Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 03 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Doktor ile hasta


Bir devlet hastanesinin fizik tedavi bölümünde görev yapan doktor Özgür Taşbaş, hasta muayenesi sırasında yaşadıkları hoşlukları, tebessüm yaratan diyalogları Açık Pencere okurlarıyla paylaşıyor:
"Romatoloji ünitemizde hastalarda kullandığımız bir ölçek var; VAS. Aslında çok basit bir sorgulama... Hasta ağrılarına 1 ile 10 arasında bir puan verecek.1 ağrı yok anlamında, 10 dayanılmayacak şiddette ağrısı var anlamında... Bir doktor arkadaşım hastaya anlatmaya çalışıyor:
- Teyze, ağrılarına 1'den 10'a kadar bir puan vereceksin. 1 hiç ağrın yok, 10 çok şiddetli ağrın var.. O kadar şiddetli ki, kendini buradan atacaksın, o kadar...
Hasta eli çenesinde biraz düşündükten sonra sorar:
- Mesela neredennn?
* * *
Yine bir başka hastada VAS sorguluyoruz. Teyze rakam bilmediği için VAS cetveli üzerinde anlatıyoruz.
- Teyze bak burada ağrın yok, burada çok şiddetli ağrın var. Senin ağrın nasıl, elinle gösterir misin?
Teyze sinirlenir..
- Kızım benim ağrım orada değil, dizlerimdee.
* * *
70 yaşlarında bayan hasta kızıyla bir muayeneye gelmiş. Muayeneden sonra kızına diyoruz ki:
- Teyzenin şikâyetleri kireçlenmeye bağlı... Kilo verecek ve egzersizlerini yapacak.
Kızdan yanıt:
- Annemde kireçlenme olduğunu anlamıştık doktor hanım. El ve ayak tırnakları bembeyaz oldu kireçten...
* * *
Hastanın biri ellerinde olan rahatsızlığı tariflemek istiyor. Ama, tabii ilginç bir yöntemle..
- Doktor ellerimde bi kıpraşma oluyor. Hani nasıl desem sabaha kadar tabak kırarsınız ya aynı öyle...
* * *
Başka bir hasta, doktor arkadaşıma normal ağrılarından sonra kulağındaki şikâyeti de belirtir.
- Doktor hanım bi de kulağımda bi ses oluyor. Sanki bi penguen var kulağımın dibinde, ötüp duruyor...
(Özgür Taşbaş'a teşekkürle...)

2007 yılı şimdiye kadarki en sıcak yaz olabilirmiş. Onu bilmeyiz, ama bu yıl nisan ve mayıs ayları Ankara'da mevsim normallerinin çok üstündeolacağı kesin...
Haldun Ertem

Beleşçi Blair!
İngiltere Başbakanı Blair, eşi Cherie ve 3 çocuğu, yılbaşı tatilini, eski ünlü Bee Gees grubunun yıldızı Robin Gibb'in Miami'deki lüks villasında geçiriyor. Blair'in bu tatil için ücret ödediği (bir hayır kurumuna bağış yaptığı) yolunda açıklama yapılsa da, İngiliz halkı öfkeli. Okurumuz Gençer Mola, Daily Mail gazetesinin okur mektupları sütunundan şu mesajları aktarıyor:
  • Blair ve beleş tatilleri, ne büyük utanç (Blair and his freebie holidays what a disgrace!)
  • Modern İngiltere'nin gençleri için ne güzel örnek oluşturuyorlar. (What wonderful roll models for the youth of "modern" Britain)
  • Bir zamanlar İngiltere Başbakanı dünya çapında saygı görürdü; peki bugün? (At one time, the Prime Minister of Great Britain was held in respect throughout the world, and today...)
  • Blair'lerin utanması yok. Beleşçilik doğalarında var. (The Blairs have no shame. Freeloading is in their nature.)
  • Kabul ediniz ki Teflon Tony'nin derisi bir gergedandan daha kalın (One thing you must admit is that Teflon Tony has skin thicker than a rhinoceros.)

