|
 |
|
|
Tayland seyahati
Görüş / Engin Önen
Birkaç gündür yerel basınımızda, İzmir Büyükşehir Belediyesi meclis üyelerinin toplu halde yapacakları Tayland gezisi haberi yer alıyor. Haberlere göre EXPO çalışmaları çerçevesinde belediye meclis üyelerinin tamamının, Bangkok Uluslararası Çiçekçilik Fuarı'na katılması kararlaştırılmış.
Gezinin bütün masrafları belediye tarafından karşılanacakmış.
Ve bu karar, toplantıya katılan üyelerin tamamının desteÇi ile alınmış.
Ardından Buca Belediye başkanı Cemil Şeboy'dan tepki geldi. Şeboy'a göre bu meclise sus payı niteliÇinde ve siyasi rüşvet gezisi.
Ama partisine mensup diÇer meclis üyelerinin aynı kanaatte olmadıkları anlaşılıyor.
Keşke tecrübeli bir siyasetçi olarak Şeboy, arkadaşlarını uyarsaydı.
* * *
Sekiz günlük bu fuar için 180 meclis üyesinin masraflarının belediye tarafından karşılanmasına gösterilen tepkiler çok haklı.
Böyle durumlarda parti farklarının ortadan kalkıp, kararın oybirliÇi ile alınmasına yönelik eleştiriler de.
Siyasetin ve siyasetçinin itibarının zaten içler açısı olduÇu ortada.
Bu türden ciddiyetten uzak ve sadece kişisel çıkarlara hitap eden kararlar, bu itibar düşüklüÇünü ve siyasete/siyasetçiye olan güven azlıÇını daha da artırıyor.
* * *
Burada sorun belediyenin masraflarını üstlenerek meclis üyeleri ni yurtiçi ve dışı bazı gezilere göndermesi deÇil.
Bu türden geziler yapılmalıdır.
Ancak bu örnekte olduÇu gibi, bazen bu türden geziler amacından sapmakta, yani kantarın topuzu kaçmaktadır.
Bangkok'taki çiçekçilik fuarını 180 meclis üyesi ile gezmenin, EXPO çalışmalarına nasıl bir katkısı olacaktır? Bu geziden beklenen kamu yararı nedir? Yoksa gezi sadece turistik nitelikte midir?
* * *
Bu türden gezilerde yapılması gereken, konuyla ilgi komisyonların görevlendirilmesi deÇil midir?
Hadi diyelim ki meclis üyeleri bundan kendini alamadı, parti il yönetimleri duruma müdahale edemezler miydi?
Çünkü parti il yönetimleri hem yasal hem de etik olarak belediye meclislerinin karar ve uygulamalarından sorumludurlar.
Ayrıca parti yerel örgütleri ve bu olayda sesleri pek duyulmayan sivil toplum kuruluşları yerel yönetimin temel unsurları deÇil midir?
* * *
Siyasetin kamu yararı ve ahlak ilkelerinden bu kadar uzaklaşması, halkın ilgisizleşmesinin ve siyasetin aşırı derecede profesyonelleşmesinin sonucu.
Yurttaşların çoÇu, siyaseti kirli bir şey olarak görüp, bu gerekçeyle sorumluluktan uzak duruyor.
Siyaset içindeki profesyonel grupların çoÇu ise bal tutan parmaÇını yalar anlayışı ile hareket ediyor.
Sonuçta her ikisi de aynı kapıya çıkıyor.
Siyasetçiler daha fazla profesyonelleşiyor, halkın ilgisizliÇi artıyor, nitelik ve ahlak ile siyaset arasındaki mesafe giderek açılıyor.
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|