Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Aralık 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ona zarfsız kuşlar gönderin!


Tarih, 21 Kasım 04. Güneydoğu'da Kızıltepe'nin bir mahallesi. Gün batarken silah sesleri...
Polis operasyonu!
Kamyon şoförü Ahmet Kaymaz ile ilkokul öğrencisi oğlu Uğur Kaymaz ölüyor. 12 yaşındaki Uğur'un vücudundan 13 kurşun çıkıyor.
Aradan iki yıl geçmiş.
13 kurşunu, Uğur'u sakın unutmayın diye bu köşede kaç yazı yazdım. Sakın unutmayın, ne analar unutsun ne de babalar diye altını çizmiştim. Sakın ola unutmayın demiştim.
İnsan haklarının en kutsalı olan yaşama hakkı adına, hukuk adına hiç aklınızdan çıkarmayın Uğur'u diye yazmıştım bu köşede.
Sonra ne oldu?..
Unuttuk mu?..
Daha doğrusu unuttum mu?
İtiraf edeyim.
Galiba öyle, unuttum.
Mahkeme ne oldu? Bilmiyorum.
Bir sürü dokunaklı satırı birkaç kez bu köşede alt alta sıralamakla görevimin sona erdiğini sandım.
12 yaşında 13 kurşun!
Evet kaç defa yazdım, içim acıyarak. Peki, adalet yerini buldu mu? Suçlular cezasını gördü mü? Mahkeme bir ara Eskişehir'e alınmıştı.
Ne oldu, izledin mi?
Anlaşılan, birkaç yazıyla kendi vicdanımın temizleneceği gibi bir duyguya kapıldım.
Ama olmadı işte.
Olmadığını, Uğur Kaymaz Kitabı'nı masamın üstünde bulunca anladım.
Vicdanım sızladı.
Orhan Miroğlu'nun Agora Kitaplığı'ndan çıkan son kitabının bir adı daha var:
Ona Zarfsız Kuşlar Gönderin.
İnsana hüzün veren kitap sayfaları arasında dolaşırken, bu toprakların, Güneydoğu'nun acıya, trajediye ne zaman doyacağını, yaşamak için ille de acı çekmek mi gerektiğini kim bilir kaçıncı kez aklımdan geçirdim.
Barışı düşündüm.
Silahın, şiddetin siyaset aracı olarak ne zaman tarihin çöplüğüne atılacağını düşündüm.
Hiçbiri yeni değil.
Önümde bir bildiri, savaşın değil barışın dilini konuşalım diyen. Kanın durması ve barışçı çözüm için acil çağrı başlığını taşıyan bir ortak bildiri.
320 Türk ve Kürt aydını -ya da imzacısı- bir araya gelerek barışa duydukları özlemi kamuoyuna açıklıyorlar. Yazarların, akademisyenlerin, sanatçıların, sivil toplum kuruluşu yöneticilerinin, siyasetçilerin altına imza koydukları metinde, silahların "eylemde, fikirde ve yüreklerde bütünüyle susması" gerektiğine dikkat çekiliyor.
Yaşar Kemal'in, Mehmet Uzun'un, Vedat Türkali'nin, Adalet Ağaoğlu'nun, yüzün üzerinde profesör ve öğretim üyesinin imzalarını taşıyan çağrıda bazı önceliklerin altı şöyle çiziliyor:
Dağdakilerin toplumsal-kamusal yaşama katılabilmelerini sağlayacak yasal düzenlemeler... Milletvekili seçimlerinde yüzde 10 barajının indirilmesi... Kürt kimliğinin, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması... Bölgedeki derin yoksulluğun giderilmesi için yeni bir hamlenin başlatılması...
İyi, güzel.
Uğur Kaymaz'lar ölmesin diye elimizden geleni yapmalıyız.
Ama, bu arada siyasetin bazı gerçekleri göz ardı edilmesin. Bu çerçevede üç noktayı belirtmekte yarar var:
'Takvime bağlanmış ateşkes'lerin barışa açılacak bir süreçte işe yarayabileceğini sanmıyorum. Ateşkesin herhangi bir tarihle sınırlı olması geri teper diye düşünüyorum.
Ve her zaman tekrarladığım gibi, önce PKK'nın silahları ebediyen toprağa gömmesi gerektiği kanısındayım.
Son olarak...
2007'nin seçimleri öncesinde AKP hükümetinden herhangi bir hareketlenme beklemenin reelpolitik ile pek öyle bağdaşmayan bir beklenti olduğunun altını yine çiziyorum.
İyi pazarlar!

h.cemal@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Dedim, dedin, dedi, dedik, dediniz, dediler...
Ömer Sabancı'nın TÜSİAD Yüksek İstişare Konse...
Melih AŞIK
İlk yüzen fuarımız
Bu hafta özenle hazırlanmış çok güzel bir bel...
Hasan CEMAL
Ona zarfsız kuşlar gönderin!
Tarih, 21 Kasım 04. Güneydoğu'da Kızıltepe'ni...
Güneri CIVAOĞLU
İznik'i öneriyorum
Hz. İsa Nasıl Tanrılaştırıldı? Bu, son günler...
Can Dündar
Birkaç iyi adam
Geçen hafta Strasbourg'daki Türk Sinema Günl...
Abbas GÜÇLÜ
Öğrencilerin okul dışındaki saatleri
Okullardaki şiddet nasıl önlenir? Bugünlerde ...
Metin MÜNİR
Kıbrıs'ta kumar oynayanlar ve oynatanlar
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) ca...
Hasan PULUR
Rüşvet değilse selam almazlar...
NEYSE, bayrama ve yılbaşına kadar televizyonl...
Derya SAZAK
Sapanca kurumasın
Doğal Hayatı Koruma Vakfı uyarıyor: "Sapanca ...
Meral TAMER
İstanbullu sanayici için çevre nedir?
Önceki gün yazımı erkenden bitirip, İstanbul ...
Ece TEMELKURAN
Yıl
Bugünlerde bir gün, yakındır, o düşük yoğunlu...
Osman ULAGAY
'Kurtarıcılar'la AKP çekişmesi ne getirir?
Orhan Erkanlı, 1960 yılında 27 Mayıs askeri m...
Güngör URAS
Kadı Defterleri'nden İstanbul Tarihi
Kadıların karar defterleri anlamına gelen "Şe...

© 2006 Milliyet