Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Arda hangi sınıfta?

Ribery'nin, Türkiye'den ayrılması değil, gelmesi tartışılmalıydı. Arsenal klasmanında bir oyuncunun, açık pazarda Türkiye Ligi'nde oynaması doğal değil. Onun sınıfı farklı. Büyük ligde oynamalı. Ya da takımı büyük lige çıkmalı. Ekonomi, prestij ve başarı olarak.
Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'ni 3 sene üst üste kazansa bile bu kategorilerden birinde 2. kategoride kalması Ribery'nin ayrılması demektir. Bu işin doğası. Carvalho, Deco ve Mourinho neden hâlâ Porto'da değil? Neden Hakan, Okan, Emre, Ümit Davala, Terim, UEFA Şampiyonası sonrası elde tutulamadı? Terim, Milan'da başarıp Mourinho sınıfına çıksa onu Beylerbeyi'ne getirebilir miydiniz? Olmaz. Bugünkü dünya düzenine ters.

Tutamazsınız
Arda'ya da böyle bakmalı. Eğer o 10 milyon Euro edecek bir oyuncuysa, onu tutamazsınız. Bu Tuncay ve Gökhan Zan için de geçerli. Anelka, Carew... Tutamazsınız. Appiah'ı Barça isterse gider. Tutamazsınız! Aksi doğal değil! Bu yüzden abartmayalım.
Arda 2 milyon dolarlık oyuncuysa onu tutma şansınız var. Ama 10'luk olduysa, artık Türkiye'de işi kalmaz. Tutamazsınız. Buna sizin takımınıza duyduğunuz sevgiyle bakarsanız olmaz. Bu iştir. Çoğumuz için yıpratıcı bir gerçek olsa da böyle.

Beşiktaş'a dışarıdan bakınca

Bir an için Türkiye'de yaşamadığınızı, bu ülkeyle ilgili çok az şey bildiğinizi düşünün. Sadece uzaktan futbolunu olabildiğince takip ettiğinizi. Oradan Beşiktaş'a bakmaya çalışın.
Diyelim ki, detayları bilmiyorsunuz. Sadece uzaktan takip eden bir futbol meraklısı neyi görür? Büyük resimde neyle karşılaşır?
Beşiktaş'ın halen faal yönetim zihniyeti, Lucescu'yu göndermiş. Olmuyor diye. Del Bosque gelmiş. 5 ay sonra olmuyor diye yollamış. Ve çözüm olarak öze dönmeye karar vermiş. Eski bir kaptana görev vermiş. Rıza Çalımbay bir sene geçmeden görevden alınmış ve Tigana gelmiş. Şimdi de onunla olmuyor.
3 sene içinde 3'ü dünyaca bilinen 4 teknik adam hurdaya çıkarılmış. Bizim detaylarla çok uğraşmaktan bu şekilde göremediğimiz büyük resimde bu var.

UEFA'da durum ne?
Resme bakmaya devam edelim. Tümer, Sergen, vs'yi geçtim. Peki ya büyük resimde hemen göze çarpacak futbolcu istihdamında durum ne? Carew, Ricardinho, Kleberson, Cordoba, Runje vs. Bir dolu kullanılamayan uluslararası oyuncu.
Büyük resme bakmaya devam. Dışarıdan ikinci kategori liglere baktığınızda en çok neyi takip edersiniz? Kuşkusuz uluslararası platformu. Tüm bu harcamalara rağmen 3 yıldır katılınan ve 5 takımın 3'ünün kalifiye olduğu UEFA Kupası'nda durum ne? 3 yıldır ilk 3'e giremiyor Beşiktaş. Sırasıyla Rumen, Rus ve yine Rumen takımlarına geçilerek. Bir kez değil 3 kez aynı kategorideki takımların ardında kalarak.
Büyük resim bundan ibarettir.
Resmi oluşturan 3 temel figüre bakınca oralarda yanlış giden bir şeyler olduğuna ikna olursunuz. Sizin için durum budur.

