Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Aralık 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
TÜSİAD UYARILARI

Ankara'da yapılan Yüksek İstişare Konseyi toplantısında TÜSİAD'dan siyasete 7 mesaj gitti. Seçimlerin zamanında yapılmasını isteyen TÜSİAD, "Cumhurbaşkanlığı seçimleri uzlaşma içinde gerçekleşmeli" dedi

ANKARA Milliyet


Türkiye Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısı, dün Ankara Sheraton Oteli'nde yapıldı. Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün onur konuğu olduğu toplantının açılış konuşmalarını YİK Başkanı Mustafa Koç ile TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı yaptı. Koç ve Sabancı, seçimlerin zamanında yapılmasını isteyerek, "TÜSİAD erken seçim istemeli" diyen CHP lideri Deniz Baykal'a da olumsuz yanıt vermiş oldu.

İsim vermeden eleştirdi
Genel seçimlerin zamanında yapılması gerektiğini söyleyen Koç, "Cumhurbaşkanlığı seçimleri uzlaşma içinde gerçekleşmeli ve genel seçimlere bağlı olarak mali disiplinin zedelenmesine izin verilmemelidir. Ülke yönetimine uyum manzarasının egemen kılınması için tüm kesimler çaba sarf etmelidir" dedi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı da isimlerini vermeden Kıbrıs konusundaki açılıma olumsuz yaklaşımlarından dolayı eleştiren Sabancı, "En rahatsız edici görüntü, Türkiye'nin sürecin en kritik anında tek ses olarak konuşamamış olmasıdır" dedi.

Köşk için uzlaşın

1 Cumhurbaşkanlığı seçimleri toplumsal uzlaşma içinde gerçekleştirilmelidir. Cumhurbaşkanlığı makamı, sosyal ve tarihsel kökleri itibarıyla da, bugünkü işlevleri itibarıyla da bir uzlaşma ve uzlaştırma makamıdır. Bu toplumsal huzur açısından da önemli bir noktadır.
2 Genel seçimler zamanında yapılmalıdır. Bu yalnızca ekonomik istikrar açısından yaklaştığımız bir konu değildir. Türkiye, önüne çıkan her dönemsel sorunu erken seçimle çözme alışkanlığından kurtulmalıdır.
3 Hükümet, gerek reformlar, gerek AB uyumu bakımından aktif bir icraat sergileyerek, genel seçimlerin zamanında yapılmasını ülke yararına kullanmalıdır.
4 Mali disiplinden taviz verilmemeli, özerk kurumların ekonominin makro hedeflerini gerçekleştirmesi konusundaki çabalarına destek verilmelidir. Gerek bütçe disiplininin korunması gerekse enflasyon hedeflerinin tutturulması 2007'de hayati önem taşıyan konular olmalıdır.
5 Hükümet, ülkede zaman zaman tedirginlik yaratan konuların gündemi işgal etmesine engel olmalıdır. Toplumun geniş kesimlerinde laiklik konusunda kaygı uyandıran kimi çıkışların yarattığı atmosfere, bir de, kamu yönetiminde liyakat ve becerinin ikinci plana atıldığı görünümünü veren kadro seçimleri eklendiğinde, ortaya sıkıntı verici bir tablo çıkmaktadır.
6 Kısa vadeli bakış açılarıyla yürütülen muhalefetin, orta ve uzun dönemde, Türkiye'nin ulusal çıkarlarına zarar verdiği gözden kaçırılmamalıdır.
7 AB ile ilişkilerde tüm kesimler duygusallıktan uzak, uzun vadeli ve soğukkanlı bir bakış açısıyla konuya yaklaşmalıdır.

'AB'ye lanet olsun demeyiz'

AB'nin ruhuyla bağdaşmayan bir tutum içinde olduğunu belirten Gül, "Ama, ne küsme ne de 'lanet olsun, sizinle bundan sonra beraber olmayacağız' deme noktasında değiliz" dedi


Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, AB'nin Kıbrıs sorununu bahane ederek ilişkilerin ruhuyla bağdaşmayan bir tutum içinde olduğunu belirterek, "Ama, 'kabul etmemiz tabiatıyla mümkün değildir' derken, ne küsme ne de 'lanet olsun, sizinle bundan sonra beraber olmayacağız' deme noktasında değiliz" dedi.
Gül, TÜSİAD Yüksek İstişare Kurulu toplantısındaki konuşmada, AB ile ilişkiler ve reform sürecini şöyle anlattı:
"Maalesef kendi gücümüzle yıllardır yapamadığımız birçok şeyi, bu ortam içinde yaptığımızı görüyoruz. Ne zaman bu konuları konuşsak, içimde bir burukluk hissederim. Keşke bu reformları AB bağı olmadan siyasetçilerimizin kendi iradesiyle, hükümetlerimizin kararlılığıyla çok daha önce başarabilmiş olsaydık." Gül şöyle devam etti:
"AB kendi gücünün farkında olmayacak kadar kafa karışıklığı içinde. Ama, bunun konjonktürel olduğuna ve geçeceğine inanıyorum. Şimdiye kadar aldığımız yolu, atılan imzaları, verilen sözleri, bunları bir kızgınlıkta unutacak ve Türkiye'nin geleceğini tehlikeye atacak durumda değiliz.
Yapacağımız şey attıkları imzaları hatırlatmak, attıkları imzaları şereflendirmelerini sağlamak ve aldıkları kararlar istikametinde hareket etmelerini temin etmektedir. Bu müthiş bir mücadeledir bundan vazgeçmek söz konusu değil.
Hiç kimse hakkınızı size bir tabak içinde bugünkü dünyada hediye etmez. Mücadele ede ede alacaksınız. Gerektiğinde bu fasılların açılıp kapatılmasını kendimiz bile yapabiliriz."

Görüşmenin perde arkası
'Apronda deve' gündem maddesi

GÜLÇİN ÜSTÜN Ankara

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün işadamlarıyla bir araya geldiği basına kapalı toplantıda, Atatürk Havalimanı apronunda kesilen deve de gündeme geldi.
Yaklaşık 1.5 saat süren toplantıda işadamlarının seçim yılında yaşanacak olası gerginliklerin ekonomiye olumsuz yansımalarından tedirgin olduklarını anlatmaları üzerine Gül, "2007 kayıp yıl olmayacak. Bugüne kadar edindiğimiz birikimi kaybetmek ve daha sonra ayağımıza takılacak sorunlar oluşturmak istemeyiz. Seçimleri kaybetmek pahasına da olsa, ekonomide popülist politika izlemeyeceğiz" dedi.
Halkın bugüne kadar yapılanları göz önünde bulundurarak AKP'ye "teveccüh göstermesini" beklediklerini kaydeden Gül, istikrar için tek parti iktidarının önemli olduğunu vurguladı.

'Koalisyon hükümeti olmasın'
Gül, "Seçimlerden sonra AKP tek başına iktidara gelemezse, başka bir partinin, muhalefetin tek başına iktidar olmasını tercih ederim. İstikrarın devamı için, koalisyon hükümeti olmasın" diye konuştu.
Atatürk döneminden bu yana cumhurbaşkanlığı seçimlerinin Türkiye'de hep sorunlu geçtiğini, ancak her dönemde aşıldığını vurgulayan Gül, TÜSİAD üyelerinin "kadrolaşma" eleştirileriyle karşılaştı.
Bazı işadamları liyakat ilkesine aykırı atamalar yapıldığını dile getirirken, apronda deve kesilmesinin de turizm sektörüne olumsuz etki yaptığını kaydetti.
İşadamları, Gül'e kurun olumsuz etkilerinden en çok turizm sektörünün etkilendiğini, beklenen KDV indiriminin gerçekleşmediğini söyledi, ayrıca alkollü içkilerdeki ÖTV'nin indirilmesini talep etti.

Kaslowski: Türkiye, AB dışında başka güçlere yönelmeli

ANKA

TÜSİAD Uluslararası Başkanı Aldo Kaslowski, Türkiye'nin AB üyeliğiyle ilgili olarak, "Rusya'dan Körfez'e kadar olan bölgede çok önemli bir boşluk var. Türkiye alternatif olarak buraya yönelebilir. 'Türkiye acaba AB dışında başka bir blok içinde yer bulabilir mi?' diye düşünmeliyiz" dedi. Kaslowski, Türkiye'nin ekonomisini ve demokrasisini düzelterek ve istikrar sağlayarak "açık kapı" bırakmaması gerektiğini vurguladı.




SİYASET
Evde kontrol ayıp
Sine-i millet görüntüsü
TÜSİAD UYARILARI
Halkım isterse aday olurum
Bakan Çiçek ne demek istedi?
Sezer'den Bengi'ye veto
Karayalçın Tarım Müzesi'nde






Olay Yaratan Şemdinli İddianamesi (PDF) (DOC)

Taha AKYOL
Türkmenbaşı ve kurucu lider kültü
ULUSLAŞMA yolunda gecikmiş toplumlarda veya g...
Hasan CEMAL
2007: Türkiye'nin olgunluk sınavı!
Ömer Sabancı'nın TÜSİAD Yüksek İstişare Konse...
Güneri CIVAOĞLU
Sponsor
Siyaset hafızasına "rüşvetin ispatı olur mu u...
Derya SAZAK
Güvenli internet
İnternet kullanımında çocukların ve gençlerin...


 AB Ulusal Programı (Giriş ve Siyasi Kriterleri)


 AB - Katılım Ortaklığı Belgesi
 Kopenhag Kriterleri

© 2006 Milliyet