Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Washington, Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasına sıcak bakmıyor


İçeride ve dışarıda başı yeterince dertte olan Bush yönetiminin üst kademesinin Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerine şu aşamada çok fazla kafa yorduğunu sanmıyorum.
ABD ile yakından ilgili olan AKP'li Egemen Bağış ve Cüneyd Zapsu gibi isimlere bu konuda ne tür telkinlerin geldiğini de bilmiyorum.
Kaldı ki, burada akla ilk gelen, "Türkiye'deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinden Amerika'ya ne?" oluyor. Doğal şartlarda bu elbette ki geçerli bir soru. Ancak, Türkiye'nin iç siyasetinde olup bitenler artık sadece Türkiye'yi ilgilendirmiyor.

Şimdiden kafa yoruyorlar
Stratejik ve ekonomik açıdan bakıldığında, Türkiye'de olup bitenler, bölge ülkeleri için olduğu kadar, işbirliği içinde olduğumuz ülkeler için de önemli. Amerika da zaten, bu konuların kendisi açısından ortaya çıkarabileceği acı sonuçları "tezkere olayı"nda yaşamış olan bir ülke.
Bu nedenle, cumhurbaşkanlığı seçimleri konusuna Washington'da şimdiden kafa yoranların olduğunu düşünmek de ters olmaz. Nitekim, Türkiye'ye siyasi ve ekonomik "sondajlar" için son dönemde gelen ve benimle de görüşen bazı Amerikalıların yaptıkları araştırmalar da bunu doğruluyor.

Tanınmış isimler var
Bu kişiler arasında hem Cumhuriyetçilere hem de Demokratlara yakın olan emekli diplomatlar, çeşitli düşünce kuruluşlarına bağlı tanınmış isimler ve "Wall Street", yani New York Borsası uzmanlarının da olduğunu söyleyebilirim.
Bu kişilerin önemi, Washington'daki "karar vericiler" üzerinde etkili olmalarından kaynaklanıyor. Bu kişilerle yaptığım sohbetlerden çıkardığım sonuç ise şu:
Washington'da konuyu düşünmek için zaman ayırmış olanlar arasında çok az kişi Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı için adaylığını koymasını "olumlu bir gelişme" olarak görüyor.

Erdoğan ve belirsizlik vurgusu
Nedeni ise kendilerinden sık sık duyduğum "belirsizlik" (uncertainty) ve "istikrar" (stability) kelimelerinde yatıyor. Bu çerçevede telaffuz edilen şudur:
"Başbakan Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığı adaylığı Türkiye için siyasi ve ekonomik belirsizlik, buna bağlı olarak da ciddi istikrarsızlık getirme potansiyeline sahip. Bu, daha şimdiden yaşanan sert tartışmalardan anlaşılıyor. Bu nedenle, Erdoğan için en doğru karar, şayet gönlü gerçekten oradaysa, bu işten vazgeçmesi ve toplumda 'ayrılık' değil 'uzlaşma' yaratacak bir isim üzerinde çalışmasıdır."
Peki, Başbakan Erdoğan bu konuda ısrar edecek olursa, bundan ne tür bir anlam çıkarmalıyız? Bu konuda söylediklerini de şu şekilde özetlemek mümkün:

Ciddi kuşkular sır değil
"Erdoğan hakkında Washington'da belirmiş olan ciddi kuşkular sır değil. Bazıları, Erdoğan'ın gizli bir gündemi bulunduğuna ve bunun da dini irticaya zemin hazırlamakla ilgili olduğuna inanmış durumdalar. Erdoğan, cumhurbaşkanlığı konusunda ısrar edecek olursa, herkes tarafından paylaşılmayan bu kanaat yayılacaktır. Zira mantık, bu konuda ısrarcı olmaması gerektiğini söylüyor."
Söz konusu Amerikalılar Ankara'da elbette ki başkalarını da yokladılar. Yoklanan bu kişilerin ne tür izlenimler edindiklerini bilemem. Ama benim edindiğim izlenimler bu şekildedir. Özetle, Washington Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına çok sıcak bakmıyor.

sidiz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Değişen takvimlerin silecekleri, siyasal makyajları akıtırken...
2006 yılı takviminin bitmesine 4 yaprak kaldı...
Melih AŞIK
Ne büyüme ama!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), gelir istat...
Fikret BİLA
Milli gelir ve asgari ücret düzeyi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) milli gelir ...
Hasan CEMAL
Acının, umudun, siyasetin dili!
Sivil Diyalog Platformu, bir kısmını yakından...
Güneri CIVAOĞLU
367 çıtası
Cumhurbaşkanı seçimi için şu "367" tartışması...
Can Dündar
Bir halkla ilişkiler dehası
Karadeniz gemisinin adını ilk kez Hollanda'da...
Abbas GÜÇLÜ
Evren: Üçte iki şartı var
TBMM'de üçte iki çoğunluk sağlanmadan, bırakı...
Hurşit GÜNEŞ
Yoksulluk azalıyor, gelir dağılımı iyileşiyor!
Bu hafta TÜİK önce gelir dağılımı, sonra da y...
Doğan HEPER
Erdoğan Çankaya'ya çıkamaz
Muhalefetin gündeminde erken seçim ve sine-i ...
Semih İDİZ
Washington, Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasına sıcak bakmıyor
İçeride ve dışarıda başı yeterince dertte ola...
Sami KOHEN
Bir çatışma noktası daha...
Somali'nin adını, Türkiye'de çoğumuz belki de...
Hasan PULUR
Alpaslan Türkeş, Nâzım Hikmet'in şiirini niçin okudu?
GEÇENLERDE gençten biriyle konuştuk, üniversi...
Derya SAZAK
Saddam kararı
Irak'ta yüksek mahkeme, Duceyl davasında Sadd...
Meral TAMER
Türk ve Kürt annelerin ortak dili
Türk ve Kürt aydınların biraraya geldiği Sivi...
Yaman TÖRÜNER
Yıl biterken ekonomi
Ekonomide iyiler ve kötüler var. Ama, bir büt...
Güngör URAS
15 milyon yoksulumuz var
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) peş peşe...
Serpil YILMAZ
Yoksulluk ayrışma ve duygular
Siyasette önemli bir isim sohbetimizde, "Yeni...
M. Ali BİRAND
Bütün mesele mayın haritası mı?
Geçenlerde, Enis Berberoğlu'nu okurken ne den...

© 2006 Milliyet