|
Alevi klasikleri
DİYANET İşleri Başkanı Sayın Ali Bardakoğlu bir görüşmemizde, "Alevi klasiklerini" yayımlayacaklarını söylediğinde çok sevinmiştim.
Bazı Alevi kuruluşları Diyanet'in bu girişimine karşı çıkıyor, bunun "iyi niyetli olmadığını", amacın "Alevileri asimile etmek" olduğunu söylüyorlar.
Böyle sübjektif yargılamalar bir kenara, mesele şudur: Aleviliğin inanç ve kültür kaynaklarını oluşturan nadir eserleri "bilimsel basım" metotlarına uygun olarak yayımlamak iyi midir, kötü müdür?!
Konusu ister inanç olsun ister tarihi bir hadise olsun "orijinal metin"lerin basımı hiçbir şekilde kötü olamaz.
Tarihte siyasi sebeplerle Alevilere yapılmış baskılardan dolayı bir kısmı 'gizli' kalmış, bir kısmı da hâlâ elyazması olduğu için nadir eser niteliğinde olan bu eserlerin, orijinal metinlere sadık kalarak basılması son derece isabetlidir; kutluyorum.
Kaynak eserler
Yayımlama işinin koordinasyonunu Prof. Saim Yeprem yapıyor. Ondan aldığım bilgiye göre, bu eserler "Anadolu Klasikleri" adıyla yayımlanacak. Yayınlarda üç bölüm yan yana yer alacak:
Osmanlıca orijinal metnin tıpkıbasımı, fotokopisi. Orijinal metnin Latin harfleriyle yazımı. Alevi inancının özel terminolojisini aynen koruyarak sadeleştirilmiş metin!
Bu şekilde Hacı Bektaş Veli'nin "Besmele Şerhi", "Makalat" ve "Velayetname" adlı risaleleri basılıyor, yakında çıkacak.
Eserleri tespit eden ve yayına hazırlayan bilim kuruluşunun Başkanı Doç.Dr. Osman Eğri'dir. Kendisi de Alevi olan Osman Eğri fevkalade birikimli bir ilahiyatçı ve bilim adamıdır. Alevi cemaatleriyle, Alevi hikmetinin sözlü taşıyıcıları olan dedelerle yakın teması vardır. Osmanlıcayı çok iyi bilir, elyazmalarını çok iyi okur.
Osman Eğri, mesela, yayına hazırlamak için Hacı Bektaş Veli Hazretleri'nin "Makalat" adlı risalesini, Hacı Bektaş Postnişin'i Vediyyeddin Ulusoy Dede'den almış.
Anonim "Kitab-ı Dâr" (Alevi cenaze duası), "Erkânname" ve "Hızırname" gibi eserler, Çorum, Sivas ve Amasya'da dedelerle görüşülerek en eski tarihli orijinal metinler tespit edilmek suretiyle basım ve yayına hazırlanmış.
Diyanet basabilir mi?
Diyanet eğer bir "Alevi İlmihali" hazırlamaya kalksaydı, bu elbette çok yanlış olurdu. Çünkü böyle bir şey, Alevilere inanç ve 'erkân' telkini anlamına gelirdi. Halbuki şimdi Diyanet'in yaptığı, nihayet bir 'tarihsel metin' çalışması ve yayınıdır.
Yeter ki, yayımlanan metinlerin orijinal olduğu bilimsel olarak saptanmış olsun; basımda aslına sadık kalınsın.
Genelde sözlü kültüre dayanan Alevi-İslamın, geçmişte baskı ve ihmaller yüzünden şurada burada kalmış, saklanılmış, çoğaltılamamış eserlerini yayımlamak son derece isabetlidir. Birçok Alevi yazarın da belirttiği gibi, şehirleşme sürecinde bu sözlü kültür maalesef kaybolmaya başlamıştır; bu hepimiz için bir 'hikmet' hazinesinin kaybıdır.
Kitaplaştırmak muhafaza etmek demektir.
Bir inancın temel-tarihsel risalelerini sadece o inancın kurumları yayımlar diye bir kural düşünülemez. İrene Melikoff Alevi İslam, Montgomery Watt da Sünni İslam hakkındaki çok saygın yayınlar yapmadılar mı?
Velayetname'yi, Fütüvvetname'yi, Hızırname'yi orijinal Türkçelerinden okumak için ben şahsen büyük bir özlem duyuyorum.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|