
|
|
|
 |
|
|
AKP ile Merkez Bankası arasındaki kavga büyüyor
Gedikli: Merkez Bankası özerk cumhuriyet değil
Hükümetten, Merkez Bankası'na yönelik eleştirilere bir yenisi daha eklendi. AKP Genel Başkan Yardımcısı Gedikli, Merkez'in bağımsızlığını 'özerk cumhuriyet gibi' algılamak durumunda olmadıklarını, başkanın siyasete dönük açıklamalar yaptığını söyledi
Abdullah Karakuş - Ankara
Hükümetin, Merkez Bankası'na yönelik olarak, Süreyya Serdengeçti döneminde başlayan eleştirileri, kendisinin atadığı şimdiki başkan Durmuş Yılmaz döneminde de aralıksız devam ediyor. Yeni başkan atama sürecindeki tutumu yüzünden çok eleştirilen hükümet, her fırsatta faizlerin yüksekliğini gündeme getirerek bankayı eleştiriyor.
Bir süre önce Başbakan Erdoğan'ın, "Merkez Bankası Başkanı faizlerin bir yıl inmeyeceğini nasıl söyler?" diyerek gündeme getirdiği faizler konusunda, AKP'nin mali işlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Gedikli de sert açıklamalar yaptı. Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın açıklamalarına tepki gösteren Gedikli, "Merkez Bankası özerk cumhuriyet değildir. Hükümetin belirlediği hedeflere uygun davranmalıdır" dedi.
'Siyasete dönük açıklama'
Gedikli Milliyet'e yaptığı açıklamada Merkez Bankası'nı şöyle eleştirdi:
"Merkez Bankası Başkanı'nın siyasete dönük açıklamaları oluyor. En son geçen gördüm, 'siyaset kısa vadeli bakıyor, bir yıl boyunca para politikamızı değiştirmeyeceğiz' dedi. Yani bu dolaylı olarak da faizlerin indirilmeyeceği şeklinde yorumlanıyor. Bu doğru bir yorumlama. Merkez Bankası'nın 1 yıl boyunca faizleri indirmeyeceğini açıklaması sağlıklı bir yaklaşım olmaz.
Reel anlamda baktığımızda faizler şu anda yüzde 11 civarında. Bu yüksek bir reel faiz. Türkiye'de reel faizlerin yüzde 6-7 civarında olması lazım. Merkez Bankası'nın da buna yönelik bir politika takip etmesi daha doğru bir yaklaşım olur. 'Faiz indirmeyeceğim' diye açıklama yapılmaz."
'Hedefleri hükümet belirler'
"Merkez Bankaları özerk cumhuriyetler falan değildir. Öyle bir şey söz konusu olamaz. Merkez Bankası bağımsızlığını ayrı cumhuriyet gibi, bunlar gibi algılamak ve öyle koymak durumunda değiliz. Elbette Merkez Bankası'nın bağımsız tutumları var. Merkez Bankası'nın hedefleri bağımsız belirlenmez. Hükümetin belirlemiş olduğu hedeflere uygun olmak durumunda. Hedefleri hükümet koyar.
Siyasi iktidar koyar. Merkez Bankası araçlarında araç kullanmakta bağımsızdır. Bu hedefleri hangi araçlarla aletlerle tutturacağına Merkez Bankası karar verebilir ama hedeflerle oynama hakkı yok. Uyumlu bir politika izlemek durumunda yani. Enflasyon hedefinden sorumlu ama o hedefi yakalayamadı, tutturamadı. Şimdi bu hedefi yakalamak için aşırı bir zorlama içerisine girmek ben bir yıl boyunca faizi bu noktada tutacağım demek de sağlıklı yaklaşım olmayabilir."
'Seçim risktir demek yanlış'
"Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler risk olarak yorumlanabiliyor. Halbuki Türkiye'de bunlar bir risk olmaktan çıkmış. Çünkü popülist bir yaklaşım içinde değiliz, uygulamıyoruz. Cumhurbaşkanlığı seçimi de Türkiye açısından bir risk teşkil etmiyor. Niye? Çünkü çalışan bir Meclis var. Siyasi istikrar var. Bunları risk olarak algılamak doğru yaklaşım olmaz. Merkez Bankası direkt söylemiyor ama bunu dolaylı şekilde ifade etmiş oluyor.
Dünyada global fonlar açısından rahat bir dönem var, beklendiği gibi sıkıntılı bir durum söz konusu değil. Dünyada da rahat ortamın olduğu bir dönemde Merkez Bankası'nın faizlerle ilgili yaklaşımının daha farklı olması gerekir. Şimdi faizi indirmeyeceğim demek bize göre hatalı yaklaşım olur."
'Siyaset kısa vadeli de bakar'
"Merkez Bankası, siyaset doğası gereği gelişmelere kısa vadeli bakar diyor. Böyle bir şey söz konusu değil. Siyaset hem uzun vadeli hem kısa vadeli bakar. 5 yıllık kalkınma planları var. Yıllık bütçe yapıyorsunuz bunlar birbiriyle uyumlu. Bu uzun vadeli demek. Siyaset tabii ki bunun yanında kısa vadeli de bakacak. Bugün aç bir insan varsa işsizim varsa bunu da düşünmek zorundayım. Bu da bugünün çözümlenmesi gereken acil sorunudur."
|
|
|

|
|