|
 |
|
|
İŞTE ANAYASA MAHKEMESİ'NİN 'TEK ÇATI'YI İPTAL GEREKÇESİ:
Yasa önünde eşitlik 'herkese aynı kural' anlamına gelmez
Anayasa Mahkemesi, Sosyal Sigortalar Yasası'nın kısmi iptalini, 'Memurun hukuki durumu anayasal fark taşıyor' diyerek gerekçelendirdi. Yüksek Mahkeme, farklı kesimler arasındaki eşitsizliğin iyileştirmelerle kapatılmasını istedi
ANKARA Milliyet
Anayasa Mahkemesi, çalışanların tek sosyal güvenlik çatısı altında toplanmasını öngören Sosyal Sigortalar Yasası'nın kısmi iptaline ilişkin gerekçeli kararında, yasa önünde eşitliğin 'herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı' anlamına gelmeyeceğini bildirdi.
Kararda, memurlar ve kamu görevlilerinin hukuksal konumlarının diğer sigortalılara göre farklı olduğu vurgulanarak, "Eşitlik ilkesinin amacı, aynı hukuksal durumdakilerin aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayrım ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir" denildi.
Eleştirilere yanıt niteliğinde
Anayasa Mahkemesi, kısmi iptal kararının, işçi ve memurlar arasında ayrım yapıldığı eleştirilerine de yanıt olacak gerekçesini yayımladı. "Emekli aylığının hesaplanması, prime esas kazanç, aylık bağlama oranı ve emeklilik yaşı" gibi temel maddeleri kamu çalışanları yönünden iptal eden Yüksek Mahkeme, düzenlemeler yapılırken aktüeryal dengenin bozulmaması gerektiğine vurgu yaptı.
Anayasa Mahkemesi, yasayla SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı kapsamındakilerin aynı sistem kapsamına alındığını, ancak düzenlemeler yapılırken, sosyal güvenlikten yararlanacak olanların hukuksal konumlarının, Anayasa'nın 10. maddesindeki "eşitlik" ilkesi kapsamında gözetilmesi gerektiğini dile getirdi.
Benzer düzenlemeler yapılabilir
Kararda, bu ilkeyle aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara, ayrı kurallar uygulayarak, yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesinin yasaklandığı ifade edildi.
Kararda şu ifadelere yer verildi: "Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa, Anayasa'da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez. Çalışma yaşamında kimilerinin hukuksal konumlarından kaynaklanan değişik kurallara bağlı tutulmaları, diğer çalışanlardan ayrıcalıklı duruma gelmeleri anlamına gelmez. Yaptıkları işin özelliği nedeniyle aynı kurallara bağlı tutulamayanlar için de koşut düzenlemeler getirilerek ekonomik ve mali haklar yönünden eşitlik sağlanabilir."
Memurların konumu farklı
Çalışanların emekli yaş haddi ve prim ödeme gün sayılarının belirli bir ölçü ve denge gözetilerek yükseltilmesini öngören düzenlemenin "sosyal güvenlik hakkını ortadan kaldıran veya onu kullanılmayacak ölçüde sınırlayan bir düzenleme" olarak görülemeyeceği kaydedilen kararda, memurlar ve diğer kamu görevlileri açısından şu yorum yapıldı:
"Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin hukuksal konumlarından kaynaklanan özellikleri Anayasa kurallarına da yansımıştır. Bu özellikleriyle memurlar ve diğer kamu görevlilerinin hukuki konumları, İş Kanunu'na göre prime dayalı sigorta esasıyla çalışan kesimden farklıdır."
Memurlar ve diğer çalışanlar için arasındaki temel farklara da vurgu yapılan kararda, grev hakkının sadece işçilere tanındığı, kamu görevlilerinin siyasi parti üyeliğine ise yasak getirildiği, işçi ve kendi namına çalışanların tabi olduğu prime dayalı sigorta esasının özel sigortaya benzer nitelik taşıdığı hatırlatıldı.
Gerekçede, kamu görevlilerinin maaşlarının her ocak ve temmuzda tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranında arttırılmasının kamu görevlileri yönünden Anayasa'ya aykırı bulunduğuna da yer verildi.
Dengeler bozulmamalı
Kararda ayrıca şu noktalara dikkat çekildi:
Yaşlılık aylığıyla emeklilik maaşının benzerlikleri bulunmasına rağmen, önemli farklılıklar barındırdığı da bir gerçektir. Yasa koyucu, memurlara ödenecek emekli maaşı ile diğer çalışanlara ödenecek yaşlılık maaşının hesaplanmasında, benzerlik ve farklılıkları da dikkate alarak, aktüeryal dengeleri bozmadan düzenlemeler yapabilir.Memurlar ve diğer kamu görevlileri ile bunlar dışında kalan sigortalıların, yukarıda belirtilen özellikleri gözetilmeksizin aynı sisteme bağlı tutulması Anayasa'nın 2, 10 ve 128. maddelerine aykırıdır."
BU DA KARŞI GÖRÜŞ
Sağlıkta ayrımcılık insan onuruna aykırı
Yüksek Mahkeme'nin kamu görevlileri yönünden iptal edilen bazı kararlarına katılmayan Başkanvekili Haşim Kılıç ile üye Serruh Kaleli, karşı oy gerekçesinde, tüm kesimlere sunulan sağlık hizmetinin farklı statüler nedeniyle farklı uygulanmasının 'insan onurunun eşitliği'ne aykırı olduğunu savundu.
Karşı oy gerekçesinde, insan olma onurunu taşıyan herkesin sağlıklı yaşama hakkının en temel ve öncelikli hakkı olduğunu vurgulandı.
Gerekçede, devlet görevlerinin kamu görevlilerince yürütülmesinin, emeklilik statüsündeki farklılığın kaynağı ve dayanağı olarak gösterilmesinin de kabul edilemeyeceği vurgulandı. Kaleli ayrıca, halen kadında 58, erkekte 60 olan emeklilik yaşını "inandırıcı ölçü göstermeden" 40 yıl sonra erkekte 5, kadında 7 yıl ileri attığına dikkati çekerek, düzenlemenin "yaşam umut yılı sayı" ortalamasının erkekte 80'e, kadında 83'e çıktığı bir hesap üzerine inşa edildiğini ifade etti.
Diş protezinde 'farklı uygulama'
Yüksek Mahkeme'nin gerekçesinde, yasanın 63. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde 18 yaşını doldurmayanlarla 45 yaş ve üzerindekilerde diş protez giderlerinin belirlenen tutarının yüzde 50'sinin kurumca karşılanacağı belirtildi. Bu maddeyle diş protez giderlerinde yaşa bağlı sınırlama getirildiği kaydedildi.
Gerekçede, "Genel sağlık sigortasının tüm nüfusu kapsaması nedeniyle diş protez giderlerinin karşılanmasında belirli yaş gruplarına ödeme yapılmaması ya da belli oranda ödeme yapılması devletin kaynaklarının yeterliliği ölçüsünde yasa koyucunun takdirindedir" denildi.
|
|
|

|