Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 07 Ocak 2007 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Yaralı kartal


OZANKÖY

Köpek havlamasıyla sigara tiryakisi bir insanın gırtlak temizlemesini bir arada duyunca bahçe duvarının arkasındaki yoldan geçmekte olanın Ann olduğunu anladım.
"Ann, sen misin?"
"Benim."
Bahçe kapısıyla taş duvar arasından kafamı gösterdim. "Buradayım."
Hizamda hüzünlü bir yüz gördüm. "Ellerine sopa alıp köpeğimin üzerine yürüyorlar" dedi. Başını, Türkiye'den gelen işçilerin çalışırken bağırarak konuştuğu inşaatlara çevirdi.
"Böyle terbiyeli köpeklere alışkın değiller" dedim. "Saldıracak sanıyorlar. Kendi köylerindeki köpekler gibi."
"Bir şey yapmaz diyorum, ama anlamıyorlar. Ellerinde sopa olduğu için köpeğin onlara havladığını anlamıyorlar. Ben de elime bir sopa alıp onların üzerine yürüyorum."
"Boş ver" dedim. "Ne yapıyorsun başka?"
"Her sabah uyanınca bir saat ağlıyorum."
Dikkat edince gözlerinin ıslak olduğunu fark ettim. Elindeki kâğıt mendili gözlerine bastırıyordu. "Her tarafta inşaat var. Her tarafı berbat ediyorlar. Kimse durdurmayacak."
Başımı salladım.
"Sen ne yapıyorsun?" diye sordu.
"Ben de her gece uykudan önce bir saat ağlıyorum" dedim gülümseyerek, ağır havayı biraz dağıtmak için.
O sabah Esentepe köyünün üstbaşında yürüyüşe gitmiştim. Arabamı köyün dışına park ettim ve asfalttan tepeye, Alevkaya'sına doğru yürümeye başladım. Hava soğuktu. Yolla deniz arasındaki ormandan tüfek sesleri geliyordu. Av günü değildi, ama kim mâni olacaktı?
Yol kenarında kahverengi bir cisim dikkatimi çekti. Ölü bir kuş. Hayır, paslı bir teneke parçası. Yaklaşınca yavru bir kartal olduğunu gördüm. Başını gövdesinin altına almış, kanatlarını toplamış. Tüyleri temiz ve parlak. Elimi uzatıp dokundum. Kaldırıp ters çevirdim. Uzun kanatları yelpaze gibi açıldı. Pamuk gibi hafifti. Sanki tüylerinin altında et ve kemik yoktu. Başı pat diye geri düştü. Gözleri matlaşmıştı, göz yuvalarına katran dökülmüş gibi. Ayakları şaşırtıcı derecede canlı ve güzel bir sarıydı.
Karnının altı kanlıydı. Uçan her şeyi öldüren avcılardan biri vurmuş olmalıydı.
Çocukluğumda, ormanda, adaya has bu kartallardan çok vardı. Sonra ortadan kayboldular. Nesillerinin tükenmiş olduğunu okudum. Sonra tekrar ortaya çıktıkları haber verildi. Şimdi işte böyle...
Duvarın bir yanında ben, diğer yanında o dururken bunları Ann'a anlattım.
Eskiden, onun kocası daha sağken ve ben adaya tek başıma gelmezken, bahçede sarmaşıkların altında veya içeride ateşin çevresinde bir araya gelip şarap içerken ne konuşurduk? Şimdi bir tek konu var: Açgözlü ve aptalların adayı süratle tahrip etmesi. Çöp dolu ormanlar ve yol kenarları. Bina doldurulan sahiller. Dozerlerin yok ettiği eşsiz kır laleleri, siklamenler, orkideler. Uçan her şeyi yok etmeye kararlı avcılar. Kâinatın bahçesinde yıkım ve katliam. Kıyamet emareleri.
Ertesi gün, öğleden sonra kapı çalındı. Ann, elinde ahşap bir kuş. Doğada kendiliğinden kuş veya hayvan şekli almış odun parçalarından birinden yontulmuş bir kuş.
"Sana bir kartal getirdim" dedi. "Yaralı. Ama ölü değil."
İsa yok ve bir daha olmayacak, ama milyonlarca Hıristiyan evinin duvarlarında ahşap, çarmıha gerilmiş İsa figürleri var. Yaban hayatın sonu da böyle mi olacak? Bütün yabani hayvanları ve kuşları yok ettikten sonra ahşap temsilleriyle mi yetinmek zorunda kalacağız?
Aslı gidecek, aslına duyulan özlem kalacak.
Kâinatta insandan daha akılsız ve gaddar bir yaratık var mı?

mmunir@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Doluya koydum almadı, boşa koydum dolmadı
Nasreddin Hoca'ya sordular:
Melih AŞIK
Schopenhauer...
Alman filozofu Arthur Schopenhauer'in ülkemiz...
Fikret BİLA
Orgeneral Büyükanıt: Adımlar eşzamanlı atılmalı
Genelkurmay Başkanlığı'ndan dün yapılan yazıl...
Hasan CEMAL
Umutla gazete filozofu!
Bizim gazete filozofları... Fernando Pessoa'n...
Abbas GÜÇLÜ
Hobileriniz var mı?
Hafta sonu oldu mu neler yapıyorsunuz? Çalışm...
Metin MÜNİR
Yaralı kartal
Köpek havlamasıyla sigara tiryakisi bir insan...
Hasan PULUR
Gelecek yılbaşı Taksim'e bekleriz...
BUNCA yıl sonra, okurlarımızın, hangi yazımız...
Derya SAZAK
Bir NBA gecesi
Sa-vun-ma... Sa-vun-ma.
Meral TAMER
Diyarbakır'a güneş enerjisi!
Birkaç gün önce Radikal'de garip bir haber va...
Ece TEMELKURAN
Şanlı magazin direnişi
Hülya Avşar, yeni bir sevgilisi olması hasebi...
Osman ULAGAY
Türkiye ekonomisi sınıfta mı kaldı? (1)
Ekonomimizdeki büyüme yavaşlasa da sürüyor, e...
Güngör URAS
Almanlar TIR'ların tekerleğine taş koyuyor
Almanya bizim TIR'cılara yılda 550 milyon dol...
Serpil YILMAZ
Hikmet Çetin: ABD, PKK'yı iç sorun olarak görüyor
Bahçeşehir Üniversitesi "Terör Okulu-3" topla...

© 2006 Milliyet