|
 |
|
|
Edip Paşa istifa etmeli mi?
Başbakan Tayyip Erdoğan da PKK ile mücadele konusunda ABD'nin sözünü tutmadığından yakınarak "koordinatörlük" mekanizmasının da olumlu sonuç vermediğini ilan etti.
Konuşan Başbakan olduğuna göre yaptığı saptama ve eleştirilerin bir sonucu olmalı.
ABD ile Türkiye arasında oluşturulan "terörle mücadele koordinatörlüğü" olumlu sonuç vermediğine göre ne olacak?
Koordinatörlük devam edecek mi, yoksa kaydırılacak mı?
Mesajlar vermişti
Başbakan Erdoğan'ın bu sözleri Türkiye'nin görevlendirdiği emekli Org. Edip Başer açısından istifa daveti olabilir mi? Edip Paşa, istifa etmeli mi, yoksa muhatabı ABD'li emekli Org. Ralston'un tutumunu mu beklemeli?
Edip Paşa da zaman zaman yaptığı açıklamalarda PKK'nın muhatap alınması anlamına gelecek girişimler veya beklentileri karşılamayan oyalamalar saptadığı takdirde görevi bırakacağına ilişkin mesajlar vermişti.
Şimdi Başbakan düzeyinde "olumlu sonuç vermediği" saptaması yapıldığına göre, Edip Paşa'nın da durum değerlendirmesi yapması gerekiyor.
Ölü doğdu
ABD ve Türkiye'nin terörle mücadele koordinatörlükleri neden olumlu sonuç vermedi?
Önce ABD penceresinden bakalım...
ABD, Türkiye'nin ısrarlı talepleri üzerine, konuyu ciddiye aldığını göstermek amacıyla emekli general Ralston'u özel koordinatör olarak atadı. Türkiye de çok istekli olmamakla birlikte emekli Org. Başer'i görevlendirdi. İki koordinatör birkaç kez bir araya geldiler, e-posta ve özel telefon yoluyla haberleştiler. Görüş ve anlayış birliğinden söz ettiler. Ancak Türkiye'nin beklentilerine uygun somut bir adım atılmadı.
ABD'nin "koordinatör" ataması Ankara'ya karşı "İşi ciddiye alıyorum" mesajı taşısa da "oyalama"dan öte bir uygulama görülmedi.
Türkiye açısından baktığımızda ise kurumun büyük ölçü de ölü doğduğu söylenebilir.
Sıcak bakılmadı
Türkiye'de Cumhurbaşkanı, hükümet, Genelkurmay, koordinatör işine pek sıcak bakmadı. Sırf ABD'nin girişimi karşılıksız kalmasın diye görevlendirme yapıldı.
Yapıldı ama Türk idare sisteminde yeri ve yasal dayanağı, dolayısıyla yetkileri ve işlevi tam belli olmayan görevlendirme oldu.
Müsteşar değil, genel müdür değil, daire başkanı değil, danışman değil...
Türk idare sisteminde yeri olmayan bir "koordinatörlük".
Anayasal veya yasal bir kurum değil. Genelge türü bir idari düzenlemeyle oluşturulmuş, bastığı zemin sağlam olmayan bir girişim.
ABD'nin atadığı, görevliye muhatap bulunsun diye kerhen yapılmış bir düzenlemeydi terörle mücadele koordinatörü...
Ölü doğmuştu...
Terörle mücadele başkalarına "ihale" edilecek bir konu değil.
ABD'nin "PKK ve Kürt sorunu" olayına, Irak'ta izlediği Kürt politikasından çok bağımsız bakacağını düşünmek gerçekçi olmaz...
fbila@milliyet.com.tr
|
|
|

|