Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yeni bir yıl, yeni bir hayat neden olmasın ki?

Satır Arası / Deniz Sipahi

Bir arkadaşım şöyle bir mail geçmiş bana. Kendisi aslında birçok başarılı işe imza attı. Ama sıkılgan bir yapıya sahiptir. Bir şirketin genel müdürüyken istifa edip Amerika'ya gitti. Sonra döndü Türkiye'ye yine bir şirketin genel müdürü oldu, ama sıkıldı bu sefer de Avustralya'ya gitti. Şimdi yine Türkiye'de, yine bir şirketin Genel Müdürü... Yarın ne yapacaÇı belli olmaz. Sizlerle de paylaşmak istedim.
* * *
"Bu e maili okuyan siz şanslı kişiler; düşünün ve bana geri dönün... Ben ölümden döndükten sonra bana şunu demek alışkanlık oldu. 'Amannnnnnn ölse idik bilmeden, görmeden gidecektik. Yaşa da gör.'
Şimdi söyleyin bakalım yarın öleceÇinizi bilseydiniz önce ne yapardınız?
O zaman niye yapmıyorsunuz hala? En azından bilincine varın istedim. Ben mi ne yaptım? Ooo çok örnek var. Birini yazayım bari... Avustralya'da Irish Pup'da iş bulmuştum, ama hep bar tarafında çalışmak istedim... Fakat bir gün bile olmadan sahibi beni mutfaÇa arkaya aldı, ben de işten çıktım. 'Bu beceremez' dedi herhalde. Ve hep içimde kaldı. Ama bunu kimseye de söyleyemedim. Çünkü barda çalışmak ayıp sayılırdı. Zaten Türkiye'de olsaydım mümkün deÇildi. Ölümden döndükten sonra ilk işim yaşa başa bakmadan restoran, barda çalışmak oldu. Hem de çok iyi yaptım. Hem de hiç utanmadım, çıktım göÇsümü gere gere söyledim orada burada... İspanyol arkadaşlarım, aşçı dostlarım oldu ve ben artık bir restoran, barda yemek yerken arka tarafta nelerin döndüÇünü çok iyi biliyorum. Bahşiş verirken cimri olmamayı, vermezsem nasıl küfür yiyeceÇimi biliyorum artık?
* * *
Bir de hikaye yollamış. Amerika'da bir üniversitede, Profesör derse şöyle başlamış:
"- Düşünün ki bugün dünyanın son günü. Yarın bu saatte her şey bitecek. Kurtuluş şansınız yok. Bugün ne yapardınız?"
Tüm öÇrencilerden bir çok deÇişik cevap gelmiş:
- İbadet eder Tanrıdan günahlarımı affetmesini dilerdim.
- Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım.
- Ailemle zamanımı geçirirdim.
- Anneme veya babama giderdim.
- Arkadaşlarımla yarım saat eski günlerdeki gibi basket oynardım.
- Barbekü partisi yapardım.
- Sevgilimle son ana kadar sevişirdim.
- Tüm sevdiÇim yemekleri son bir defa yerdim.
- Yatar uyurdum.
- Ormanda son defa dolaşırdım.
- Güneşin doÇuşunu ve batışını son defa seyrederdim.
- Akşam yıldızları seyrederdim.
- En sevdiÇim yemeÇi hazırlar tüm sevdiklerimi akşam yemeÇe davet ederdim.
- Piknik yapardım.
- Hayatta en çok gitmek istediÇim yere gider orda ölümü beklerdim,
- Jet uçaÇına binerdim.
- Üzdüklerimi arar özür dilerdim beni affetmesini isterdim.
Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış. Sonra gülerek...
- 'Çocuklar bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı?' diye sormuş."
* * *
Hem bu hikaye, hem arkadaşımın kendi hayatından anlattıÇı güzel örnek; insanların zaman zaman özeleştiri yapması gerektiÇini söylüyor. Ve belki de en önemlisi insanların hayatlarını deÇiştirebilme iradesine ve gücüne sahip olmaları gerektiÇini anlatıyor. Yeni bir yıl, bugüne kadar yapamadıklarınıza yapmanıza yardımcı olabilir mi?

dsipahi@milliyet.com.tr








EGE
Metin Oktay
Emeklilik hakkında her şey
Tek ayak üstünde
Konteyner uzakta çöpler ise yerde
Yeni bir yıl, yeni bir hayat neden olmasın ki?





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet