilen üst düzey kamu yöneticilerinin tayin kararnamelerini imzalamadan önce, normal istihbari bilgilerin dışında, haklarında araştırma yaptırıyormuş. Artık Köşk personeli midir, polis midir, istihbaratçı mıdır bilinmez, birtakım kişiler atanacak müsteşarın, genel müdürün ve diğer kamu yöneticilerinin evlerine gidip, eşlerinin başörtülü olup olmadığını, yöneticilerin ibadet edip etmediklerini filan soruşturuyorlarmış."




    SİYASET
    Evde kontrol ayıp
    Sine-i millet görüntüsü
    TÜSİAD UYARILARI
    Halkım isterse aday olurum
    Bakan Çiçek ne demek istedi?
    Sezer'den Bengi'ye veto
    Karayalçın Tarım Müzesi'nde






    Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

    Taha AKYOL
    Türkmenbaşı ve kurucu lider kültü
    ULUSLAŞMA yolunda gecikmiş toplumlarda veya g...
    Hasan CEMAL
    2007: Türkiye'nin olgunluk sınavı!
    Ömer Sabancı'nın TÜSİAD Yüksek İstişare Konse...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sponsor
    Siyaset hafızasına "rüşvetin ispatı olur mu u...
    Derya SAZAK
    Güvenli internet
    İnternet kullanımında çocukların ve gençlerin...


     AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


     AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
     Kopenhag Kriterleri

    © 2006 Milliyet