|
 |
|
|
Bu yıl küresel 'balonlar' ve seçim kırılganlığı artıracak
Türkiye ekonomisi 2006'da uluslararası konjonktüre daha bağımlı hale geldi. Bu yıl ise hem küresel kırılganlık artıyor hem de kasımda seçimler var. Bu nedenle yumuşak inişi sağlayacak programları uygulamak zor gibi...
RAKAMLAR NE DİYOR?
Balonlar şişiyor, riskler artıyor
KÜRESEL EKONOMİ
Küresel finans piyasalarında birkaç yıldır devam eden olumlu hava genel hatlarıyla 2006 yılında da sürdü.
Aralık sonunda IMF tarafından yayımlanan mali piyasalara ilişkin yeni değerlendirme notu bu gelişmeyi, küresel likidite bolluğuna, şirketler kesiminin borçluluğunun düşük olmasına ve yatırımcıların oldukça yüksek olan risk iştahına bağlıyor.
Yatırımcılar daha riskli olan varlıklara yatırım yapmaya 2006'da da devam ettiler. Şişen balonlar ve artan riskler hâlâ yeterince görülmüyor. Bu da küresel ölçekte yaşanacak bir dalganın olası boyunu yükseltiyor.
Ancak 2007'de, önceki yıllarda artan politika faizlerinin likidite üzerindeki gecikmeli daraltıcı etkisini görebiliriz .
Yine başta petrol olmak üzere hammadde fiyatlarında geçtiğimiz yıl sonunda ortaya çıkan gerileme de bu yıl likidite genişlemesini sınırlayabilecek bir faktör.
Yine IMF raporunda şirketler kesiminin borçluluğunun düşük olmakla birlikte yükselmeye başladığı ve bunun iflasların artmasına yol açarak varlık fiyatlarında değişkenliği artırabileceğine dikkat çekiliyor.
Küresel talebin hâlâ lokomotifi olan ABD ekonomisinde, gayrimenkul sektöründeki balon 2006 da sönmeye başladı.
Beklentiler çok düşük büyüme veya yeniden artmaya başlayan enflasyon arasında gidip geliyor. Bu beklentilerden birinin gerçekleşmesinin portföy tercihlerinde ani dalgalanmalara yol açması bekleniyor. Böyle bir durumda da bundan en fazla etkilenecekler dış kaynağa aşırı yaslanan, cari açığı yüksek ekonomiler olacak.
Sonuç olarak 2006'da artan küresel dengesizlik ve mali piyasalarda azalan değişkenlikle birlikte artan kırılganlıklar 2007'de küresel riskleri artırmış görünüyor.
Büyüme hızı yavaşladı
TÜRK EKONOMSİ
2006 yılında Türk ekonomisinde bazı ilkleri yaşadık. 2006'nın üçüncü üç aylık döneminde büyüme son 13 çeyrektir ilk defa yüzde 5'in altına indi. Son 5 yıl içinde ilk defa enflasyon hedefi yukarı doğru şaştı. İlk defa cari açık GSMH'nin yüzde 8'ini aşacak. Beş yıllık düşüşten sonra ilk defa dış borçların GSMH'ye oranı yeniden artmaya başladı.
Fon girişi de, yurtiçi talep de azaldı
BÜYÜME
2006'nın üçüncü çeyreğinde büyüme hızı yüzde 3,4'e geriledi. Yıllık gayri safi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesi ise bir önceki döneme göre 1,2 puan düşerek yüzde 6.6 oldu. Bu, artış hızı 3.1 puan düşen nihai yurtiçi talep azalışından kaynaklanmış. Yurtiçi talepteki gerilemenin arkasında ise doğrudan yabancı sermaye hariç özel fon girişlerinde mayıs ve haziran ayında başlayan azalma var. Bu gelişme iç talebin dış kaynak girişine ne kadar bağlı olduğunu ortaya koyuyor.
2006'nın en büyük başarısızlığı
ENFLASYON
2006'da ekonomideki en önemli başarısızlık enflasyonda yaşandı. Tüketici Fiyatları Endeksi bazında 12 aylık enflasyon marttan itibaren sürekli 2005'in üzerinde gerçekleşti.
Enflasyondaki katılık 2005'in ikinci yarısından bu yana dikkat çekiyor. Mevcut politikalar, iç talebi yönetmekte yetersiz kalıyor. Mayıstan itibaren enflasyondaki sıçramada kurdaki düzeltme hareketi etkili oldu.
İthalatı, ara malları 'sıçrattı'
DIŞ AÇIK VE BORÇ
Kasımda hem ihracat hem de ithalatın aylık seviyesi bugüne kadar kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.12 aylık dış ticaret açığı ise 53.2 milyar dolar oldu. Bu gelişme 2006 yılına ilişkin ekim ayında yapılan 52 milyar dolarlık dış ticaret açığı ve 30.7 milyar dolarlık cari açık tahminlerinin aşılacağını gösteriyor.
