Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 02 Ocak 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Muhalefet yılı


2007'de Türkiye'nin önünde iki büyük seçim var:
Yeni cumhurbaşkanı mayısta göreve başlayacak, kasımda yeni parlamento için seçime gidilecek. Muhalefet, son haftalarda daha çok Çankaya odaklı bir strateji sürdürüyor.
CHP lideri Deniz Baykal, AKP'nin cumhurbaşkanını 'tek başına' seçmeye çalışması ve ilk turda milletvekili sayısının 367'nin altında kalması halinde Anayasa Mahkemesi'ne gideceklerini açıkladı.
Baykal ile konuştuk. Anayasa Mahkemesi hukuki durumu netleştirmeden turlara devam edilemeyeceği görüşünü savunuyor.
Çankaya sorununun 'krizsiz' aşılması, seçimlerdeki atmosferi de etkileyecek.
AKP'nin cumhurbaşkanını seçmeden 'erken seçim'e gitmeyeceği artık netleşti.
Ankara kulislerinde Sezer'in görev süresi dolmadan 'istifa' ederek Türkiye'yi seçime götürebileceğine dönük senaryolar da inandırıcı bulunmuyor.
CHP lideri Deniz Baykal, 'Bu yolu önerenler seçime nasıl gidileceğini de göstersinler. Anayasa'da Çankaya'nın boşalması halinde ne yapılacağı belli. Nisandaki turlar beklenmeden Meclis yeni cumhurbaşkanını seçer. Sezer'e umut bağlamak doğru değil. Cumhurbaşkanı görevini zamanında devredecek' diyor.
Henüz AKP cephesinden ses çıkmıyor, ama nisanda turlar başlamadan Erdoğan'ın muhalefetle bir uzlaşma araması da olasıdır.
Tek parti iktidarlarını 'ikinci dönem'lerinde bekleyen tuzak, çoğulculuktan uzaklaşmaları, 'oligarşik yapılanmayı demokrasinin önüne geçirmeye' çalışmalarıdır.
Meclis'teki bütçe görüşmelerinde 'muhalefet'e olan tahammülsüzlük, AKP'deki 'diktacı' eğilimleri gözler önüne serdi.
Seçime gidilmeden parti liderini 'cumhurbaşkanı seçtirme' süreci de Ortadoğu'da örneklerine rastladığımız 'tek adam' dönemlerine kapıyı açar. Türkiye'de rejim giderek Suriye, İran ve Irak'a benzeyebilir.
Nitekim medyaya yönelik vergi baskıları, Cumhurbaşkanı Sezer ve Anayasa Mahkemesi'nce engellenen 2/B orman arazilerinin satışının 'seçim malzemesi' yapılmasına yönelik, mülkiyet haklarını hiçe sayan kimi davalar, AKP iktidarının 'ikinci dönemi'ne ilişkin tehlikeli sinyallerdir.
Estirilen linç rüzgârının arkasında umarız Çankaya'ya dönük tutku ve öfkeler rol oynamıyordur!
AKP, medya üzerinden muhalefetin sesini kısmaya çalışmak yerine erken seçimi göze alabilmeliydi. O zaman, işsizlik ve yoksulluk gibi Türkiye'nin gerçek sorunlarının, ekonomideki 'Lale Devri'nin gündeme geleceği bir 'hesaplaşma' adil olurdu.
Muhalefet, Çankaya yerine seçime odaklanırsa AKP kaybeder!

dsazak@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Saddam ve Arap milliyetçiliği
SADDAM Hüseyin'in asılmasına üzülmedim, fakat...
Melih AŞIK
Kredi kartınız...
Kredi kartlarının vatandaş üzerindeki yıkıcı ...
Hasan CEMAL
Umudun cenazesi!
Bir şehir, sabah vakti bir kahve. Kimsecikler...
Abbas GÜÇLÜ
Gençlerin 2007 beklentileri
2007'nin, önümüzdeki 10 yıla damgasını vuraca...
Hurşit GÜNEŞ
2007'de bizi bekleyenler
Bugün, mübarek Kurban Bayramı'nın üçüncü günü...
Derya SAZAK
Muhalefet yılı
2007'de Türkiye'nin önünde iki büyük seçim va...
Güngör URAS
Yılbaşı kartı (...bu kart başka kart)
Yılbaşı kartı niyetiyle zarfı açtım. İçinden ...
Serpil YILMAZ
Meclis sıralarında 90 öğrencisi oturuyor
Nişantaşı sosyetesinin geçit yaptığı Abdi İpe...

© 2006 Milliyet