Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Her 100 kişiden 66'sı bankaya uğramıyor

Yabancı yatırımcıları Türkiye'ye çeken nüfusun sadece yüzde 33'ü bankacılık hizmeti alıyor, yüzde 14'ü tasarruf yapabiliyor. Tasarrufların yüzde 50'si altın ve gayrimenkulde

Kadife Şahin

Yabancı bankaların Türkiye piyasasına gösterdiği büyük ilgide, genç nüfusun teknoloji ve yeni ürünlere olan ilgisinin yüksek bir potansiyel olarak değerlendirilmesinin yanında, toplumun büyük bölümünün bankacılık sektöründen uzak olmasının da önemli bir etkisi var.
Türkiye'de yatırım yapmadan önce piyasaya ilişkin derin araştırmalar yapan yabancılar, ülke nüfusunun gideceği yöne göre karar veriyorlar.
Bir buçuk yıl önce Dışbank'ı satın alan ve bankanın adını Fortis Bank olarak değiştiren Fortis'in Türkiye Genel Müdürü Faik Açıkalın'ın 2006'da düzenlenen bir konferansta verdiği bilgiler, Türk toplumunun bankacılık sektörüyle olan ilişkisinin yabancıları nasıl etkilediğini açıkça ortaya koyuyor.
Açıkalın'ın verdiği rakamlara göre Türk toplumunun yüzde 67'sinin hiçbir banka ile ilişkisi yok. Toplumun yüzde 50'i birikimlerini gayrimenkul ve altında, yani bankacılık sistemi dışında, yastık altı olarak tabir edilen yatırım araçlarında değerlendiriyor. Nüfusun yüzde 14'ü tasarruf yapabiliyor. Halk tasarruflarını YTL'de tutuyor.

Bankaların cesareti
Yerli - yabancı tüm bankaları şubeleşme yoluyla büyümeye cesaretlendiren faktör ise yine Fortis'in araştırmasına göre, Türkiye nüfusunun özellikleri ve sektördeki gelişmeler.
Genç ve kentli nüfus artıyor. Ortalama yaş 27. Kentli nüfus yılda yüzde 4 büyüyor.
2002'den bu yana mevduatta hacim yüzde 85, kredi hacmi yüzde 235 büyüdü. Son beş yıl içinde sektörün aktif büyüklüğü iki kat artarak 213 milyar YTL'den (298 milyar dolar) 412 milyar YTL'ye (577 milyar dolar) çıktı. 10 yıl sonrası için tahmin edilen aktif büyüklük, 1 trilyon dolar. Bugün 2.6 milyar dolar olan bireysel emeklilik sisteminin fon büyüklüğünün 10 yıl sonra 20 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
Gayrisafi yurtiçi hasıla içindeki payı yüzde 2.3 olan finansal hizmetlerden sağlanan gelirlerin 10 yılda yüzde 40 artması bekleniyor.

Toplum bankacılığa ısınıyor
Gelecekte nüfusun büyük bir bölümünün bankacılık sektöründen hizmet almaya yöneleceğini hesaplayan yabancı bankaların Türkiye'ye girişi, aynı sebepten dolayı Türk bankalarını çok fazla rahatsız etmiyor.
Yerli, yabancı bankaların hepsi sektörle ilişkisi olmayan kişi ve şirketleri kazanmaya çalışıyor. Bankalar bireysel ve kurumsal müşterilerin ilgisini çekmek için ürün ve hizmetlerde yarış içinde. Çünkü Açıkalın'ın aktardığı veriler Türk toplumunun son beş yılda çağdaş bankacılık hizmetlerinden daha fazla yararlandığını gösteriyor.
İnternet bankacılığından yararlananların sayısı iki kat, ATM kullanımı ise yüzde 7 artmış. Kredi kartı kullananların oranı yüzde 6, ATM kartı sahiplerinin oranı yüzde 8 yükselmiş.

'Türkler döviz alıyor, yabancı YTL'ye koşuyor'
Şirketlerin dış borçları ve yerleşik yatırımcıların dövize olan talepleri bankacıların endişe duymalarına yol açıyor.
Adını vermek istemeyen bir bankacılık uzmanı, bu konudaki endişesini dile getirirken yerleşik yatırımcıların dövize olan taleplerinin devam ettiğini, yabancıların ise TL'de kaldığını söyledi.
Yerleşik yatırımcı ve yabancıların yatırım tercihleri incelendiğinde çelişkili bir durumun oluştuğunu söyleyen uzman, "Yabancı yatırımcı reel yüzde 10, dolar bazında yüzde 13 getiri sağlayan TL'yi tercih ederken, yerleşikler daha az getiri sağlayan dövize yöneliyorlar. Bu açıklanması güç bir durum" dedi.
Tasarrufların ulusal paraya dönmemesinin bankacılığı olumsuz etkilediğini söyleyen uzman, "Türkiye'nin temel açmazlarımızdan biri finansal sektörün büyümesi için tasarrufların mutlaka ve mutlaka ulusal para cinsinden artış göstermesi gerekiyor. Oysa hazirandan bu yana yaşadığımız göstergeler tam tersi bir ikilemi ortaya koyuyor. Yerleşik mevduat sahipleri dövize yönelmiş, yabancılar ise TL kağıdı tercih etmişler" dedi.

TL mevduatta artış yok
Merkez Bankası verilerini baz alarak konuşan bankacılık uzmanı, haziranda 41 milyar dolar olan gerçek kişilerin döviz tevdiat hesaplarının aralık başında 7 milyar dolar artışla 48 milyar dolara çıktığını söyledi.
Tüzel kişilerin döviz tevdiat hesaplarının ise aynı dönemde 16,8 milyar dolardan 20 milyar dolara çıkmış. Toplam döviz mevduatı ise 57 milyar 800 milyon dolardan 68 milyar 600 milyon dolara çıkmış. Aynı dönemde Türk Lirası mevduatta sadece 1 trilyonluk artış olmuş.





EKONOMİ
Gedikli: Merkez Bankası özerk cumhuriyet değil
Sürmeli kardeşler: Sıkıntıyı atlattık, artık yatırım zamanı
Her 100 kişiden 66'sı bankaya uğramıyor
Maliye ile TOKİ arasında 'arsa satışı' kavgası çıktı
Sincan'da yoksula çipli kart geldi, yardım kuyrukları bitti
'Paslı demirle karartılan zeytine dikkat!'
4 bin kadın mikro krediyle iş kurdu
Kişi ve şirketlere ait 29 helikopter var
Öğretmen, maaşıyla dört altın alabiliyor
Almanya kıpırdadı, turizmci sevindi
EPDK: 2007 kaçakla mücadele yılı olacak
İDOL şarapları 2007 baharında sofralarda
Beko PLC'ye 'yılın tedarikçisi' ödülü
Sanal dolandırıcıya dikkat uyarısı
KİT'lerden ayrılanların % 10'u kadar yeni işçi






Güngör URAS
Kaşarlar da bozuldu
İzmir'de sabah erken saatte kahve içmek için ...


© 2006 Milliyet