Kasımdaki ithalat artış hızındaki sıçramanın arkasında ham petrol ve doğalgaz hariç ara malı ithalatındaki artış olduğu dikkat çekiyor. Buna karşılık ham petrol ve doğalgaz ithalat artış hızı sene başından beri geriliyor. Kasımda yatırım ve tüketim mallarının aylık artışları da yükseldi.
Bu durum ekim ayında yeniden artmaya başlayan dış borç girişinin iç talebi canlandırdığını gösteriyor olabilir. Kasımda doların euro karşısında değer kaybı da ihracat ve ithalatın dolar değerinde artışa yol açıyor.
Son beş yıldır sürekli gerileyerek 2005'te yüzde 50'nin altına inen dış borç/GSMH oranının bu yıl yeniden artışa geçerek yüzde 50'yi aşması dikkat çekiyor. İlk üç aydaki artış özelleştirmeler nedeniyle yapılan yüksek borçlanmalara bağlı. Ancak daha sonraki artışlarda hem TL'nin değer kaybı, hem de euro'nun dolar karşısında değer kazanması etkili oluyor.
Harcamalar, IMF'ye verilen taahhüdü aşıyor
KAMU MALİYESİ
Geçen yılın ilk 11 ayında bütçenin faiz dışı fazlası 44.1 milyar YTL'ye ulaştı. Ancak aralıkta faiz dışı harcamalar ilk 11 aydaki gibi artarsa, yılın toplamında faiz hariç harcamalar 134.6 milyar YTL oluyor. Aralıkta düzenli gelirler kasım seviyesinde gerçekleşir, kasımda gelir yazılan 2 milyar YTL tutarındaki Telekom özelleştirme geliri aralık için dikkate alınmazsa, yıllık gelir 173 milyar YTL olurken faiz dışı fazla da 39 milyar YTL'ye düşer.
Harcamalar IMF'ye verilen taahhüdü aşıyor. Martta 2007 bütçe ödeneklerinde kesintiye gidilmesi gerekiyor. Ancak hükümet 11 ay sonra yapılacak seçime kilitlendi. Elektriğe zam yapılır faturası bize çıkar gerekçesiyle özelleştirmelerden dahi vazgeçebiliyor. Bu nedenle 2006 harcamalarının ödemelerini de 2007'ye devrederek harcama hedefini tutturmaya çalışması kuvvetle muhtemel.
Diğer taraftan KİT'lerin sermaye transferleri hariç faiz dışı dengelerinde önümüzdeki yıl GSMH'nin yüzde 0.5'i kadar iyileşme öngörülmüş. Bu ancak zamla olur. Hükümet bunu da yapmayacaktır. Bu nedenle 2007'de kamu dengesi hedeflerinde önemli sapmaları görmek şaşırtıcı olmayacaktır.
| MYB Faiz Dışı Harcamaları Tahmini | | Milyar YTL | 2006 11 Aylık Artış % | 2006 Aralık Aylık | 2006 Yıllık Tahmin | 2006 Yıllık hedef | | 1-Faiz Hariç Harcama | | 20,9 | 134,6 | 129,0 | | Pers. Gid.+Sosyal G.Kur.D. P. | 8,0 | 3,1 | 42,7 | 42,7 | | Mal ve Hizmet Alımları | 41,2 | 5,8 | 20,0 | 18,3 | | Cari Transferler | 10,6 | 4,9 | 51,0 | 50,8 | | Sermaye Giderleri | 49,7 | 4,0 | 12,0 | 10,8 | | Sermaye Transferleri | 15,9 | 0,4 | 2,7 | 2,6 | | Borç Verme | 77,7 | 2,7 | 6,1 | 3,8 | |
SONUÇ
2007'de çok daha kırılgan bir küresel ortama giriyoruz. İçeride ise 2006 yılında artan fiyatlar, cari açık ve dış borçla birlikte uluslararası konjonktüre çok daha bağımlı hale gelmiş bir ekonomi var. Bunlara karşılık hükümetin artık gözü 11 ay sonra yapılacak seçimden başka bir şeyi görmüyor. Bu nedenle ekonomide yumuşak inişi sağlayacak programları uygulamak zor. Bu durumda - dışarıda veya içeride bir kaza olmazsa- önümüzdeki 11 ay boyunca ekonomide kırılganlık sürekli artacak. Bu durumda korkarım seçim sonrasında yumuşak iniş politikalarını uygulama esnekliği kalmayacak.
foztrak@yahoo.com
|
|
|

|