Resim nasıl değişir?
Bazen bir şeyin, işin, kurumun, ülkenin çok içinde olmak büyük resmi görmeyi engeller. Detaya boğulursunuz. Ufak tefek günlük işlerin, tartışmaların yıpratıcılığına gömülürsünüz. Öyle bir hal alır ki durum. Hayat sadece bunlardan ibaret sanırsınız. Ama öyle değildir.
Bazen az ama öz bilgiyle temel bir teşhis koymak daha kolay ve sağlıklıdır. İçerideyken bir an olsun dışarı çıkıp dışarıdan görmek de, en az işin içini, detayını bilebilmek kadar şart.
Bu tablo, dışarıdan bakan için, hiç tartışmasız Beşiktaş'ı yöneten felsefenin başarısız olduğunu ortaya koyuyor. Resim budur!
Dolayısıyla eğer yeniden görev istenecekse, bu temel tablonun, büyük resmin nasıl değişeceğini anlatabilmek lazım. Ve hesap sorup oy atanların da artık büyük resimle ilgilenme vaktidir. Tigana öyle ya da böyle yapmış. Tazminatıymış, şuymuş, buymuş geçiniz. Detaylara boğulmayınız. Sorulması ve kafa patlatılması gereken başka.
Bu resim nasıl değişecek? Hangi politikayla. Zaman bunu anlama, anlatma zamanıdır.

Baros ve Koller

Fenerbahçe'nin, Milan Baros'la ilgilendiği güvenilir kaynaklarca söyleniyor. Peki Baros nasıl bir oyuncu ? Biraz Tuncay ve Serhat'ın ayağına daha hakim olanı. Yere daha sağlam basıyor. Daha üst düzey bir ligde oynamanın sonucu olarak. Ve tabii daha iyi bir alt yapıdan gelmenin. İyi bir oyuncu olduğuna şüphe yok. Taktik zekası yüksek.
Peki Fenerbahçe'nin açığını kapatabilir mi? Seri, dikine savunmayı delebilen bir oyuncu Baros. Onu değerli kılan özelliği bu. Ancak Fenerbahçe'nin elinde bu seviyede olmasa da özellikleri benzer oyuncular hep vardı. Hâlâ da var. Zaten ihtiyaç da bu değil.

İnönü'ye gelmeli!
Fenerbahçe'nin ihtiyacı olan sırtı kaleye dönük oynayabilen bir ileri hat çapası. Bir nokta santrfor. Zaten delici orta sahaları gani Fenerbahçe'nin. Santrforu, Alex'i, Tuncay'ı, Appiah'ı Yozgatlı'yı daha işlerlikli yapmaya yaramalı. Bu adam Baros değil. Eğer Türkiye'ye gelecekse ona ihtiyaç olan yer İnönü.
Fenerbahçe'nin illa bir Çek oyuncu transfer etmesi gerekiyorsa o isim sağlıklı bir Koller'dir. Böyle bir oyuncunun Fenerbahçe'ye sağlayacağı açılım sadece forvet hattının rahatlamasıyla sınırlı kalmaz. Böyle bir oyuncu Fenerbahçe'nin iki santrforla oynamasına, zaman zaman orta sahadan bir kişi eksiltmesine de imkan tanır.
Elinizde Baros gibi bir oyuncu varsa, Alex handikapıyla yine orta sahanızı 5'li tutmak zorunda kalırsınız. Bu sefer Kezman dışarıda kalır. Ama Koller gibi bir oyuncu varsa yanına Kezman'ı koymak ve orta sahanızdan eksiltmek şansınız olur. Çünkü bir oyuncu sadece olduğu yeri değil, baştan sona tüm takımı etkiliyor.

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
Deivid'e Zico kalkanı
Kartal'da restleşme
Cim-Bom'da çözüm arayışı
Trabzon'da hedef Ayman
Bir Yanal klasiği
Kaos milli takımı vuracak
Uyanık başkanın ilginç talebi!
Nefes nefese
Kocam olmadan asla!
Sadece en iyiler
Banvit darbe yaptı
Haber turu...
Arda hangi sınıfta?
Tarih böyle yazılır
Sorun torbada değil
Yıl yeni ama mevzular eski
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Arda hangi sınıfta?
Ribery'nin, Türkiye'den ayrılması değil, gelm...
Ercan GÜVEN
Tarih böyle yazılır
Fenerbahçe'nin kurulma amacına, o günkü futbo...
Metin TOKAT
Sorun torbada değil
Süper Lig'in son haftalarında artan hakem hat...
Nilay YILMAZ
Yıl yeni ama mevzular eski
Lezzet diyarı çikolatalı ponçik ligde, uzuuun...


© 2006 Milliyet