Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Aralık 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İstanköy


Bodrum'da marinada dolaşıldığında birçok tur teknesi görülür. Bunların bir kısmı Yunan Adası İstanköy'e (Kos adı altında) tur yapar. Oysa adanın Türkçesi İstanköy'dür. Üstelik adada ciddi bir Türk nüfus de bulunur. Ancak ilginçtir, medyada bile Rumca olan Kos adı kullanılıyor. Bu aslında Selanik'e, Tselonika demekten başka bir şey değil.
Kültür son derece önemli.. İstanköy'e bile sahip çıkamazsanız, İstanbul'a nasıl sahip çıkacaksınız? Hal böyle olunca koca İstanbul da bir köy haline gelir. Bu nedenle İstanbul artık "polis" (Yunanca "şehir" demek) sözcüğünü hak etmiyor. Belki de İstan"köy" demek daha doğru.
Geçen gün yazdığımız gibi trafik sorunu ortada. Altyapıdaki yetersizlik de biliniyor. Kent estetiği, peyzajı, ya da mimarisi ise dünyanın en güzel coğrafyasını bozmanın muazzam bir başarı numunesi.. Boğaz ve Haliç dışında İstanbul'un silueti çirkinlikten başka bir şey ifade etmez hale geldi.

Kültürel sunum fukaralığı
Bir de 12 milyonluk bir kentin kültürel ortamı var. Bu ortamın da iki tarafı bulunuyor. Biri yurtdışından gelenlere sunulan, diğeri de İstanbul'da yaşayanlara. İstanbul'a gelenlere sunulanlar son derece kısıtlı. Aklıma Topkapı, Ayasofya, Sultanahmet camii ve Dolmabahçe sarayından başka bir şey gelmiyor. Yani turist olsanız ve İstanbul neredeyse iki günde bitecek. Oysa bu denli büyük bir kentin haftalarca bitirilemeyecek bir kültürel ve tarihsel sunumunun olması gerekir.
Profesör İlber Ortaylı da tanıtılamayan İstanbul'u sürekli yazıyor, İstanbul Arkeoloji Müzesini örnek vererek. Bazı uzmanlar İstanbul turlarıyla kentin tarihini binalarıyla anlatıyor. Ama tabii bunlar da kişisel girişimden öte gitmiyor. Kamunun müzeleri ise dökülüyor. Tanıtımı yok. Organize değil. Zaman zaman yenileme, ya da özel sergilerle renklendirilmiyor. Kısacası, İstanbul sanki bir koca köy.
İnsanlar o denli kültürel sunuma acıkmışlar ki, Picasso müzesine aylarla binlerle insan aktı. Şimdi Sabancı Müzesinde Cengiz Han'ın sergisi, Koç Müzesinde Leonardo'nun aletleri, Eczacıbaşı'nın İstanbul Modern'inde Fahrelnüssa Zeyd sergileniyor. Ne üzücü değil mi? Dünyanın her yerinde kültür devlet aracılığıyla halka sunulurken bizde birkaç işadamının gönüllü gayretiyle sürdürülür hale geldi.
İstanbul Festivalini yine bir özel vakıf, cazı da Akbank ve Garanti Bankası destekliyor. Borusan'ın senfoni orkestrası var. ENKA'nın sahne gösterilerini destekliyor. Borsada da sık sık sanat sergileri yer alıyor.

Devlet nerede?
Devlet ise saha dışında kalmış. İstanbul Belediyesinin kültürel faaliyetlere ayırdığı bütçe son derece sınırlı; çok az sayıda uluslararası etkinlik düzenliyor. Devlet bütçesinden, Kültür Bakanlığından da pek bir destek, ya da girişim görülmüyor. Gerçi Beşiktaş ve Kadıköy Belediyelerinin etkinlikleri akla geliyor ama onlar da ulusal nitelikte. Diğerlerinin ise esamesi okunmuyor.
Böylesi bir dünya metropolünün çok daha fazla etkinlik göstermesi gerekmez mi? Akşamları yarı arabesk dizilere, ya da yozlaşmış şovlara mahkûm edilen Türk halkının hiç olmazsa devlet tarafından desteklenen bir kültür sunumuna ihtiyacı yok mu? Ama İstanköy'e Kos denilirse, İstanbul da kent olmaktan çıkar, köy olur, adına da İstanköy denilince yadırganmaz.

hgunes@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Mehmet Âkif'i anmak
26ARALIK 1930'dayız, Beyazıt Camii'nin musall...
Melih AŞIK
Beledibo ve CHP
Başta İstanbul olmak üzere kentler geçmişte g...
Fikret BİLA
TÜSİAD Erdoğan'ın elini rahatlattı
CHP lideri Deniz Baykal, TÜSİAD ve benzeri ku...
Hasan CEMAL
Kürtleri satmak!
Bağdat, 2003 yılı mayıs ayının ilk haftası. S...
Güneri CIVAOĞLU
Nazar
Merdivenlerden çıkarken ayağım takıldı, yüzüs...
Can Dündar
Ankara'ya opera yerine Selçuklu Parkı
Yarın Atatürk'ün Ankara'ya gelişi kutlanacak....
Abbas GÜÇLÜ
Doğu Akdeniz Üniversitesi'nde neler oluyor?
KKTC'deki Doğu Akdeniz Üniversitesi'nin bin s...
Hurşit GÜNEŞ
İstanköy
Bodrum'da marinada dolaşıldığında birçok tur ...
Sami KOHEN
Türkmen sahnesinde 'büyük oyun' başlıyor
Türkmenistan Cumhurbaşkanı Türkmenbaşı Saparm...
Derya SAZAK
Guantanamo yolu
F tipi cezaevlerinde "tecride son verilmesi" ...
Meral TAMER
Beyoğlu'nda cam fanusta kitap okumak
Çağıran Sistem Yayıncılık'ın sahibi Erdoğan Y...
Güngör URAS
Gelir dağılımı iyiye gidiyormuş (Biz kötüye gidiyor sanıyorduk...)
TÜİK, "Hanehalkı Bütçe Araştırması" sonuçları...
M. Ali BİRAND
Köşk krizini halk değil, Ankara yaşıyor
Herhalde 'krizsever'lerimiz için 2007 yılı iy...

© 2006 Milliyet