|
 |
|
|
Sorun torbada değil
Süper Lig'in son haftalarında artan hakem hataları ile ilgili çeşitli kesimlerin söylemleri oldu. Bu arada bir zamanlar çok yoğun biçimde tartışılan, "hakemlerin atanmasının çekilişle yapılması" konusu yeniden gündeme getirildi. Bununla ilgili olarak sevgili Cemal Ersen kardeşim de köşesinde bu konuya açıklık getiren FIFA sirkülerini açıkladı.
Buraya kadar her şey yerli yerinde görünüyor. Ancak FIFA sirkülerinden sadece hakem atamalarının nasıl yapılmaması gereken bölüme dikkat çekiliyor; asıl dikkatlerin yönlenmesi gereken noktalar göz ardı ediliyor. Şimdi FIFA'nın sirkülerinde açıklanan konulara başlıklar halinde bakalım.
1. "Hakem atamaları hakem gelişiminin anahtar parçasıdır ve hakem komitesi tarafından yapılmalıdır".
Yani bu görev Merkez Hakem Kurulu'nundur. Bu görev yerine getirilirken başka kişilerin ya da kurulların etkisi olmamalıdır.Tıpkı bizim MHK tarif ediliyor sanki! Ligimizin tüm maçlarının hakem atamalarını, FIFA listesini, hakem klasmanlarını yaptıkları gibi!
2. "Kulüplerin hakem atamaları üzerinde hiçbir etkisi olmamalıdır".
Aynen bizim uygulamalarımız! Kulüplerimiz, teknik kadro seçimini yaparlar. Oyuncu transfer ederler. Kulübün gelirini artırıcı sponsor anlaşmaları yaparlar. Alt yapı ile ilgilenirler.
Tesisler yaparlar. Seyircilerinin takımlarına ve rakip takımlara zarar vermesini önleyici tedbirler alırlar. Hangi hakem maçlarına atanmış, uğurlu mu gelir, puan kaybetmişler mi, hiç önemi yoktur. Hakemler ve hakem atamaları onları hiç ilgilendirmez!
3. "Hakemler yeteneklerine ve deneyimlerine uygun maçlara atanmalıdır".
Ligimizdeki 28 Süper Lig hakeminin, ilk yarıda aldıkları maç istatistiklerine bakarsanız FIFA'nın bu talimatına ne denli uyduğumuzu görürsünüz!
Kimileri 10 maç almış, kimileri 1 maç. Süper Lige yeni terfi etmiş hakemlerle, ortalama 5 yıllık tecrübesi olan hakemlerin görev dağılımları arasında yarı yarıya fark var. Deneyim, yetenek, liyakat hak getire...
4. "Çağdaş dünya koşullarında hakemlerin maça atanmasının çekilişlerle yapılması kabul edilemez".
İşte yukarıda belirtilen hususların hepsini tam anlamıyla uygulamış, bu talimatlarda söylenenleri harfiyen yerine getirmişiz de sanki gelip bu maddeye takılmışız.
Elbette bir Merkez Hakem Kurulu yukarıda sıralanan ilk üç maddeyi görev bilinci ve sorumluluğu içinde yerine getirirse son madde önemli bir gereklilik oluşturur.
Hakem ataması, MHK tarafından yapılırsa, kulüplerin hakem atamaları üzerinde herhangi bir etkisi olmazsa, hakemler yeteneklerine ve deneyimlerine uygun maçlara atanırlarsa, hakem atamalarının çekilişle yapılması büyük bir çelişki ve mantıksızlık olur.
Hakemlerin çekilişle atanması sadece gelinmiş bir noktanın ya da oluşmuş bir ortamın sonucudur. Maalesef bu ortam da bir güvensizlik ortamıdır.
İşte bizdeki bütün problem bu, aksine sorun torbada falan değil.
Gözlemciler ve temsilciler
43 Süper Lig gözlemcisine karşılık 28 Süper Lig hakemi var. Bir haftada oynanan müsabaka sayısı 9. Temsilcilerde ise durum tam bir komedi. 247 temsilciye karşılık, haftada oynanan müsabaka sayısı 75.
Planlı, programlı ve de hizmet amacı ile yapılmış olsa bu kadrolar anormal derecede şişkin. Futbol Federasyonu tarafından her hafta görevlendirilen, 2 hatta 3 temsilci ile bazı maçlarda 2 ve de MHK üyelerinin de katılımıyla 3 gözlemcili olan müsabakalar oynandı. Bu görevlendirmeler sonucu ödenen yol paraları ve harcırahlara karşılık, GÖZLEMCİ VE TEMSİLCİLERİN Türk futboluna ve hakemlerimize ne katkı verdiklerinin irdelenmesi gerekmez mi?
mtokat@milliyet.com.tr
|
|
|

|