|
Beyoğlu'nda cam fanusta kitap okumak
Okuyorum Kitap Festivali, Beyoğlu'na çok yakıştı; umarım bundan böyle her yıl tekrarlanır
Çağıran Sistem Yayıncılık'ın sahibi Erdoğan Yenice olmasaydı, herhalde cumartesi öğleden sonra trafiğinde Bağcılar'dan Beyoğlu'na gitmeyi göze alamazdım ve Galatasaray'da Galata Kulesi formundaki şeffaf okuma odasında kitap okuma keyfinden de mahrum kalırdım.
Pazar günkü gazetemizde haberi vardı: Beyoğlu Belediyesi, 17 kitabevi ve yayıncıyla işbirliği yaparak okumayı sevdirmek için 1. Beyoğlu Okuyorum Kitap Festivali düzenledi. Şu anda gerek Galatasaray ve Taksim meydanında, Galata Kulesi'nin minyatürü şeklinde, 2 şeffaf okuma odası var. Siz de gidip bu şeffaf odalardan birinde kitap okuyarak, daha çok kitap okuyan bir toplum olmamız için desteğinizi verebilir; hatta yoğun ilginizi göstererek yarın gece yarısı sona erecek festivalin hafta sonuna kadar uzatılmasına vesile olabilirsiniz.
Pamuk'un İstanbul'u
Ben, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, mimar-gazeteci-yazar-hoşsohbet Aydın Boysan ve edebiyatçı İskender Pala, Okuyorum Festivali'nin açılışında peş peşe Galatasaray'daki şeffaf odaya girerek kitap okuduk.
Odalarda bulunan kitaplardan birini de seçip okuyabilirsiniz, kendi kitabınızı da götürebilirsiniz. Ben Orhan Pamuk'un çocukluğunu, gençliğini, duygularını anlattığı en kişisel kitabı "İstanbul"u yanımda götürmüştüm. Nobel Edebiyat Ödülü'nün ilk kez Türkiye'ye getiren edebiyatçımıza şükranlarımı ifade etmenin yeni bir fırsatı diye düşünerek...
Aslında Beyoğlu'nda Kitap Festivali'nin düzenlenmesine de, Pamuk'un Nobel'i alması ilham vermiş olabilir. Zira Belediye Başkanı Demircan'dan öğrendiğimize göre 1 ay kadar önce karar vermişler. Belediyenin yöre insanıyla toplantılar dizisinde sıra kitabevleri ve yayınevlerine gelmiş ve bu toplantıda Sistem Yayıncılık'ın sahibi Yenice, fanusta kitap okuma fikrini ortaya atmış. Demircan'a bu fikir çok sıcak gelmiş ve Vakıfbank da sponsor olunca, Beyoğlu'na çok yakışan bu proje hayat bulmuş.
Farkındalık yaratmak
İstiklal Kitabevi'nin sahibi, açılıştaki konuşmasında "Bu festival umarız amacına ulaşır" diyordu. Bana sorarsanız, amacına ulaştı bile. 5 gün 5 gece boyunca, Beyoğlu'ndan her gelen-geçene kitap konusunda farkındalık yaratmanın, bundan daha iyi formülü olabilir mi?
Bu arada ben, yılbaşı armağanı olarak da kitabı yeniden düşünün derim. Eskiden çoğunlukla kitap armağan ederdik; sonradan başka hediye türleri çıktı; son dönemde ise çevremde pek çok kişi, yakınlarına verecek armağan bulamamaktan şikayetçi. İyi seçilmiş, karşınızdakinin o günlerdeki duygu-düşünce-ilgi önceliklerine hitap eden bir kitap bulmak için belki saatler harcamanız gerekebilir ama sonuç, harcadığınız çabaya deyecektir.
Benim önerim, Orhan Pamuk'un İstanbul'u. Roman okumasını sevmeyenler, Pamuk'un romanlarını okumamış olanlar ve hatta Pamuk'u hiç tanımadan hakkında ahkâm kesenlere mükemmel bir yılbaşı armağanı olur. Eminim okuyacaklardır da...
mtamer@milliyet.com.tr
|
|