Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Aralık 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten

İşkencenin faturasını ödemek istemiyorum...


Bilmem farkında mısınız ?

Başkalarına işkence yaptıklarından dolayı tazminata mahkum olan memurların bu ödemelerini, siz ve ben üstleniyoruz.

Hiç şaşırmayın.

2002 yılından bu yana, İçişleri Bakanlığı'na "memurları tarafından işkence edildiklerini" iddia eden 115 kişi dava açtı. Kimi polis, kimi İçişleri'ne bağlı güvenlik birimlerinin elemanı olan bu kişilerin sistematik işkence yaptıklarını dellilleriyle ortaya koydular.

115 başvurunun 29'u, Türk mahkemeleri tarafından doğru bulundu ve cezalandırıldı. Toplam 750 bin YTL tazminat doğdu ve İçişleri Bakanlığı da bunu bütçesinden ödedi. Herhalde, "işkence fonu" veya başka isim altında bir fona sahip olmalılar ki, ödemeyi yapabilmiş olsunlar. Bakan cebinden ödemeyeceğine göre, bu tazminatlar sizin ve benim cebimden çıkıyor.

Ne kadar iğrenç bir manzara.

Bazıları çıkıp, sizin adınıza işkence yapıyorlar.

Kimbilir ne diyorlardır ?

"Türkiye'yi bölmeye kalktınız" mı dediler ?

Yoksa "Vatana ihanet ediyorsunuz" diye mi suçladılar ?

Bütün bunları da Türkiye Cumhuriyeti devletini korumak amacıyla yaptılar. Sizin ve benim adıma yaptılar. Sonra da yakalandılar. Mahkeme tarafından tazminat ödemeye mahkum olunca da, yine bizlere dönüp "Hadi bakalım, ödeyin. Sizler için yaptım bunları. Bir de para mı ödeteceksiniz" dediler.

Açıkçası, ben bunu kendime yediremiyorum.

Ülkeme de yakıştıramıyorum.

Bu tazminatların işkencecilerden alınması gerekiyor.

Eğer Bakanlık kalkıp "Parayı onlara ödetirsek başka işkenceci bulamayız" diyorsa, bravo doğrusu…

***

BİR KİŞİNİN DİKKATİ İNSAN HAYATI KURTARIR

Başımdan geçtiğinden dolayı, rahatça anlatabiliyorum. Bir doktorun dikkatinin, bir insanın hayatını nasıl kurtardığına tanıklık ettiğim için de, ne anlama geldiğini çok iyi biliyorum.

Bambaşka bir nedenle gittiğim ACIBADEM Hastanesi'nde çekilen kalp MR'ım iki dikkatli doktorun eline geçmeseydi, kimbilir başıma neler gelecekti? Anjiyo ve radyoloji uzmanı Serkan Gelmez ve kardiyalog Sinan Dağdelen, MR'ı kontrol ederken gözlerine takılan bir tümör için hemen alarm vermeselerdi, kimbilir şu anda hangi korkularla mücadele ediyor olacaktım.

Hiçbiri gerçekleşmedi. Zira bu iki doktor en zoru başarıp, bir ayrıntıyı zamanında teşhis edebildiler.

Bu hikayeyi anlatmak istememin başlıca nedeni, hepimizin ne kadar kolay kopabilecek bir iplikle hayata bağlandığımızı gösterebilmek. İnsanlarımıza "Siz de dikkat edin. Sizler de titiz davranın. Bana ne, demeyin" mesajını verebilmek.

ACIBADEM'e ve Gelmez ile Dağdelen doktorlara teşekkür ederim.

***

HERŞEY GEÇTİ, HEPİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM…

2006 yılı Birand Ailesi için pek ferah geçmedi.

4 ayda, ailemizi üç büyük ameliyat çarptı.

Ancak, üç ameliyatın sonucu da olumlu. Tertemiz çıktık ve yola devam ediyoruz.

Her üç olayda da, tüm yakınlarımıza, dostlarımıza ve okur-seyircilerimize büyük teşekkür borcumuz var.

