Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Ocak 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Hobileriniz var mı?


Hafta sonu oldu mu neler yapıyorsunuz? Çalışmaya devam mı ediyorsunuz yoksa eve kapanıp gün boyu televizyon mu izliyorsunuz?
Şimdi ne alaka diyenleriniz olacaktır, ama eğer bir hobiniz yoksa bunun sorumlusu da maalesef yine bugünkü ezberci eğitim sistemimizdir.
Günlerdir ezberci eğitim sisteminin yarattığı sorunları dile getiriyorum. Kötü alışkanlıklardan kötü yazıya kadar nasıl ki hemen her şeyin sorumlusu önce insan yerine önce sınavlar diyen bugünkü müfredatsa, hobisizliğimizin nedeni de yine odur.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanı İrfan Erdoğan'ın da bu durumdan fazlasıyla rahatsız olduğunu biliyoruz. Ancak hâlâ değişen bir şey yok.
Bırakın devlet okullarını, özel okullarda bile boş zamanlarını nasıl geçireceğini bilenlerin sayısı çok az.
Oysa en azından onlarda böyle bir problemin olmaması gerekiyor. Çünkü onlarca kulüp, onlarca etkinlik ve onlarca organizasyonları var.
Kâğıt üzerinde, her yıl için, her öğrencinin katılabileceği az birkaç etkinlik var. Ama gelin görün ki, yıl sonu gösterilerini gerçekleştirenler de, hafta sonunu dolu dolu geçirenler de, ulusal ya da uluslararası faaliyetlere katılanlar da hep aynı öğrenciler.
Tıpkı aktif okuryazarlar gibi hobisi olan öğrencilerin sayısı da çok az. Bu durum maalesef üniversitelerde de farklı değil. Her açıdan çok donanımlı üniversitelere gittiğimizde de şoke edici görüntülerle karşılaşabiliyoruz. Örneğin milyonlarca dolara yaptırılan kapalı spor salonları, yüzme havuzları, konser salonları ya bomboş ya da bir elin parmakları kadar az kişi bulunuyor.
Kütüphaneler ise sadece sınav öncesinde ders çalışmak için kullanılıyor. Tenis kortları, basketbol ve voleybol sahaları da çok rağbet gören yerler değil.
Dağcılıktan yelkene, balıkçılıktan dünya mutfaklarına kadar çok geniş yelpazede faaliyet içinde bulunan kulüplerin üye sayısı da maalesef çok yüksek değil.
İşte bu yüzden bugünün çocukları, gençleri iş başvurusunda bulunduklarında ya da yetişkin olup hafta sonu ne yapacağım diye düşündüklerinde akıllarına fazla bir şey gelmiyor.
Temel eğitimde bugün öğrenilip yarın unutulacak angarya bilgiler yerine, spordan müziğe, okumadan güzel sanatlara kadar pek çok alışkanlığın kazandırılması gerekiyor. Ne yapalım, öğrenciler, veliler istemiyor demek işin en kolayı. Her öğrenciye, kendisine ve ailesine rağmen, en az birkaç hobi edindirmek, temel eğitimin temel hedeflerinden birisi haline gelmelidir. Ama maalesef üzerinde nedense hiç durulmuyor. Tıpkı dün değindiğimiz, güzel yazma ve güzel konuşma konusunun hiç önemsenmediği gibi.
Hobilerin çeşitliliği aslında yaşam zenginliğidir. Zenginlik sadece parayla değil, zamanla ve onun en iyi şekilde değerlendirilmesiyle ölçüttür diyenler, yani yaşamdan keyif alanlar, belki de en zengin olanlardır.
Hobi edinmenin en güzel çağı, elbette temel eğitim dönemi, ama o zamanı kaçırdık diye hayıflanmanın da mazereti olamaz. Yaşınız, konumunuz ve ekonomik durumunuz ne olursa olsun, her dönemde edinebileceğiniz yeni hobiler mutlaka vardır.
Örneğin, şu anda ne yapıyor olsaydım büyük keyif alırdım diye işe başlayabilirsiniz. Gerisi kendiliğinden gelecektir. İnternet sayesinde her şeye ulaşmak, öğrenmek ve partnerler bulmak o kadar kolay ki.
Dağ bayır hafta sonu gezilerini sevenler için öylesine güzel programlar geliyor ki, ah keşke gidebilseydim diyoruz. Bırakın başka hobileri, Türkiye'yi gezmeyi kafaya koysanız buna bir ömür yetmez.
Özetin özeti: En kısa yoldan hobiler edinin, hobilerinize yenilerini ekleyin. Bakın o zaman hayat çok daha keyifli hale gelecektir. Yeter ki bütün gün evde televizyon karşısında pineklemeyin!..

aguclu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı
Nasreddin Hoca'ya sordular:
Melih AŞIK
Schopenhauer...
Alman filozofu Arthur Schopenhauer'in ülkemiz...
Fikret BİLA
Orgeneral Büyükanıt: Adımlar eşzamanlı atılmalı
Genelkurmay Başkanlığı'ndan dün yapılan yazıl...
Hasan CEMAL
Umutla gazete filozofu!
Bizim gazete filozofları... Fernando Pessoa'n...
Abbas GÜÇLÜ
Hobileriniz var mı?
Hafta sonu oldu mu neler yapıyorsunuz? Çalışm...
Metin MÜNİR
Yaralı kartal
Köpek havlamasıyla sigara tiryakisi bir insan...
Hasan PULUR
Gelecek yılbaşı Taksim'e bekleriz...
BUNCA yıl sonra, okurlarımızın, hangi yazımız...
Derya SAZAK
Bir NBA gecesi
Sa-vun-ma... Sa-vun-ma.
Meral TAMER
Diyarbakır'a güneş enerjisi!
Birkaç gün önce Radikal'de garip bir haber va...
Ece TEMELKURAN
Şanlı magazin direnişi
Hülya Avşar, yeni bir sevgilisi olması hasebi...
Osman ULAGAY
Türkiye ekonomisi sınıfta mı kaldı? (1)
Ekonomimizdeki büyüme yavaşlasa da sürüyor, e...
Güngör URAS
Almanlar TIR'ların tekerleğine taş koyuyor
Almanya bizim TIR'cılara yılda 550 milyon dol...
Serpil YILMAZ
Hikmet Çetin: ABD, PKK'yı iç sorun olarak görüyor
Bahçeşehir Üniversitesi "Terör Okulu-3" topla...

© 2006 Milliyet