|
 |
|
|
BilgeliÇe ulaşmak çok mu zor?
Görüş / Bülent Buda
Yeni yılın ilk günleri... Bayram tatili, futbol da tatilde... ÖYle olunca da bizim gibi futbol eksenli yaşayanların yapacak işi olmuyormuş gibi. Gazetelerden, kitaplardan, dergilerden deÇerli sayıp defterlerime aktardıÇım sözler, küçük öyküler var. Ara ara göz atıp oyalanırım onlarla. Yazıya başlarken belli bir konuya odaklanamamanın sıkıntısı vardı üzerimde. Kolaycılık olsa da ilginç bulduÇum bir kaçını yazıya kopyalayarak günü kurtarmak düştü aklıma.
Hollandalı futbolcu Johan Cruyff, (meraklısı bilir) oynadıÇı dönemin tartışmasız en iyi beşinden biriydi. Şöyle demiş bir zamanlar: "Daha güzlüyüm. Bir kaç gri tel saçım daha olsa da her şey yolunda gitti ve şu anda iyiyim. Ajax'tan kovulduktan sonraki ilk bir kaç ay hoş deÇildi. Özellikle de bunun acısını ailece çektiÇimiz için Ajax'ta benim şöhretimi yok edebileceklerini düşündüler; ama 20 yılda inşaa edilen bir şeyi yıkamazsınız. Bundan daha fazla prestijim var. Beni bir anlıÇına alt ettiler; ama uzun vadede daha medeni duygular her zaman kazanır. Fikirlerin uÇruna gerekirse ölmelisin!" Dünya devi Barcelona'da Johan Cruyff'un sözü hala dinleniyor. Böyle güçlü karakterler az geliyor. DeÇerlerini koruma bilincini edinenler onlarla büyüyor, evrenselleşiyor. Bize dönersek, buralarda neler oluyor acaba?
Okul takımına alınmamıştı
Amin Maalouf, Lübnan asıllı, Paris'te yaşayan bir yazar. "Yılların Başlangıcı" adlı kitabının 214. sayfasında karşıtların uyumla bir arada yaşaması konulu bir konuşmada, romanın baş kahramanı dedesi Butros şunları söylüyor: "İnsanoÇlu, bu şaşkınlıÇından ne zaman vazgeçer? Ne zaman uyanır? Bilgelik yolunu ne zaman bulur? Gözün akı, aynı göz kapaÇının altında, gözün karasıyla birarada yaşamayı reddederse düşünebiliyor musunuz neler olur?"
Osmanlı'nın egemenliÇi altındaki Lübnan'ın bir daÇ köyünde uzun yıllar önce söylenmiş sözler... Şimdilerde bakın insanoÇlunun haline. O topraklarda hala bilgelik yolunu bulamamışlar, kan gövdeyi götürüyor. İnsan olmaktan utanıyorum.
Michael Jordan lise ikinci sınıf öÇrencisiyken okul basketbol takımına alınmadı. Antrenörü onun bu konuda yetenekli olmadıÇını, boyunun kısa olduÇunu söyledi. Eve geldiÇinde Michael'ın morali oldukça bozuktu. Hemen odasına çıktı ve aÇlamaya başladı. Durumu fark eden annesi odaya girdi ve "Neler oluyor" diye sordu. "Takıma giremedim" diye yanıt verdi Michael. "Bana sen küçüksün" dediler... Annesi bunun üzerine kolunu oÇlunun boynuna doladı, "Bak" dedi. "Önemli olan takımın içinde senin ne kadar küçük olduÇun deÇildir. Senin içinde ne kadar büyük bir takım olduÇudur."
Durum ortada. O şimdi yalnızca Amerika'nın deÇil, dünyanın yetiştirdiÇi en büyük basketbol yıldızı unvanını taşıyor. Dünyamızın umutsuzluk anında çocuklarının gizli gücünü açıÇa çıkaracak daha çok anne babalara ihtiyacı var.
"Ben bilmediÇimi bildiÇim için, diÇer insanlardan akıllıyım" demiş Sokrates. Sizce bilgeliÇe ulaşmak o kadar zor mu?
egespor@milliyet.com.tr
|
|
|

|