Cemre'yi, Umur'u ve beni hiç yanlız bırakmadınız. Sıcakcık sevginiz ile etrafımızı sardınız. Bizzat geldiniz, telefon ettiniz veya mesaj yolladınız. Herşeyin başında, bizleri ne kadar sevdiğinizi gösterdiniz

Herhalde bundan daha büyük bir mutluluk, bundan daha büyük bir servet olamaz. Her günümüz kavga gürültü ile geçiyor. Her gün yeni bir gerilim çıkıyor. İnsan bu hengame içinde nereye gittiğini dahi unutabiliyor. İşte bu tip şoklar bazı ilişkileri rayına oturtuyor. Özellikle neyin iyi, neyin önemli olduğunu, nelerin önemsiz olduğunu ortaya çıkarıyor. İnsanlarla ilgili değer yargılarınız değişiyor

Hastalığı kimse sevmez. Hele arka arkaya 3-4 saatlik ameliyatlar gerektiren bir durumla karşılaşmayı hiç kimse sevmez. Ben üstelik, hastalığımla başkalarını rahatsız etmekten de çok rahatsız olurum. Sorunlu bir insan olmak istemem. Aksine, sorun çözen yanımla övünürüm. Bundan dolayı, son dört aylık macera ailemizi çok sarstı. Dayanabilmemizin temelinde sizlerin sevgisi vardı. Günlük yaşamda unuttuğumuz küçük bir jest, bir gülücüğün ne kadar önemli olduğunu yeniden keşfedebildim. Sıcaklığınızı hissettim

Hepinize çok teşekkür ederim.

Tabii asıl, Prof. Dr. Şükrü Dilege ve yardımcısı Yusuf Bayrak'a teşekkür borcum var.

Amerikan Hastanesi'nin profesyonel ekibiyle son derece güzel bir uyum kurmuşlar. Hastanın, ameliyat öncesi ve sonrasında psikolojisini çok iyi tutuyorlar.

Sağolsunlar… Sayelerinde, güç bir dönemi daha kolaylıkla atlattım.

(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )

mabirand@e-kolay.net








Taha AKYOL
Kürtler ve siyaset
DTP Genel Başkanı Ahmet Türk, partisinin geçe...
Çetin ALTAN
Takvimler ve saatler
Elimde, Fethiye Ölüdeniz Belediyesi'nin bir k...
Melih AŞIK
ABe soruları...
ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu, önceki günkü ...
Fikret BİLA
Lozan'a aykırı yaklaşımlar
İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ölümünün 33...
Hasan CEMAL
Başörtüsü ve ayıbı!
Baykal, kürsüde bütçe konuşmasını yapıyor. He...
Güneri CIVAOĞLU
İnsanlık halleri
2007 Türkiye'si için "iç barış" örneğini Ufuk...
Abbas GÜÇLÜ
YÖK-Ankara Üniversitesi savaşında 2. raunt
YÖK ile Ankara Üniversitesi arasında yaşanan ...
Hurşit GÜNEŞ
Kaygılı ortamda bütçe arenası
Meclis'te bütçe görüşmeleri aslında iktidarla...
Nail GÜRELİ
Mardinli kızlar okumayı seviyor
Mardin'in Midyat ilçesinin Narlı köyünde doğa...
Sami KOHEN
İran için "sihirli seçenek" yok...
BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesi, haftalarca ...
Hasan PULUR
Devlet himayesinde cinayet!!!
HALİFE Ömer'e atfedilen bir söz vardır:
Erdoğan SAĞLAM
PO'daki uygulama yasalara uygun
Son birkaç gündür bir gazetede Petrol Ofisi'n...
Meral TAMER
Türkiye, çiklet savaşlarının yeni öznesi mi?
Pazar günkü gazetemizde ilginç bir haber vard...
Ece TEMELKURAN
Tecrit ve tercih
Şikâyet ettikleri ve hep eleştirdikleri cumhu...
Osman ULAGAY
Gelecek yıl bisikletten düşer miyiz?
Bu yılı da bisikletten düşmeden atlatıyoruz g...
Güngör URAS
Diyanet'e 1.6 milyar YTL, Dışişleri'ne 690 milyon YTL
Bütçe, bir yıl boyunca halktan nasıl ve ne ka...
M. Ali BİRAND
İşkencenin faturasını ödemek istemiyorum...
Bilmem farkında mısınız ?

© 2006 Milliyet