Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Bir çatışma noktası daha...


Somali'nin adını, Türkiye'de çoğumuz belki de ilk kez, Org. Çevik Bir'in BM Barış Gücü'nün komutanı olarak bu Afrika ülkesinde görev yaptığı 1993'te duymuştuk.
Bu çokuluslu gücün misyonu, Somali'de patlak veren iç savaşı durdurmak ve ülkeyi istikrara kavuşturmaktı.
Ne var ki, ABD'nin müdahalesi sonucunda çatışmalar daha da şiddetlendi ve BM askerleri de ülkeden ayrılmak zorunda kaldı.
O günden sonra sadece Türkiye'de değil, genel olarak dünyada Somali'nin lafı pek edilmez oldu. Oysa ülke için için kaynamaya devam etti. "Savaş lordları" ve İslami radikal gruplar arasında çatışmalar giderek şiddetlendi.
Bu yılın ilk yarısında "İslami Mahkemeler Birliği" savaşçıları, ülkenin birçok bölgesine ve başkent Mogadişu'ya hâkim oldular. Meşru sayılan geçici hükümet ise, kontrolü kaybetmeye başlayınca, komşusu Etiyopya'dan destek istedi. O da, Somali hükümetine askeri yardım sağlamakta gecikmedi. Bu hafta daha da ileriye giderek Somali içindeki İslamcı güçleri havadan ve karadan vurmaya başladı.
İşte böylece yeni bir savaşa sahne olan "Afrika Boynuzu", dünyanın dikkatlerini çekti...

Bölünme korkusu
Bu savaşın gerçek nedenleri nedir ve sonuçları -sadece o bölge için değil bütün dünya için de- ne olabilir?
Etiyopya'da 1997-2000 yılları arasında büyükelçi olarak görev yapan eski diplomatlarımızdan -ve halen Kültür Üniversitesi öğretim üyelerinden- Murat Bilhan'ın deyişiyle, Etiyopya'nın müdahalesinin esas nedeni, komşusunda olup bitenleri kendisi için "hayati bir tehdit" olarak görmesidir.
Etiyopya'nın 75 milyon nüfusunun çoğunluğu (yaklaşık yüzde 60'ı) Hıristiyan. Müslümanların büyük kısmı ise, ülkenin doğusundaki Ogadan bölgesinde yaşıyor.
Bu, Murat Bilhan'ın ifadesiyle, Etiyopya'nın "hassas" bölgesi. Burada yaşayan Müslümanlar arasında "ayrılıkçı" unsurlar var. Bunlar kendilerini Somali'ye (ki 7 milyon nüfusunun çoğunluğu Müslümandır) daha yakın hissederler. Somali'deki radikal dinci ve milliyetçi unsurlar da, Ogadanlıları kışkırtmaktan geri kalmıyorlar.
Etiyopya hükümeti öteden beri Mogadişu'daki "İslami oluşum"dan ve bunun körükleyebileceği "bölücü" hareketlerden rahatsız ve kaygılı. Bu, Meles Zanavi hükümetinin Somali'ye karşı askeri harekâta geçmesinin nedenini daha açık ortaya koyuyor.

Çatışma tehlikesi
Olayın bir de Etiyopya - Somali sınırlarını aşan boyutları var. Nitekim ABD de bu işin içinde.
Washington Somali'deki gelişmeleri ve özellikle radikal İslami grupların faaliyetlerini "11 Eylül sendromu" ile değerlendiriyor. Aslında son zamanlarda Somali'ye -yerel savaşçılara destek için- Afrika'dan, Asya'dan pek çok militanın akın ettiği, hatta El Kaide'nin de "İslami Mahkemeler Birliği" içinde yer aldığı haberleri geliyor. Bu da Bush yönetiminin olaya "terörle mücadele" açısından bakması için bir neden oluyor.
Sonuç olarak diyebiliriz ki, Somali'deki iç çatışmalar, Somali ile Etiyopya arasındaki savaş ve dış müdahaleler, sadece bölge için değil, dünya için de yeni bir tehlike kaynağı oluşturuyor.
Afrika Boynuzu eski literatürde kara Afrika'dan Hint Yarımadası'na kadar uzanan coğrafyada "medeniyetlerin bir kavşağı olarak nitelendiriliyordu. Ne yazık ki şimdi olanlar, bu bölgeyi de "medeniyetlerin çatıştığı" noktalardan biri haline getirme tehlikesini taşıyor...

skohen@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Değişen takvimlerin silecekleri, siyasal makyajları akıtırken...
2006 yılı takviminin bitmesine 4 yaprak kaldı...
Melih AŞIK
Ne büyüme ama!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), gelir istat...
Fikret BİLA
Milli gelir ve asgari ücret düzeyi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) milli gelir ...
Hasan CEMAL
Acının, umudun, siyasetin dili!
Sivil Diyalog Platformu, bir kısmını yakından...
Güneri CIVAOĞLU
367 çıtası
Cumhurbaşkanı seçimi için şu "367" tartışması...
Can Dündar
Bir halkla ilişkiler dehası
Karadeniz gemisinin adını ilk kez Hollanda'da...
Abbas GÜÇLÜ
Evren: Üçte iki şartı var
TBMM'de üçte iki çoğunluk sağlanmadan, bırakı...
Hurşit GÜNEŞ
Yoksulluk azalıyor, gelir dağılımı iyileşiyor!
Bu hafta TÜİK önce gelir dağılımı, sonra da y...
Doğan HEPER
Erdoğan Çankaya'ya çıkamaz
Muhalefetin gündeminde erken seçim ve sine-i ...
Semih İDİZ
Washington, Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasına sıcak bakmıyor
İçeride ve dışarıda başı yeterince dertte ola...
Sami KOHEN
Bir çatışma noktası daha...
Somali'nin adını, Türkiye'de çoğumuz belki de...
Hasan PULUR
Alpaslan Türkeş, Nâzım Hikmet'in şiirini niçin okudu?
GEÇENLERDE gençten biriyle konuştuk, üniversi...
Derya SAZAK
Saddam kararı
Irak'ta yüksek mahkeme, Duceyl davasında Sadd...
Meral TAMER
Türk ve Kürt annelerin ortak dili
Türk ve Kürt aydınların biraraya geldiği Sivi...
Yaman TÖRÜNER
Yıl biterken ekonomi
Ekonomide iyiler ve kötüler var. Ama, bir büt...
Güngör URAS
15 milyon yoksulumuz var
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) peş peşe...
Serpil YILMAZ
Yoksulluk ayrışma ve duygular
Siyasette önemli bir isim sohbetimizde, "Yeni...
M. Ali BİRAND
Bütün mesele mayın haritası mı?
Geçenlerde, Enis Berberoğlu'nu okurken ne den...

© 2006 Milliyet