|
 |
|
|
Uykusu kaçan ayı
yural@milliyet.com.tr
Bu hafta, okurum Murat Keklikoğlu'ndan bir mektup aldım. Size, buradan bir bölüm aktarıyorum. Bu, genç okurların yaşamla, doğayla, hayvanlarla ne denli ilgili olduklarını göstermesi ve son günlerde gazetelere de yansıyan haberlerle bir paralellik kurmamız açısından da önemli.
* * *
"Yalvaç Abi Selamlar, Bodrum'da bahçemizde bir kaplumbağa var. Önceki yıllarda kışın ortalıktan kaybolurdu. Ama bu yıl galiba havalar sıcak gittiği için kış uykusuna yatmadı ya da yattıktan sonra uyandı. Şimdi havalar soğuyunca sanırım kendini gömecek hareket kabiliyetini yitirdi. Acaba bir çukur açıp içine koyalım mı, yoksa kendi haline mi bırakalım? Bu konuda danışabileceğimiz bir veteriner telefonu verebilir misiniz? Yardımcı olabilirseniz sevinirim. Teşekkürler, iyi çalışmalar."
* * *
Geçen yıla kadar bizim bahçede de iki kaplumbağa vardı. Sanırım beş yıla yakın bizimle birlikte yaşadılar. Onlara her baktığımda Osman Hamdi'nin "Kaplumbağa Terbiyecisi" tablosu aklıma gelirdi. Çünkü bizim kaplumbağalarla tanışıncaya kadar, kaplumbağaların evcilleşebileceğini, terbiye edilebileceğini hiç düşünmezdim. Kış bitip de havalar ısınmaya başlayınca nereye saklandıklarını bir türlü bulamadığımız bu kaplumbağalar, yuvalarından çıkar ve mutfak kapısının balkonunun önüne gelirlerdi. Kızım, özellikle de eşim, elinde bir meyve kabuğu, marul yaprağı ya da içine domates doğranmış bir tabakla çıkarsa neredeyse koşarak onun yanına gelir, önlerine konulan yemeklerini yemeye başlarlardı. Kaplumbağalardan yaşlısı dişi, öteki genç olan da erkekti. Eğer eşim çimenlerin üstüne bir yiyecek koyduysa kıyasıya, iki tahtanın birine çarpması gibi ses çıkararak tokuşurlar, birbirlerinin elinden yiyeceği almaya çalışırlardı. Böyle durumlarda genç olan hep yaşlıyı kaçırırdı. Bu yüzden, hır çıkmasın diye, yemeklerini ayrı ayrı yerlere koyardı.
* * *
Duymuşsunuzdur, Rusya'da, aralık ayına gelinmesine karşın sıcakların sıfırın altına düşmemesi hayvanları ve insanları etkilemiş. Mevsim normallerinin üzerinde olan hava da insanların sinir sistemleri üzerinde önemli etkiler yapıyormuş. Yine, bir bilim adamı Arkadiy Tişkov, "Küresel ısınmanın hayvanlar dünyasındaki dengeleri bozduğunu, kuşların kış gelmesine karşın hâlâ güneye göç etmediklerini, bazı çiçeklerin erken açtığını ve ayıların da kış uykusuna yatmadığını," söylüyor.
* * *
2006 Aralık ayının, son 300 yılın en sıcak aralık ayı olduğunu açıkladı Hollanda meteoroloji kurumu. Bunun küresel ısınmayla bağlantılı bir değişiklik olduğunu, söyleyen Hollandalı uzmanlar, ayrıca bununla birlikte sel baskınlarının, kuraklığın ve denizlerin yükselmesi gibi tehlikelerin artacağını, söylüyor.
* * *
Bu arada, küresel ısınma nedeniyle kar yağmayan ülkelerden İsviçre'de kış turizmini yaşatabilmek için Alp Dağlarına yapay kar püskürtmüşler. Bu sabah televizyonda, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, "Bayramda kış turizmi yapacaklar merak etmesinler, Uludağ'a kar yağacak!" diye bir kehanette bulundu. Sonra, ülkemizdeki tüm illerin hava yapısını her gün incelediklerini, dileyenin oturduğu yere ve bölgeye göre havanın içindeki yapı oranlarını öğrenebileceğini, duyurdu.
* * *
Sanırım küresel ısınma ve dünyamızı bekleyen felaketlerle ilgili çözümleri, öğüt ve önerileri vardır. Kim bilir, belki Murat'ın kaplumbağasının uykusuzluk sorunu için de bir çözüm bulur.
|
|
|

|