Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Aralık 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yoksulluk ayrışma ve duygular


Siyasette önemli bir isim sohbetimizde, "Yeni hükümet, seçimlerden sonra çok daha zorlanacağı konuları kucağında bulacak" diyor ve başlıkları veriyordu:
"Irak ve Güneydoğu'daki gelişmeler, ABD ve AB ile ilişkiler, yüksek cari açık nedeniyle ekonominin artan riskleri."
Bu sözlerinin hemen arkasından 1 Mart tezkeresinin Meclis'ten geçmemesinden duyduğu endişeyi dile getirerek, "Türkiye, Kuzey Irak'ta "Kızılay" konumunda bile olsa mutlaka olmalıydı" diyordu.
TÜSİAD'ın "erken seçim istememe" talebini de yorumlarına ekleyen siyasetçi, "AKP cumhurbaşkanlığında uzlaşma sağlarsa, büyük sermayeden seçimden sonra destek sözü almış oldu" saptamasını yapıyordu.
Dün de "seçim sonrası" vurgusunun ihmal edilmediği; içinde Oya Baydar, Ümit Fırat, Fuat Keyman, Osman Kavala, Şefik Beyaz, Tarık Ziya Ekinci, Rojbin Tugay, Yusuf Alataş ve Ümit Kardaş gibi isimlerin olduğu akademisyen, işadamı, hukukçu ve yazarlardan oluşan "Sivil Diyalog Platformu"nun toplantısındaydım. Bir süre önce PKK'ya silahları bırakma çağrısı yapan "Platform", bütün bir toplumun karşı karşıya kaldığı ayrışmayı etkisizleştirmeyi hedefleyen "diyalog" arayışını ve "ortak bir barış dilinin oluşması" talebini dile getiriyordu.

Göç eden yoksulluk
Sorunların başına, "farklı kimliklere sahip yurttaşların barış içinde bir arada yaşamasını sağlayacak demokratik zeminin oluşturulup yerleştirilmemesini" koyan platformda söz alanlardan yola çıkarak şu saptamaları yapmak mümkün.
Birincisi: Hükümetler, Güneydoğu'da barış politikaları üretirken asker ile karşı karşıya kalıyor. O nedenle de kalıcı bir strateji geliştiremiyor. (Örnek; Tayyip Erdoğan'ın "Kürt sorunu vardır" sözünün ardından geri adım atmak zorunda kalması) Bu nedenle toplumsal bir sahiplenme yaratmak ve oluşturulan kamuoyu desteği ile seçimlerden sonra iş başına gelecek hükümete hareket serbestisi sağlayacak iklimi yaratmak için harekete geçiliyor.
İkinci: Bugüne kadar "terör" ve "şiddet" eksenli sorunların tartışıldığı Güneydoğu'da artan yoksulluğun, Türkiye'nin her yerine göç ettiği vurgulanıyor. Koç Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Keyman'ın diye getirdiği "Diyarbakır'ın sınırı nerede bitiyor?" sorusu, bölgesel sorunların ülke genelini esir aldığına işaret ediyor.
Yapılan bir araştırmadan örnekler veren Keyman, Taksim civarındaki bir semtte öğrencilerin yüzde 42'sinin ve sigortasız çalışanların da yüzde 90'nından fazlasının Kürt kökenli olduklarını belirtiyor.

Duygusal alan
Üçüncüsü: Hakkâri'den toplantı için gelen avukat Rojbin Tugan'ın "Kürtlerden bahsetmiyorum, bir hayatı değiştirebilir miyiz? Hepimiz bir şeylere dokunmalıyız. Her dakika çok önemli, artık insanların beklemeye sabrı yok. Hep güçlerden bahsetmeyelim, biz bir güç yaratalım. Her şey olumsuz olamaz, umut olmalı" sözleri, "duygusal bağlara" duyulan ihtiyacın "en kritik" yerine gelindiği anlatıyor.
DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar'ın geçen ay izlediğim Denizli'deki "İktidara Yürüyüş" mitinginde, "Denizli'de 110 şehit verildi, 111'inci olmasın, benim derdim bu" diyordu.
Sorun öyle can yakıcı bir halde ki, herkes bardağı taşıran "son damla" tehditine karşı önlem alma ihtiyacı duyuyor. Bu nedenle de Rojdin ile Ağar'ı buluşturan "duygusal" alan, siyasi aktör haline geliyor.
Yarının bile geç olacağı bir gün gelebilir ve gelmemeliden hareketle...

syilmaz@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Değişen takvimlerin silecekleri, siyasal makyajları akıtırken...
2006 yılı takviminin bitmesine 4 yaprak kaldı...
Melih AŞIK
Ne büyüme ama!
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), gelir istat...
Fikret BİLA
Milli gelir ve asgari ücret düzeyi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) milli gelir ...
Hasan CEMAL
Acının, umudun, siyasetin dili!
Sivil Diyalog Platformu, bir kısmını yakından...
Güneri CIVAOĞLU
367 çıtası
Cumhurbaşkanı seçimi için şu "367" tartışması...
Can Dündar
Bir halkla ilişkiler dehası
Karadeniz gemisinin adını ilk kez Hollanda'da...
Abbas GÜÇLÜ
Evren: Üçte iki şartı var
TBMM'de üçte iki çoğunluk sağlanmadan, bırakı...
Hurşit GÜNEŞ
Yoksulluk azalıyor, gelir dağılımı iyileşiyor!
Bu hafta TÜİK önce gelir dağılımı, sonra da y...
Doğan HEPER
Erdoğan Çankaya'ya çıkamaz
Muhalefetin gündeminde erken seçim ve sine-i ...
Semih İDİZ
Washington, Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasına sıcak bakmıyor
İçeride ve dışarıda başı yeterince dertte ola...
Sami KOHEN
Bir çatışma noktası daha...
Somali'nin adını, Türkiye'de çoğumuz belki de...
Hasan PULUR
Alpaslan Türkeş, Nâzım Hikmet'in şiirini niçin okudu?
GEÇENLERDE gençten biriyle konuştuk, üniversi...
Derya SAZAK
Saddam kararı
Irak'ta yüksek mahkeme, Duceyl davasında Sadd...
Meral TAMER
Türk ve Kürt annelerin ortak dili
Türk ve Kürt aydınların biraraya geldiği Sivi...
Yaman TÖRÜNER
Yıl biterken ekonomi
Ekonomide iyiler ve kötüler var. Ama, bir büt...
Güngör URAS
15 milyon yoksulumuz var
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) peş peşe...
Serpil YILMAZ
Yoksulluk ayrışma ve duygular
Siyasette önemli bir isim sohbetimizde, "Yeni...
M. Ali BİRAND
Bütün mesele mayın haritası mı?
Geçenlerde, Enis Berberoğlu'nu okurken ne den...

© 2006 Milliyet