Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 08 Ocak 2007 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Emniyet kemeri canınızı korur...


YILLAR önce İzmir'den dönüyorduk, Bursa'dan geçip de, "Özdilek"'e uğramamak olmaz, uğradık; hanım havlu aldı, bornoz aldı, biz de bir şeyler almış olmalıyız.
Çıktık yola, biraz gittik, karşıdan gelen otomobiller "çevirme" işareti veriyorlar, umursamadık, her şeyimiz tamam...
Uzaktan trafik arabası göründü, sağa çek, diye işaret verdiler, yanaştık. Bir polis geldi, biz hemen ruhsatı ve ehliyeti hazırladık, bakmadı bile:
"Benim için değil, kendi canınız için takacaksınız" dedi.
***
ANLADIK, emniyet kemerini takmayı unutmuşuz, zaten uygulama yeni başlamış, alışamamışız, cezası 1500 lira...
Ödedik, ama o polisin söylediklerini de hiç unutamadık:
"Benim için değil, kendi canınız için takacaksınız."
O gün bugün, arabaya binince önce kontağı çeviririz, arkadan kemeri takarız.
***
MUSTAFA Taşar'ın ve CHP Milletvekili Nezir Büyükcengiz'in trafik kazalarında ölmeleri bize bu anımızı hatırlattı.
Çünkü haberler doğruysa, ikisi de emniyet kemerlerini takmamışlar.
Mustafa Taşar, tanıdığımız, sevdiğimiz bir politikacıydı, bakanlıkları sırasında sık sık telefonda görüşürdük; ya bir yazımıza takılır, cevap yetiştirir ya da yaptığı, yapacağı işler için bilgi verirdi.
Bir ara ekmekleri kâğıda sarmayı düşündü, bize sordu, düşünce güzeldi de, öyle, birden "Ekmekler kılıfa!" demekle olmazdı...
Düşündüklerimizi söyledik, pek memnun kalmasa da...
İki gün ya da bir hafta sonra birkaç fırın kâğıda sarılmış ekmek sattı, sonra onlar da vazgeçtiler.
***
MUSTAFA Taşar'ın bize göre en önemli özelliği hoşgörüsü, kızmayışı, gazetecilerle uygar ilişkisiydi...
Birinci "Körfez Savaşı"nın Amerikalı generaline "Çöl Ayısı" diyorlardı.
ANAP İstanbul İl Kongresi'nde, Mustafa Taşar kürsünün yanında biriyle itişti kakıştı, sonra adamı aşağıya yuvarladı.
Bu yaptığının yorumu da şöyleydi:
"O çöl ayısı ise, ben de otel ayısıyım!"
Yazık oldu Mustafa Taşar'a, politikanın sevimli ve anlayışlı insanlarından biriydi, Allah rahmet eylesin.
***
TABİİ öldükten sonra, hesap sorar gibi, "Niye kemerini takmadın?" diye sorulmaz da, yine de belki bazılarına uyarı olur. Eğer kemer taksaymış, Mustafa Taşar bugün sağdı.

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
MİT Müsteşarı ne diyor?
MİT Müsteşarı Emre Taner'in 'ben de varım dem...
Çetin ALTAN
Dünyada kadın, her an sevişebilen tek dişi
Amerikalı antropolog Helene Fisher, "Cinsiyet...
Yasemin CONGAR
Erivan'la normalleşmek
Washington merkezli Ermeni Uluslararası Polit...
Can Dündar
MİT ne demek istedi?
MİT 80. yaşını çok önemli bir açıklama ile "k...
Semih İDİZ
Taner'den 'koyu muhafazakârlık' uyarısı
MİT Müsteşarı Emre Taner'in teşkilatının 80'i...
Faik ÖZTRAK
Bu yıl küresel 'balonlar' ve seçim kırılganlığı artıracak
Küresel finans piyasalarında birkaç yıldır de...
Hasan PULUR
Emniyet kemeri canınızı korur...
YILLAR önce İzmir'den dönüyorduk, Bursa'dan g...
Yaman TÖRÜNER
Uluslar nasıl zenginleşiyor?
Ulusların zenginleşmesi için, sermaye ve serv...
Osman ULAGAY
Türkiye ekonomisi sınıfta mı kaldı? (2)
The Economist dergisinin dünya ekonomisinde a...
Güngör URAS
Gene de en güvenilir olanı 'Rus gazı'
İran gazı keserek Türkiye'ye "gözdağı" verdi....

© 2006 Milliyet