|
 |
|
|
Proje üretmeye başlayalım
Çeşitleme / Selim Türsen
Geçen yılın son haftasında İzmir Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Dr. Ergüder Can'ı dinledim. İzmir'de zihinlerde var olan ama imkansızlıktan hayata geçirilemeyen pek çok projeyi destekleyerek kentte yaşam standartlarını yükseltmeyi amaçlayan Kalkınma Ajansı ilk uygulamalarına önümüzdeki yıl başlayacak. Dr. Ergüder Can, ajansın hangi tip projelere nasıl destekler verilebileceÇini açıklayan bir rehberin hazırlanmakta olduÇunu söyledi.
Önümüzdeki yıl için 25 milyon YTL bütçesi olan İzmir Kalkınma Ajansı'na belediye, meslek odaları gibi kuruluşlar da fon desteÇinde bulunacak. Götürülecek projelere verilecek destek hibe şeklinde olacak. Ancak projeyi hazırlayanlar bütçenin yüzde 10'unu karşılamakla yükümlü olacak. ÖrneÇin istihdam yaratacak bir projeyi ajansın kabul etmesi için önce işin uzmanlarından oluşan bir kurulun kabul etmesi gerekecek.
Dr. Ergüder Can'a projelerin hazırlanmasında "Avrupa BirliÇi fonlarında olduÇu gibi bıktırıcı bir bürokrasi olur mu?" sorusunu yönelttiÇimde, proje için şablonlar vereceklerini ama AB fonları kadar olmayacaÇını, merkez İzmir olduÇu için denetim ve şeffaflıkta sorun yaşanmayacaÇını belirtti.
Bölgesel Kalkınma Ajansları, İngiltere'den İtalya'ya, Romanya'dan Macaristan'a pek çok ülkenin gelişiminde önemli katkıda bulunmuş. Ülkenin ulusal stratejileri ile bölgenin özel durumundaki potansiyeli deÇerlendirebilecek yaratıcı projelere destek vermeyi amaçlayan kalkınma ajansları örneÇin İzmir'in bir tarih ve kültür kenti olarak daha iyi algılanması ya da zeytincilik veya balıkçılıkla ilgili birçok yeni öneriyi deÇerlendirmeye alacak. AB fonlarında olduÇu gibi proje için mutlaka sivil toplum kuruluşu gerekmiyor. Bireysel olarak da başvuruda bulunulabilecek.
Her zaman kaynak yokluÇundan şikayetçi olan İzmirliler kolları sıvayıp Kalkınma Ajansı'nın faaliyetlerini ve bir süre sonra yayımlayacaÇı rehberi yakından takip etsin. Unutmayalım, bir yaratıcı fikir ve düşüncenin üretimi olgunlaştıÇında projenin yarısı tamamlanmış demektir.
Bataklık, gençlerimizi yutmasın
Saddam'ın idamıyla Türkiye yeni yıla kendini çok yakından ilgilendiren önemli bir olayla girmiş oldu. Saddam'ın idamı Irak'ta zaten belirsiz olan geleceÇi daha da belirsiz hale getirecek. Türkiye'yi ilgilendiren yanı ise Kuzey Irak. Nitekim Başbakan ErdoÇan, Kuzey Irak'taki gelişmelerin Türkiye için AB'den daha önemli hale geldiÇini söyleyerek altından ne çıkacaÇı merak edilen çok önemli bir mesaj verdi.
İngiliz The Economist dergisinin "Bahar aylarında Türkiye, Kuzey Irak'a girecek" haberi ve Dışişleri Bakanı Gül'ün gerektiÇinde müdahale yapılır şeklindeki açıklamaları çok sıcak bir döneme girmek üzere olduÇumuz gösteriyor. DoÇudaki her gelişme en batıdaki İzmir'i ve Ege Bölgesi'ni çok yakından ilgilendiriyor. Çünkü orada on yıllardır yaşamlarını kaybeden, şehit olan, onlarca, yüzlerce Turgutlu, Salihli, Aydın, Manisa, MuÇla, Denizli'den gençler var.
En ileri teknolojiye ulaşılarak barış yüzyılı olması gereken 21. yüzyıl kaynakların eşitsiz paylaşımı ve enerji savaşları nedeniyle kana bulandı. ABD'nin bölgede bozduÇu dengeler Türkiye'nin dört bir yanından binlerce genç insanın yaşamını tehlikeye sokuyor. Irak savaşı öncesi pek çok deneyimli askeri uzman "Kuzey Irak bir bataklık. Çıkması çok zor olur" uyarısını yapıyordu. Umarız korkulan olmaz, gençlerimizi bataklık yutamaz.
stursen@milliyet.com.tr
|
|
|

|