|
 |
|
|
Muhalefet yılı
2007'de Türkiye'nin önünde iki büyük seçim var:
Yeni cumhurbaşkanı mayısta göreve başlayacak, kasımda yeni parlamento için seçime gidilecek. Muhalefet, son haftalarda daha çok Çankaya odaklı bir strateji sürdürüyor.
CHP lideri Deniz Baykal, AKP'nin cumhurbaşkanını 'tek başına' seçmeye çalışması ve ilk turda milletvekili sayısının 367'nin altında kalması halinde Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini açıkladı.
Baykal ile konuştuk. Anayasa Mahkemesi hukuki durumu netleştirmeden turlara devam edilemeyeceği görüşünü savunuyor.
Çankaya sorununun 'krizsiz' aşılması, seçimlerdeki atmosferi de etkileyecek.
AKP'nin cumhurbaşkanını seçmeden 'erken seçim'e gitmeyeceği artık netleşti.
Ankara kulislerinde Sezer'in görev süresi dolmadan 'istifa' ederek Türkiye'yi seçime götürebileceğine dönük senaryolar da inandırıcı bulunmuyor.
CHP lideri Deniz Baykal, 'Bu yolu önerenler seçime nasıl gidileceğini de göstersinler. Anayasa'da Çankaya'nın boşalması halinde ne yapılacağı belli. Nisandaki turlar beklenmeden Meclis yeni cumhurbaşkanını seçer. Sezer'e umut bağlamak doğru değil. Cumhurbaşkanı görevini zamanında devredecek' diyor.
Henüz AKP cephesinden ses çıkmıyor, ama nisanda turlar başlamadan Erdoğan'ın muhalefetle bir uzlaşma araması da olasıdır.
Tek parti iktidarlarını 'ikinci dönem'lerinde bekleyen tuzak, çoğulculuktan uzaklaşmaları, 'oligarşik yapılanmayı demokrasinin önüne geçirmeye' çalışmalarıdır.
Meclis'teki bütçe görüşmelerinde 'muhalefet'e olan tahammülsüzlük, AKP'deki 'diktacı' eğilimleri gözler önüne serdi.
Seçime gidilmeden parti liderini 'cumhurbaşkanı seçtirme' süreci de Ortadoğu'da örneklerine rastladığımız 'tek adam' dönemlerine kapıyı açar. Türkiye'de rejim giderek Suriye, İran ve Irak'a benzeyebilir.
Nitekim medyaya yönelik vergi baskıları, Cumhurbaşkanı Sezer ve Anayasa Mahkemesi'nce engellenen 2/B orman arazilerinin satışının 'seçim malzemesi' yapılmasına yönelik, mülkiyet haklarını hiçe sayan kimi davalar, AKP iktidarının 'ikinci dönemi'ne ilişkin tehlikeli sinyallerdir.
Estirilen linç rüzgârının arkasında umarız Çankaya'ya dönük tutku ve öfkeler rol oynamıyordur!
AKP, medya üzerinden muhalefetin sesini kısmaya çalışmak yerine erken seçimi göze alabilmeliydi. O zaman, işsizlik ve yoksulluk gibi Türkiye'nin gerçek sorunlarının, ekonomideki 'Lale Devri'nin gündeme geleceği bir 'hesaplaşma' adil olurdu.
Muhalefet, Çankaya yerine seçime odaklanırsa AKP kaybeder!
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|