
|
|
|
 |
|
|
Pazartesi yazısı
YILBAŞI ile bayram iç içe geçti. Yaş ilerledikçe bayram pek bir önem kazanıyor. Çocukluğumda hatırlarım haytalık yıllarımda, kan ter içinde koşuşturmaca yıllarında bayramlardan sıkılırdım. Sabah kalkmak erkenden, sıkıntı veren giysilerin içine sokulmak, bir de illa saçları briyantinle kafaya yapıştırırcasına taramak, ceketin cebine de küçük beyaz mendil sıkıştırmak. "Oğlum el öpüp paranı alırsın" kandırmacası, iteklenerek evden çıkmak. Yengemlere giderdik. Kadıköy Acıbadem'de çatı katında bir kutu ev. Dolmaları çok güzeldi yengemin, sofrası zengindi. Her sene aynı yüzleri görürdüm. Görüşmek üzere ayrılır, bir yıl sonra yine o dolmaların, tas kebaplarının mis kokusunda buluşurduk. Ben evin salon ile sofa arasındaki geçişi sağlayan ve nedense futbol kalesine benzettiğim o yerde kağıt top ile sanki korner atılmış, ben de topa çıkmışım ve de etrafımda bir çok futbolcu varmış heyecanı içinde debelenip durur ter içinde kalırdım. Dalmışım, dönünce bugüne torunlar geldi aklıma. Birazdan geleceklerdi. Ve biliyordum ki onlar da sabah kalkmışlar okula gider gibi bir ruh hali içinde yarı açık, yarı kapalı gözleri ile zorla giydirilmişlerdi. Onlara da "dedenin elini öpeceksin" kandırmacası yapılmıştı.
* * *
HÜLYA Hanım televizyonda bir gazeteci ile tartışmıştı. Hanım kaçırmaz magazinleri o izledi. Defalarca tekrarlanınca görüntüler, ben de izlemek zorunda kaldım ve ortak tartışma konumuz böylece belirenmiş oldu! Hanım "Kızın yaptığına bak sana ne elalemin yaşantısından. Konsere gelmiş Antalya'ya, çocuğunu getirmiş, e babası da onu görmek istemiş aynı otele gelmişler. Sen tut Hülya Hanım'ın özel yaşantısını işe karıştır..." diyor. Hanım kendi tarafını koruyacak tabii ki. Hülya Hanım değilmiydi şu bey ile görüşüyoruz diye açıklama yapan. Gazeteci kızımız da biraz muzip ama hiç de ahlaksızca değerlendirilmeyecek esprili bir soru sormuş. "Beyefendi de geliyor mu?" gibisinden. Artık bu kadar bu dünyanın içinde yer almış serüvenleri benim yaşımın da ötesinde bir hanım sanatçının böyle sorulara mizahi bir bakış ile bakması gerekiyor. Tabii hanıma bunu böyle anlatmadım!"
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|