  • Gazetenin internet sayfasında bunlara benzer daha onlarca yorum var. Gönderen okurlar, notlarının altına kapı gibi imzalarını atmışlar. Gazete de yayımlamış. Demokrasi dediğiniz zaten nedir? Başbakanların bu ölçüde eleştirilebildiği ve sorgulanabildiği rejim değil mi?

    Mesaj...
    Mesaj Anadolu'dan, Sevgi Öğretmen'den geliyor... "ABD, silah sanayiini ayakta tutmak için Irak'ı işgal etti. Bu işgal sürecinde, çocuklar ve kadınlar da dahil 655 bin kişi öldürüldü.
    ABD'nin Irak'a özgürlük ve demokrasi getireceğini yazanlar, hem bizi aldattılar hem de ABD'nin silah sanayiinin ayakta kalması için çalışmış oldular..."

    Bizzz
    Yeni yıla nasıl girdik? Bayramı nasıl idrak ettik? Tabii ki her zamanki gibi. Yani; her biri bin dert ile geçen 364 güne inat, çılgınlar gibi eğlenerek, ne bulduysak yiyip içerek, üç dakikada kafayı bulup kendimizden geçerek, saatler 24.00'ü gösterdiğinde çatılara çıkarak, yeni yılın şerefine dört bir yana kurşun sıkarak... Caddeden, sokaktan geçenleri, balkonlarından bizi seyredenleri patır patır yere yıkarak... Bilahare soluğu Taksim'de, Kızılay'da vb. alarak...
    Elde şarap ve bira şişeleri kalabalığın arasına dalarak... Omuzlara çıkarak, tabancada kalan son kurşunları sıkarak... Burada da birkaç kişiyi yere yıkarak, elâlemin karısına, kızına bulaşarak, bizimkilere sarkanlarla vuruşarak... Bayram sabahı önce namazımızı eda, bilahare günahlarımıza karşılık bigünah bir hayvanı feda ederek, mebzul miktarda acemi kasap telefatı vererek, otoyol kenarlarını mezbahaya, otoyolları otoparka... Dereleri, denizleri kan gölüne çevirerek... Hayvanın en güzel yerlerini kendimize, kalanını geçen yıl bize et getirenlere ayırarak... Vecibemizi bu yıl da yerine getirmiş olduk, Allah kabul etsin, amin...

    İller Bankası da tasfiye edilecekmiş.
    Bu gidişle kamunun elinde yalnızca "Kan Bankası'yla, Sperm Bankası" kalacak!..
    Akif Kökçe

    m.asik@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Maganda salgını!
    YILBAŞI kutlamalarında yine maganda kurşunlar...
    Çetin ALTAN
    'Mona Lisa'nın sol gözü, saat yelkovanı olunca...
    2007'nin ilk yazısı...
    Melih AŞIK
    Doktor ile hasta
    Bir devlet hastanesinin fizik tedavi bölümünd...
    Hasan CEMAL
    Akıl hanı!
    Bir şehirde sabah vakti, çok tenha bir kahved...
    Abbas GÜÇLÜ
    Popüler kültür kimin eseri?
    Hürriyet'in bayram ilaveleri her zaman ilginç...
    Hurşit GÜNEŞ
    Dünya ekonomisi 2007'ye girerken: ABD ve Avrupa
    Türk ekonomisinin dış ticaret hacmi milli gel...
    Nail GÜRELİ
    Midyat'a övgü ve destek
    Geçen hafta "Mardinli kızlar okumayı seviyor"...
    Hasan PULUR
    Saddam gitti, Bush kazandı!
    DOĞU'da "idam kültürü" çok gelişmiştir, kime ...
    Ece TEMELKURAN
    'Acemi kasaplar'
    Neyse parası verilip alınan kurbanların peşin...
    Osman ULAGAY
    İnfazın gölgesinde buruk bir yılbaşı
    Yılbaşı gecesi birlikte olduğumuz yakın dostl...
    Güngör URAS
    Kaşarlar da bozuldu
    İzmir'de sabah erken saatte kahve içmek için ...

    © 2006 Milliyet