|
 |
|
|
Rolünü çaldırtma!
Nicedir sosyal demokrat ve sol siyasetin derdiydi: "İslamcılar solun rolünü çaldılar!"
Örgütlenmedeki dinamizmleri, halkın içinde ve halkla birlikte olmaları, 80 öncesi solun gecekondu mahallelerinde gösterdiği örgütlenme becerisini toplumun geleneksel alışkanlıklarından da güç alarak ve daha da yükselterek kitleleri muhafazakâr ideolojinin değirmenine su taşıyan kütlelere dönüştürmeleri nicedir solun gönlünü deşen bir mevzuydu.
Hele "mağduriyet" üzerinden yaptıkları ve onları iktidara taşıyan politik söylem alıp yürüyünce doğrusu sola çok da söz kalmamıştı. Hatta bu yüzden nicedir solda bildiğimiz abiler "Türkiye için çözüm AKP'dir" yazıları yazdılar ha bire.
Ve nihayet artık bugün sosyal demokratlar bu gönül viraneliğinde tek başına değiller. Artık MHP de AKP'nin kendi rolünü çaldığını düşünüyor. Şöyle ki...
Reklam milliyetçiliği
Başbakan Erdoğan, AKP'nin reklam ve tanıtım işlerini yapan şirkete emir vermiş:
"Kurban Bayramı sırasında Genç Parti'nin boşta kalan oylarını avlayacak bir kampanya tertip edilsin!"
Şirket tertibini tamamlamış ve dev reklam panoları sloganlarla doldurulmuş:
"Kurban olam ayına yıldızına!"
Altında günün anlamı ve önemi elbette:
"Kurban Bayramınız kutlu olsun!"
Yanda, kanımca Cem Uzan artizliğine benzer bir tarzda verilmiş bir pozla Başbakan. Bir eli aydınlık ve milliyetçi ufukları gösterir halde havada. (Hakikaten iktidarın bir eli niye hep havadadır? Ya da iktidarın diğer eli nerededir?)
MHP'liler olayı enteresandır- "ilkokul müsameresi" olarak değerlendirmişler. Kendilerinin rolünün çalındığını, Türk milletinin hassasiyetleriyle oyun olmayacağını vesaire söylemişler.
İşte budur. Ortalamanın faşizmine oynamanın en şahane avantajı buradadır. Böylece herkesin hem solun hem de en sağın rollerini aynı hız ve çeviklikte çalabilirsiniz. Belli bir rolünüz olması gerekmez. Türkiye'nin niyeyse bir uzlaşma bağımlılığıyla âşık olduğu "dört eğilimin birleştirilmesi" siyasetinin peşinden giderseniz duruma göre her seçim öncesi "trende" uygun bir siyaset belirleyebilirsiniz kendinize.
Sağdan değil, soldan çal!
Tabii çaldığınız rolün kime ait olduğunu da dikkat etmelisiniz. Darbeyle suskunlaştırılmış, kolu kanadı kırılmış solun rolünü çalarsınız sizden bunun hesabını soracak fazla insan bulamayabilirsiniz. Ama yine darbeyle birlikte kol kanat takılmış ve hatta uçuş takımları güçlendirilmiş ülkücü kesimin rolüne soyunursanız...
Başbakan bana sorarsanız tehlikeli sularda oynuyor. Ülkücülerle oyun olmayacağını belli ki henüz yeterince bilmiyor. Ülkücüyle oyun olmayacağını, ne olursa olsun sonunda hep onların kazanacağını henüz yeterince öğrenememiş belli ki.
Ama MHP'lilerin de öğrenmesi gereken, solcuların epey iyi bildiği bir hakikatse şu:
Rolünü çaldırtmayacaksın. Çünkü bugün Türkiye'de roller kapanın elinde kalıyor ve kimse sahne sırasını beklemediği gibi sahne sırasını bekleyenleri de kitleler beklemiyor.
ecetem@hotmail.com
|
|
|

|