
|
|
|
 |
|
|
Bu yıl da Hülya Avşar ve Demet Akalın yılı olmasın!
Aman da bir ilişkim olsun diye cebelleşmeyin! Evlenmek için değil yuvalanmak için evlenin! Olmadığınız biri gibi davranmayın! Yeni yıl geldi hoş geldi!
www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88
Yarın 2006 yılının son günü! Atın kendinize bir "reset", öyle başlayın yeni yıla! İşte size "bu yıl bunları yapmayın"önerilerim:
Hülya Avşar gibi, sırf tepenizde bir erkek olsun, "aman da bir ilişkim olsun da göstereyim" diye kimseyle ilişki yaşamaya ya da yaşıyormuş gibi yapmaya kalkmayın! Birini sevmeden kendinizi onu sevmek için ikna etmek zor iş vallahi!
Demet Akalın gibi sırf evlenmiş olmak için evlenmeyin! Önemli olan "ev"lenmek değil, "yuva"lanmaktır!
Bülent Ersoy gibi abarta abarta kırıtmayın! Ne o öyle!
Ben daha böyle sıralamaya devam edecektim ama kocacığım dikildi bilgisayarımın başına, "Yeni yıla böyle negatif başlanır mı hiç?"dedi!
Haklı vallahi!
"Doğru çağrışım" yapsınlar diye onları yazıyordum... Bir işe yarasınlar canım!
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Ben bu yılı "çağrışım" yılı ilan etmeye karar verdim. Siz ne isterseniz onu ilan edin!
Zeka nedir? Olaylar arasında doğru bağlantıyı kurabilme, yani "çağrışım" hızıdır. "O öyleyse, bunun da böyle olma ihtimali şu kadardır" gibisinden. İhtimal hesabınızın sonucuna her ters düşen hareketinize de "zaaf" denir.
Diyelim ki, sevgiliniz sizi terk edecek diye ödünüz patladığı için onun her dediğini yapıyorsunuz... Böyle bir durumda terk edilme ihtimaliniz yaklaşık yüzde 90'dır. Kalan yüzde 10 da adamın ya da kadının "efendi-köle fantezisi"ne tekabül eder...
Yine diyelim ki, etrafınızda sizinle ilgilenen sürüyle insan var. Böyle bir durumda da size yüz vermeyen kişi diğerlerinden farklı olduğu için ona aşık olma oranınız yüzde 80'dir. Kalan yüzde 20 ise hayatınızı fazla konformist yaşadığınızı gösterir. Çünkü size kayıtsız olana duyduğunuz ihtiyacı sorgulamaktan, kendinizi anlamaktan uzaksınızdır.
Bir başka örnek de, aklına evlenmeyi koyup da bir türlü evlenemeyenler olabilir. Böyle bir durumda karşılarına "doğru erkek" çıkmamış olması ihtimali yüzde 10'dur. Kalan yüzde 90 hayatlarında istediklerini bilmedikleri şeylerin toplamıdır. Yani kazara hayat mağdurları...
Yani, yani, yani diyeceğim şu ki, hani başta sıraladığım isimler vardı ya, işte onlar size "laboratuvar" hizmeti vermelidir. Madem hayatlarını "promosyon" olarak piyasaya sürüyorlar, bu hizmeti vermek de onların görevi. Değil mi ama?
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Bu yazdığım örneklerin ortak "zaaf"ları nedir peki? Kendilerini değersiz hissetmeleri yüzünden insanların ilgisini çekme arzuları... Sevgi yanılsaması...
Siz kendinizi sevmezseniz sizi kim sevse işinize yaramaz...
İyi oyunlar herkese...
Küçük Oyun Köşesi!
Sevgiliye yeni yıl testi
Sevgilinizin sizinle ilgili geleceğe dair planları olup olmadığını test etmek istiyorsanız, ona "Yılbaşı gecesi evde olmak istiyorum" deyin. "Olur, ben de arkadaşlarla buluşacağım" derse onu terk edin. Zaman kaybetmenin ne alemi var! Ama yeni yıla sizinle birlikte girmek istediğini söylerse o zaman başka...
Kılavuz karga oyunu!
Kadın: Bu yıl nasıl bir yıl olacak sence?
Erkek: Sen nasıl istersen öyle olacak, güzelim benim!
* * *
Erkek: Bu yıl nasıl bir yıl olacak sence?
Kadın: Ben nasıl istersem öyle olacak, biliyorsun...
Öptüm sizi
Bülent Ersoy'un sahne aldığı bir mekanda masaların üzerine çıkmasını bir magazin programında seyredince, yine "Aman Tanrım!" dedim tabii! Mal varlığının bir kısmını büyük iş makinelerine yatırması aklıma geliveriyor. Haberlerde seyrettiğim gecekondu yıkımları, kendilerini bu büyük iş makinelerinin önüne atan insanlar falan geliyor aklıma... Çağrışım işte! Nereye gideceği belli olmuyor.
Eski manken Sibel Ceylan ve Burak Aziz'in yaşadıkları nasıl da Semra hanımla kızı Seçil'in tıpatıp aynısı değil mi? Yeni yılda da aynı programları seyretmeye devam edeceğiz herhalde. Ankaralı Turgut da bu yolun yolcusu gibi... Sil baştan öpelim mi?
|
|
|

|
|