Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Aralık 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye'nin Ortadoğu "tezleri" farklı...


Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisi sırasında verdiği demeçler, Ortadoğu ile ilgili bazı temel meselelerde, Türkiye'nin Batı'dan farklı görüşlere sahip olduğunu açıkça ortaya koydu.
Bu farklılık özellikle Irak ve Filistin konularında kendini belli etti.
Bazı Batılı analistler, bunu Türk dış politikasında bir değişiklik olarak görüyorlar ve Ankara'nın bölgesel sorunlarda -Batı'nın hoşuna gitmese de- artık kendi sesini yükseltmekten çekinmediğini belirtiyorlar.
Başbakan'ın çıkışlarının zamanlamasına dikkati çeken bazı diplomatlar ise, bu yeni tavrın "Türkiye'nin AB'nin ve de ABD'nin davranışlarından duyduğu düş kırıklığı ve hoşnutsuzluk" ile ilintili olup olmadığını sorguluyorlar.
Aslında Erdoğan'ın şu sözü, bazı Batılıların duyduğu kuşkulara da bir cevap oluşturuyor: "Bizim kendimize ait tezimiz olamaz mı? Bizim resmi tezimize siz de saygılı olun"...

Başka gözle bakınca...
Türkiye ile ABD ve bazı Batılı ülkeler arasında görüş ayrılıklarını ortaya koyan belli başlı konulara bakalım.
  • Başbakan Irak'taki durumun vahametini anlatırken, "iç savaş"tan söz etti. Bu, Bush yönetiminin kullandığı lisandan farklı bir ifade. Ancak Washington'da da Irak'taki durumu "iç savaş" olarak nitelendiren çok önemli kişiler (eski Dışişleri Bakanı Colin Powell dahil) ve gazeteler (New York Times gibi) var...
  • Erdoğan, ABD'nin Irak'tan çekilmek için bir takvim belirlemesi gerektiğini belirtti. Başkan ve üst düzey komutanlar, takvim açıklamanın siyasi ve askeri bakımdan sakıncalı olduğu kanısındalar. Ama Washington'da ve birçok Batı başkentinde geri çekilme konusunda daha net bir angajmana girilmesini isteyen çok kimse var.
  • Başbakan Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması zorunluğunu güçlü ifadelerle vurguladı. Bazı Kürt liderlerini kastederek, ülkenin bölünmesini hayal edenlerden söz etti. Satırlar arasında ABD'ye, Kürt bölgesinin bağımsızlığına yardımcı olmaması yönünde bir uyarıda da bulundu. Ayrıca Kuzey Irak'ın "güvenli bölge" sayılamayacağını da söyledi. Türkiye için (PKK'nın varlığı yüzünden) bu öyle; ama ABD için, (işgale karşı direniş olmadığı için) durum farklı tabii... Bu da, Ankara ile Washington arasında bakış açısındaki farklılığın bir başka göstergesi...


  • Çelişkili tavırlar
    Şimdi gelelim diğer Ortadoğu sorunlarıyla ilgili "tezler"e...
    Filistin meselesinde Başbakan, Hamas'ın meşruiyetini savundu ve Cumhurbaşkanı Mahmud Abbas'ın erken seçim çağrısına karşı çıktı.
    Erdoğan'ın bu sözleri, henüz birkaç gün önce Ankara'da görüştüğü İngiltere Başbakanı Blair'in (ve genelde onu destekleyen Batılıların) tutumuna ters.
    Bu konuda yüzeye çıkan görüş ayrılığının nedeni şu:
  • Batılılar -ayrıca Abbas ve bazı Arap ülkeleri- Filistin'de bir Milli Birlik hükümetinin kurulamamasının sorumluluğunu Hamas'a yüklüyorlar. İç savaşın önlenmesi için tekrar bir an önce seçime gidilmesini istiyorlar. (Tabii umutları bu kez Hamas'ın kazanmayacağıdır)...
  • Türkiye ise, Hamas'ın Filistin siyasi sisteminin içine çekilmesinin şart olduğuna, aksi halde iç çatışmaların durdurulamayacağına inanıyor. Türk tezi, Lübnan ve diğer bölge ülkelerinde de radikal veya "aşırı" unsurlarla bir uzlaşmadan yanadır.

  • Başbakan'ın ABD'de dile getirdiği görüşler, birçok dost ülkenin resmi politikalarından ayrılıyor. Bu bir gerçek. Hangi tezin doğru veya haklı çıkacağını ise zaman gösterecek...

    skohen@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Türkmenbaşı ve kurucu lider kültü
    ULUSLAŞMA yolunda gecikmiş toplumlarda veya g...
    Çetin ALTAN
    Rüşvet ve vurgun geleneğiyle Tarhuncu Ahmet Paşa'nın idamı
    İçişleri Bakanlığı'nın uzman polis kadroları;...
    Melih AŞIK
    Barajlar kimin?
    Fatih Altaylı, önceki gece yayımlanan Teke Te...
    Hasan CEMAL
    2007: Türkiye'nin olgunluk sınavı!
    Ömer Sabancı'nın TÜSİAD Yüksek İstişare Konse...
    Güneri CIVAOĞLU
    Sponsor
    Siyaset hafızasına "rüşvetin ispatı olur mu u...
    Can Dündar
    Kenan Doğulu'dan mesaj var
    Bazı yazılar çok mesaj alır.
    Abbas GÜÇLÜ
    Açık lise sürgün yeri mi?
    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, önceki gün...
    Semih İDİZ
    AB'ye değil, Avrupalı sağcılara kızıyorum
    AB ile ilgili son yazılarım üzerine bazıları ...
    Sami KOHEN
    Türkiye'nin Ortadoğu "tezleri" farklı...
    Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisi sırasın...
    Metin MÜNİR
    Bu seradan bir de cumhurbaşkanı mı çıkacak?
    Tayyip Erdoğan ve birkaç arkadaşı tarafından ...
    Hasan PULUR
    "Şehitler ölmez!" ya kalanlar?
    O kahrolası haberler hep aynı cümleyle biter:...
    Derya SAZAK
    Güvenli internet
    İnternet kullanımında çocukların ve gençlerin...
    Meral TAMER
    Kayseri'nin bisikletli Jandarma Kurmay Başkanı
    Geçen hafta Londra'dayken fark etmiş ve yazmı...
    Yaman TÖRÜNER
    Aranınca bulunan adamlar
    Ne kadar eleştirirsek eleştirelim, hükümetin ...
    Güngör URAS
    TÜSİAD siyaset konuşmayı seviyor
    Hikâye bu ya... Adama sormuşlar, "Paranı ne y...
    Serpil YILMAZ
    Ertegün'ün mirasçısı çekmece sözleşmede
    Huzur Radyo ve TV AŞ'nin yüzde 75'ini aldıkt...
    M. Ali BİRAND
    Erdoğan'a "yapma etme" baskısı giderek artıyor
    Eminim farkındasınızdır.

    © 2006 Milliyet