|
 |
|
|
Bir NBA gecesi
Sa-vun-ma... Sa-vun-ma.
Washington Verizon Center'da bir NBA gecesinde 15 bin taraftar, Hidayet Türkoğlu'nun (Hido) ilk çeyreğe sığdırdığı üçlük atışlarıyla coşan Orlando Magic'in hücumları karşısında takımlarını savunmaya çağırıyor.
Yılın son haftasına Güneydoğu liginde lider giriyor Washington Wizards.
Binlerce taraftarın gözü Gilbert Arenas'ta. 25 yaşındaki Arenas, Washington'un NBA'deki yıldızı ve top ona geçince potayı bulmaması olanaksız.
Cuma gecesi.
Bayram tatili için geldiğimiz Washington'da bir son dakika girişimiyle Wizards-Orlando Magic maçına 'ucuz bilet' buluyoruz. Biletlerin 150-600 dolar arasında değiştiği bu önemli maçı, salonu ancak kuşbakışı görebileceğimiz tribünden (yükseklik korkusunu yenerek!) 48 dolara izleme şansını yakalıyoruz. Zaten NBA nedeniyle televizyon karşısında sabahlayan biri değilim.
Basketbol yorumlayarak, Nobel'den sonra 'Siyaset yazarı spor yazar mı?' diye yeni bir polemiğin tarafı olmak da istemem. Gerçi bu tabuyu Hasan Cemal, geçen yaz 45 gün Dünya Kupası maçlarını yazarak çoktan kırdı, ama basketbol futbol gibi değil. Fenerbahçeli eski milli basketbolcu Ali Limoncuoğlu (Aliço) ile dostluğumuz (O şimdi veteran tenisçi!) ve kortlarda ayaküstü sohbetlerle sınırlı basketbol merakımla, Wizards maçında ilk yarım saatte 20 sayı atmasına karşın Hidayet'in geriye çekilip neden durakladığını anlayamadığımı itiraf etmeliyim.
'Hido' o hızla devam etseydi, 36 sayıyla maçın kralı olan Gilbert Arenas'ı geçebilirdi.
Üçlük atış denemeleri tutmayınca ağır kaldı.
Orlando Magic maçı uzun süre önde götürdü. Wizards, ikinci yarıda avantajlı duruma geçti. Son çeyrekte ekranlarda gördüğümüz tempoya çıkıldı. Maçın bitimine 12.7 saniye kala Washington Wizards 112-108 öndeydi. Orlando Magic kritik sayılar aldı, ama 112-111 kaybetti. Hidayet'in son andaki şutu girse sonuç değişirdi!
NBA maçları Amerikalılar için sadece spor değil, müthiş bir eğlence ortamı. Zaten basketbol düşkünleri maçları evlerinde ya da bir barda televizyondan izliyorlar. Dolayısıyla uykusuz kalma dışında Türkiye'deki basketbolseverlerin kaçırdığı bir şey yok. Basketbol fanatiği olmayanlar açısından da 'NBA şovu', ailece gidilen keyifli bir gösteri. Küfür yok, 'Ölmeye geldik' sloganı henüz keşfedilmemiş. Oyuna ara verildiğinde dansçı kızlar çıkıyor, 'en iyi öpüşen, en iyi dans eden çiftler' yarışması yapılıyor. Forma dağıtılıyor.
Gecenin sonunda 'maganda kurşunu' yemeden nasıl çıkacağız diye boşuna korktuk.
Güle oynaya dağıldı kalabalık.
dsazak@milliyet.com.tr
|
|
|

|