|
 |
|
|
Çiğne ve tükür sistemi
Milliyet Spor'da yazanların, pek çok konuda farklı görüşleri var.
Ama mesele ülkeyse, futbolsa, etikse, dürüstlükse, tarafsızlıksa hepsi aynı metnin altına imza atarlar.
Hele ırkçılıksa...
Önceki akşam Attila (Gökçe) abi aradı. Beşiktaş TV'de bir sohbete tanık olmuş dehşete kapılmış. Köşe yazısı baskıya girmek üzere olduğu için beni aramış.
(Ki, mis gibi Anadolu toprağı kokan, futbolun koyu ve pis çamuruna bulaşmamış bir köşeydi. Van Devlet Hastanesi'ndeki kutsal görevini yerine getiren kızı Dr. Ayla'dan sonra, Anadolu yollarındaki Attila abi ile katmerlenen Gökçe ailesinin ülkeye hizmetleri, ayrı bir yazı konusu.)
Beni uyardı:
"Sinan Engin, Tigana'dan şikayet ediyor ekranda. Söylediği laf aynen şu; 'Bu Tigana'yı kim sardı başımıza?.. Dünya'da bu RENK hoca bir tek bizde var'.
Cümleye bak Ercan... Görev sende".
Sinan Engin, şanslı adam vesselam. Attila ağabeye yetiştirseydi saçmalamasını, uzun süre sokağa çıkamazdı.
Ben hafif geçeceğim.
Hatta Sinan Engin'in bir suçu olmadığını bile düşünüyorum. Irkçılığın utanç verici olduğunu söylemekten ise utanç duyuyorum.
Aslında kabahat, acımasız rekabetten sıyrılmak için sansasyon arayan ekran sisteminde.
Burası Ajdar'ı star yapmış bir ülke.
Çiğne ve tükür sisteminde, çiğnenmeye gönüllü olanlar bulunduğu sürece, Milliyet Spor'daki yazarların değeri çok daha iyi anlaşılacak. Bu toplum bir gün spor yazarlarıyla da hesaplaşacak.
'Yürüyelim' arkadaşlar
Tigana, Fransa'da verdiği röportajda, "Neden kovulacağımı anlamadım" demiş...
"Genel olarak başarılıyım"!..
Valla ben de aynı kanıdayım hocam.
Lakin hatırlatırım; biz henüz Avrupa Birliği'ne girmedik.
Burada akıl yürütme olayı, akıldan değil "yürütme"den başlar.
Para yürütmek... Adam yürütmek... İşini yürütmek... Önemli olan yürütmektir.
Akıl arkadan gelirse ne ala!
Dolayısıyla, hesaplar senin bildiğin gibi matematikle yapılmaz bizde.
Gelecek, bilimsel planlar değil astronomidir.
Beşiktaş, Fenerbahçe'nin, Galatasaray'ın gerisindeyse, "akıl" tatildedir.
Gelelim "yürüme" işine:
O konuda da epey hayret edeceksin hocam.
Beşiktaş, akla hayale gelmedik bahanelerle hoca kovmakta engin deneyime sahiptir.
Mesela Scala...
Adam, hastalığını gizlediği gerekçesiyle kovulmuştu Beşiktaş'tan.
Del Bosque, tipsizlik ve sakinlikten.
Sen, İş Kanunu'ndan gidebilirsin.
Çünkü bu ülkede "Tigana teknik direktör değil" diyebilecek birikimdeki insanlar bu toplara girmezler.
"Tigana'ya zaman verin gelecek çok aydınlık olur" demek de kimsenin işine gelmez.
Başarılı mı, başarısız mı; uzun mesele...
Beşiktaş yönetimi "İstemiyoruz" açıklamasıyla hesabını kesse, yüklü tazminat yüzünden yönetimin hesabı kesilecek ilk seçimde.
En iyisi, arkadan dolanıp puan almak ve Tigana'yı yürütmek.
Tigana "yürür" de bundan sonra teknik direktör almaya Beşiktaş'ın parası yeter mi acaba?
