Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Aralık 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Aranınca bulunan adamlar


Ne kadar eleştirirsek eleştirelim, hükümetin başarılı olduğu bir çok konu var. Başarılı olunan bir konu da, AKP ekibinin insan ilişkilerine verdikleri önem. Belki de, bu beceri birçok hatayı kapatıyor.
Önceki gün başımdan geçenler, hiçbir siyasi kadroda kolay yaşanamayacak cinsten. Şimdiye kadar bu hükümetin siyasi kadrolarıyla bir yakınlaşmam veya bir ilişkim olmamıştı. 1985'ten sonraki hükümetlerin siyasi kadrolarını tanımış, hatta birinde görev almış biri olarak, siyasetin yapısını iyi tanırım. Bu nedenle, siyasilerle ve onların bürokratlarıyla temasım olduğunda karşılaşacağım klasik davranışı kestirebiliyordum. Üstelik, hükümeti teknik anlamda en çok eleştirenlerden biriydim.
Bir önceki akşam ve önceki gün şimdiye kadar hiç karşılaşmadığım, hiç el sıkışmadığım kişileri aramak zorunda kaldım. Gece saat 22.30 civarında, kimsenin telefonuma cevap vermeyeceğini düşünerek, biraz da ümitsizce, Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürlüğü'nü aradım. O geç saatte, Genel Müdür'ün Özel Kalem Müdürü Yasin Şener'i buldum. Derdimi dinledi, haklı buldu ve yarın sabah ilgileneceğini söyledi.
Önceki hükümetlerden edindiğim tecrübeye dayanarak, Yasin Bey'in bu sözünü unutacağı düşüncesindeydim. Bu nedenle, ertesi sabah, önce THY Genel Müdürü Temel Kotil'i, ardından THY Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyükekşi'yi ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ı aradım. Daha doğrusu, sekreterlerine not bırakarak, mümkünse beni aramalarını rica ettim. Bakan'ın ve bürokratların sekreterleri, kendi adlarını da vererek, aradığımı makama ileteceklerini söylediler. Ben yine de, Bakan'ın ve bürokratların beni geri arayacaklarını beklemiyordum.
Alışık olmadığım bir davranış gerçekleşti. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, beni aradı ve konuyla ilgileneceğini söyledi. Üstelik, ilgilendi de. THY Genel Müdürü, beni geri aradığında sorunu çoktan öğrenmişti. Çok büyük bir olasılıkla, sorunu halledebileceğini söyledi. Halletti de. THY Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyükekşi de gelişmeleri takip etti ve beni bilgilendirdi.
Beklemediğim bir şey daha oldu. THY Genel Müdürü'nün Özel Kalem Müdürü Yasin Şener, arayarak, sorunu bütün detayıyla araştırdıklarını, nedenini bulduklarını, tekrarını önlediklerini bildirdi. Öğleden sonra 15.00 sularında, sorun tamamen hallolmuştu.
Bu kişilerin hiçbirini tanımıyorum. Benim onlardan ve onların benden hiçbir beklentimiz yok. Sorun hallolurdu veya olmazdı, çok da önemli değildi. Ama, aradığım kişilerin yaklaşımları farklı olabilirdi. Bakan, THY'nın kendisine bağlı olmadığını söyledikten sonra, THY'yi aramaz, işi takip etmeyebilirdi. THY Genel Müdürü Kotil, beni aramadan önce sorunu öğrenmemiş olabilirdi. Üstelik, sorunu halletmeseydi, hiçbir kaybı olmazdı. Özel Kalem Müdürü Şener'e gece 22.30'da ulaşılamayabilirdi.
Merkez Bankası'nda daha müdürken ilk yaptığım iş, Merkez Bankası telefonlarının ikinci kez çalmasına izin verilmeden cevaplandırılmasının, telefonu açan memurun hemen kendisini tanıtmasının ve telefonu kapatmadan işin sonuçlandırmasının sağlanmasıydı. Bu gelenek, bankada hâlâ devam ediyor.
"Aranınca bulunan adam" olmak, üstelik işi takip edip halletmek kolay bulunur meziyet değil.

ytoruner@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Türkmenbaşı ve kurucu lider kültü
ULUSLAŞMA yolunda gecikmiş toplumlarda veya g...
Çetin ALTAN
Rüşvet ve vurgun geleneğiyle Tarhuncu Ahmet Paşa'nın idamı
İçişleri Bakanlığı'nın uzman polis kadroları;...
Melih AŞIK
Barajlar kimin?
Fatih Altaylı, önceki gece yayımlanan Teke Te...
Hasan CEMAL
2007: Türkiye'nin olgunluk sınavı!
Ömer Sabancı'nın TÜSİAD Yüksek İstişare Konse...
Güneri CIVAOĞLU
Sponsor
Siyaset hafızasına "rüşvetin ispatı olur mu u...
Can Dündar
Kenan Doğulu'dan mesaj var
Bazı yazılar çok mesaj alır.
Abbas GÜÇLÜ
Açık lise sürgün yeri mi?
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, önceki gün...
Semih İDİZ
AB'ye değil, Avrupalı sağcılara kızıyorum
AB ile ilgili son yazılarım üzerine bazıları ...
Sami KOHEN
Türkiye'nin Ortadoğu "tezleri" farklı...
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın ABD gezisi sırasın...
Metin MÜNİR
Bu seradan bir de cumhurbaşkanı mı çıkacak?
Tayyip Erdoğan ve birkaç arkadaşı tarafından ...
Hasan PULUR
"Şehitler ölmez!" ya kalanlar?
O kahrolası haberler hep aynı cümleyle biter:...
Derya SAZAK
Güvenli internet
İnternet kullanımında çocukların ve gençlerin...
Meral TAMER
Kayseri'nin bisikletli Jandarma Kurmay Başkanı
Geçen hafta Londra'dayken fark etmiş ve yazmı...
Yaman TÖRÜNER
Aranınca bulunan adamlar
Ne kadar eleştirirsek eleştirelim, hükümetin ...
Güngör URAS
TÜSİAD siyaset konuşmayı seviyor
Hikâye bu ya... Adama sormuşlar, "Paranı ne y...
Serpil YILMAZ
Ertegün'ün mirasçısı çekmece sözleşmede
Huzur Radyo ve TV AŞ'nin yüzde 75'ini aldıkt...
M. Ali BİRAND
Erdoğan'a "yapma etme" baskısı giderek artıyor
Eminim farkındasınızdır.

© 2006 Milliyet