Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Gelecek yıl bisikletten düşer miyiz?


Bu yılı da bisikletten düşmeden atlatıyoruz galiba. Mayıs ve Haziran aylarında yaşanan ve YTL'yi de vuran dalgalanma sonrasında, bu yıl bitmeden yeni bir kur şoku yaşayacağımızı iddia edenler olmuştu. Yılın sonuna iyice yaklaştık, bu beklenti gerçekleşmedi. TC Merkez Bankası'nın faizlere abanarak uyguladığı şok tedavisi buna olanak bırakmadı. Küresel likidite daralması lafta kalırken küresel faiz liginin liderliğine oynayan Türkiye yeniden para çekmeyi başardı ve yeni kur şoku yaşamak şöyle dursun, parasının uğradığı kaybın önemli bölümünü telafi etti.
Bu yılı atlatmak üzere olduğumuza göre şimdi ne yapacağız? Tabii ki gelecek yıl bisikletten düşüp düşmeyeceğimizi tartışmaya başlayacağız. Ekonomimiz, dış kaynak rüzgârının arkadan itişiyle hız kazanan bir bisiklete benzediği için, ayrıca YTL'nin değeri de büyük ölçüde dış kaynak girişine bağlı olduğu için bu tartışma sürüp gidecek.

Gözler YTL'de
Uluslararası finans piyasalarının nabzını tutanlar 2007 beklentilerini dile getiriyorlar şu günlerde. Bu değerlendirmeleri yazılı ve görsel medyadan izlemeye çalışırken dikkatimi çeken noktalardan biri şu: Piyasa uzmanlarına, "2007 yılında en fazla nerede risk görüyorsunuz?" sorusu sorulduğunda, çoğu yorumcunun ilk değindiği ülke Türkiye oluyor. Özellikle YTL'nin aşırı değerli olduğu, Türkiye'nin dış açığının büyümeye devam ettiği, ancak Türkiye'deki faizlerin çok çekici olmasının YTL'nin değer kaybına uğramasını önlediği belirtiliyor sık sık. Bu nakarat, piyasa yorumcularının ezberine girmiş durumda.
Finans piyasalarında 2007 için karamsar senaryo yazanlar şu an için hâlâ azınlıkta. Küresel likiditede ani bir daralma beklenmiyor, Türkiye gibi 'Yükselen Pazar' ülkelerine ilişkin beklentiler de genelde olumlu. Ancak bu olumlu tabloda zayıf nokta aranınca akla hemen Türkiye ve YTL geliyor.
"Canım buna benzer kaygılar geçen yıl da vardı, işte 2006'yı da atlattık, bir şey olmadı" diye düşünenler olabilir kuşkusuz ama bu düşünce tarzı pek doğru değil. Aslında 2006'da yaşanan kimi gelişmeler ve 2007'de yaşanması olası gelişmeler, Türkiye'nin görünümünü farklı bir noktaya getirmiş durumda.

2007'nin farkı
Tam bir yıl öncesini hatırlayacak olursak, 2006 yılına hayli farklı bir ortamda girmiştik.
  • Avrupa Birliği ile ilişkilerde Türkiye'nin yolu açık görünüyordu.
  • AKP hükümetinin kalıcılığı sorgulanmıyordu.
  • Cumhurbaşkanlığı seçimi hayli uzaktaydı.
  • TC Merkez Bankası'nın kredibilitesi henüz darbe yememişti.
  • Kur şokunu tekrar hatıra getiren Mayıs - Haziran dalgalanması yaşanmamıştı.
  • Türkiye küresel sistemin zayıf halkası olarak algılanmıyordu.

  • Tam tersini iddia edip, "2006'da yaşananlar aslında Türkiye'nin gücünü ve krize karşı direncini gösterdi" diyenler de var tabii. Onlara göre 2007 de sorunsuz geçecek ve bizim bisiklet yoluna devam edecek. Kimin değerlendirmesinin gerçeğe daha yakın olduğunu anlamak için bisikleti yakından izlemek gerekiyor.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Kürtler ve siyaset
    DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, partisinin geçe...
    Çetin ALTAN
    Takvimler ve saatler
    Elimde, Fethiye Ölüdeniz Belediyesi'nin bir k...
    Melih AŞIK
    ABe soruları...
    ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, önceki günkü ...
    Fikret BİLA
    Lozan'a aykırı yaklaşımlar
    İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ölümünün 33...
    Hasan CEMAL
    Başörtüsü ve ayıbı!
    Baykal, kürsüde bütçe konuşmasını yapıyor. He...
    Güneri CIVAOĞLU
    İnsanlık halleri
    2007 Türkiye'si için "iç barış" örneğini Ufuk...
    Abbas GÜÇLÜ
    YÖK-Ankara Üniversitesi savaşında 2. raunt
    YÖK ile Ankara Üniversitesi arasında yaşanan ...
    Hurşit GÜNEŞ
    Kaygılı ortamda bütçe arenası
    Meclis'te bütçe görüşmeleri aslında iktidarla...
    Nail GÜRELİ
    Mardinli kızlar okumayı seviyor
    Mardin'in Midyat ilçesinin Narlı köyünde doğa...
    Sami KOHEN
    İran için "sihirli seçenek" yok...
    BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesi, haftalarca ...
    Hasan PULUR
    Devlet himayesinde cinayet!!!
    HALİFE Ömer'e atfedilen bir söz vardır:
    Erdoğan SAĞLAM
    PO'daki uygulama yasalara uygun
    Son birkaç gündür bir gazetede Petrol Ofisi'n...
    Meral TAMER
    Türkiye, çiklet savaşlarının yeni öznesi mi?
    Pazar günkü gazetemizde ilginç bir haber vard...
    Ece TEMELKURAN
    Tecrit ve tercih
    Şikâyet ettikleri ve hep eleştirdikleri cumhu...
    Osman ULAGAY
    Gelecek yıl bisikletten düşer miyiz?
    Bu yılı da bisikletten düşmeden atlatıyoruz g...
    Güngör URAS
    Diyanet'e 1.6 milyar YTL, Dışişleri'ne 690 milyon YTL
    Bütçe, bir yıl boyunca halktan nasıl ve ne ka...
    M. Ali BİRAND
    İşkencenin faturasını ödemek istemiyorum...
    Bilmem farkında mısınız ?

    © 2006 Milliyet