Valla yeni hocanın avukat ordusuna ödenecek para, ücretinden çok tutacaktır emin olun.
Hümanist kuyumcu Terim'e karşı
Ben işin içinden çıkamadım, okuyuculardan yardım bekliyorum!
Zamanında, "Ekmekçi Kadın" filmindeki akrabalık ilişkilerini bile sökmüştüm, ama "Hümanist Kuyumcu Terim'e Karşı"nın senaryosu beni aştı.
Cevahir İş Merkezi'nde üst üste meydana gelen iki ölümlü kaza ve bir çocuğun dövülmesi olayları sonrasında buradaki iş yerini kapatma kararı alan Stork's Kuyumculuk'un sahibi Muammer Alkım, Terim'e veryansın etmiş...
Hoppalaaa...
Tamam, sayın Alkım Şifo Mehmet'in kayınpederi.
Şifo Mehmet, Terim'in kadrosundan istifa etti...
Sevgili Mehmet, Terim'e kırgın olabilir. Belki kayınpederi ile de dertleşmiştir.
Ama ne alakası var şimdi?
Sayın Alkım, Cevahir'deki iş yerini kapatma kararını insani bir duyarlılıkla aldı değil mi?
Nereden çıktı Terim'e sitem?
Hem neden?..
Şifo Mehmet kendini ifade edemez ve koruyamaz mı?
Reklamdaki Cem Yılmaz'ın taklit cipsten gözaltına alınırken "Eğitim Şart" demesi bile akla daha yakın.
Ben işin içinden çıkamadım... Siz, duyarlı kuyumcunun hissiyatını anlayabilirsiniz belki.
Teslim olun!
Biliyor musunuz; Türkiye 3'ncü Lig 1'nci Grup'ta mücadele eden Ceyhanspor'da kadro dışı bırakılan 2 futbolcu, kulübü basarak Teknik Direktör Orhan Kapucu'yu elinden bıçakla yaraladı.
Bıçaklı futbolcular Ömer Özyurt ile Tamer Atay, ben bu yazıyı yazdığım sırada "kaçak"tı.
Ceyhanspor Kulüp Başkanı Sedat Sözlü, olayın büyütülmemesi gerektiğini söyledi.
Artık devamını siz doldurun.
İsterseniz giderek yükselen şiddet eğilimimizden dem vurun, isterseniz futboldaki kaosa bağlayın bu olayı. Ceza Yasaları, Kurtlar Vadisi'ndeki Polat'ın maceraları, ekonomik zorluklar, ailenin parçalanması, feodal yapı...
Bulun bir şeyler.
Ama şunu unutmayın.
Türkiye'de ne suçu işlerseniz işleyin, mutlaka bir kenarından futbola dokunsun; aksi halde adamı içeri atarlar yıllarca sürünürsünüz.
Oysa futbol üzerinden sahtekârlık da cezasız kalır, hırsızlık da, vergi kaçırma da, hakaret de, mala mülke zarar da.
Aklınızda olsun; sokakta kavga bile ediyorsanız, polisi görünce "En büyük bizim takım" diye bağırın, yırtarsınız.
Ömer ve Tamer hemen teslim olsun. Mesele futbol içeriklidir, ceza almazlar.
Bir tavsiye
Kulüpler Birliği, Federasyon için "seçim" tavsiye etmiş.
O da, "10 evet, 7 hayır"lı...
Yahu nesiniz siz, Eczacılar Birliği falan mı?
Kendiniz için böylesine hayati bir konuda nasıl anlaşamazsınız.
Tavsiye ne demek?
Bu mesele sizin varlık ve istikbalinizde kırılma noktası.
Yükseltin sesinizi. Alın safınızı. Verin kararınızı...
Sadece birbirinize mi bağıracaksınız?
Parmağınızı tükürükleyip rüzgârın yönünü aramaktan başka ne yaparsınız siz?
Benden de Kulüpler Birliği'ne bir tavsiye...
Boşuna toplantı falan yapmayın; herkes evine...
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|