|
 |
|
|
Çobanaldatan ve şarkı yarışması
yural@milliyet.com.tr
Canı sıkılan aslan, bir gün ormanda kargayı yanına çağırıp, "Git, bütün kuşlara ve hayvanlara söyle, ormangiller arasında bir ses yarışması yapacağım!" demiş. Daha aslan sözünü bitirmeden, karga, "Efendimiz, ben de bu yarışmaya katılabilir miyim?" diye sormuş. Aslan, "Senin şarkı söyleyenlerden neyin eksik, elbette sen de katılabilirsin!" demiş.
Neşe içinde, ok gibi fırlamış karga. Dört bir yana haber götürmüş. Hatta timsahlarla zürafalara bile söylemiş. Onlar da, "Biz bu yarışmaya katılamayız, ama izleyici olarak gelebiliriz. Bize önlerden yer ayırabilirsen çok memnun oluruz!" demişler.
Öylesine çok katılım olmuş ki, bir önjüri hazırlamak zorunda kalmış aslan. Sonunda önelemeyi geçip, türünü temsil edecek katılımcılar belli olmuş. Kimler yokmuş ki bunların arasında: Bülbül, ispinoz, kanarya, florya, tarlakuşu, saksağan, çobanaldatan, yalıçapkını, leylek, baykuş, serçe ve karga... Her şey önce çok iyi gitmiş. Ta ki, çobanaldatan, "Ben istediğim dilde okur, bu yarışmayı kesinlikle kazanırım!" deyinceye kadar. Karga, "O zaman ben de yarışmaya gak diliyle değil, bülbül diliyle katılacağım!" demiş.
Aslan, bu söze çok sinirlenmiş. Leylek, baykuş, serçe; hepsi bülbül diliyle katılmayı düşünüyor, hatta ispinoz hem ispinozca, hem de bülbülce söylemeyi planlıyormuş. "Olur mu böyle şey?" demiş aslan. "Herkes kendi sesiyle, kendi dilince şarkı söyleyecek! Doğada kötü ses yoktur, yeter ki sizi söylemesini bilin!"
Öyle bir kavga kopmuş ki, haberi ormanlardan ovalara, dağlardan göllere, ırmaklara kadar dört bir yana ulaşmış. Herkes bir şey söylüyormuş. Hatta maymun, kargaya, "Sen adını değiştir, istersen bundan sonra sana kargabül diyelim!" demiş. Öylesine sinirlenmiş ki karga, "Sen alay et, ben söyleyeyim de sen bir dinle!" demiş. "Aman," demiş aslan, "kimse bir şey söylemesin! Kendi dilinde şarkı söylemeyecek olan da bu yarışmaya girmesin!" Ama söz dinleyen nerde?.. Başta karga olmak üzere leylek, baykuş başlamışlar bülbül gibi şarkı söylemeye. Öylesine kötü bir ses çıkmış ki üçünden de: "Gak cak cak, gak cik cik cik! Tak tak cik cik! Puhu puhu cik cik!"
Sonunda aslan, "Vazgeçtim," demiş, "bu yarışmadan!" O günden sonra baykuşa, "Bundan sonra sen geceleri dolaşıp gözüme gözükmeyeceksin," leyleğe, "Sana, tek ayak üstünde durma cezası veriyorum ve her kış buradan gidip, yalnız yazları geleceksin," kargaya da, "Seni ormandan kovuyorum, kentlerde yaşayacaksın. Bu saçma fikri sen ortaya attığın için de ormana dönmeyeceksin!" demiş. İşte o günden beri baykuşlar yalnız geceleri ortaya çıkıyor, leylekler göç edip döndükleri zaman tek ayak üstünde duruyor, kargalar da ağaçlıkları bol olan kentlerde dam üstünde yaşıyormuş.
* * *
Her fablda, alınacak bir ders vardır. Bu masalın dersi çobanaldatanın içinde saklı...
|
|
|

|