Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 29 Aralık 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
ATV | CINE-5 | CNBC-E | CNN-TÜRK | KANAL 7 | KANAL D | LİG TV | NTV | STV
SHOW | STAR | TGRT | TRT 1 | TRT 2 | TRT 3 | TV 8 | HABERTURK
DIGITURK COMEDYMAX | DREAM TV | DISCOVERY CHANNEL
Okurlardan


MUSTAFA Sönmez çok güzel bir araştırma yapmış. Benim de hep kendime sorduğum bir soruya rakamlarla açıklık getirmiş. Reklam kirliliği ile yüz yüze olduğumuzu söylüyor. Türkiye'nin gerçekliğinin üstünde bir medya niceliğine sahip olduğunu ve bu medya kalabalığının reklam ile yaşadığını; yaşarken de tarifeleri sürekli aşağıya çektiğini vurguluyor. Türkiye'de 30 saniyelik bir TV spotunun prime time ortalama fiyatı 1800 dolar iken Meksika'da 7820, İngiltere'de 44.500 İspanya'da 18.900 dolar olduğunun altını çiziyor. Reklamın değeri bizde yerlerde. Sönmez devam ediyor "Yer gök reklamdan geçilmezken ulaşılan reklam harcaması 2 milyar dolar. Milli gelirin binde 4.7'si" Worldwide Advertising Market 2004 - 2005 raporuna göre bu oran gelişmiş yedi büyük ülkede ortalama yüzde 1'in ya da binde 10'un üzerinde. Sönmez'den bir çarpıcı örnek daha geliyor: Nüfus başına reklam harcaması AB ortalaması 190 euro, ABD ortalaması 479 euro, bizde ise yaklaşık 19 euro. O maçlarda kafam büyüklüğünde her dakika giren ilanlar, sanal reklamlar, gerçek reklamlar.... Yani amma reklam almış sözünün karşılığı işte yukarıdaki rakamlar.
VOLKAN Özdemir eski "Bir Demet Tiyatro"yu arayanlardan; "Yılmaz Erdoğan, bir türlü mahallesine dönemedi, kahvede oturamadı, İri Hikmet ile bile karşılaşmadı. Bence bunun sebebi Yılmaz Erdoğan'ın senaryoyu kaldığı yerden ufak değişikliklerle değil, karakterlerin dört yıl sonraki halleriyle ve gayet gerçekçi bir şekilde yazmış olması. Herkes dört yıl içinde o kadar çok acı çekmiş ki izleyiciyi güldürecek hali kalmamış". Okurum devam ediyor: "Ama beni güldürmese de izlemeye devam edeceğim. Sadece duvardaki Burhan Çıtır resmine bakıp duygulanmak bile bana yetiyor."
İSMAİL Yolcu alternatif sabah programlarından bahsediyor. TV8'de salı günleri program yapan Süleyman Beledioğlu'ndan bahsetmiş. Enerjik, esprili işinin ehli bir eğitimci. Öğrencileri ona "Bonus Hoca" diyorlarmış. "Bonus Hoca" ya da "Bonus Sülo" (okurum böyle bahsetmiş) Hoca'yı biz de buradan önerelim okurlara. Bir izleyin bakalım.

s.kologlu@milliyet.com.tr






  Sina
  KOLOĞLU
Okurlardan

© 2006 Milliyet