Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Ocak 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil


Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tigana'yı yollama kampı


Bu sezon gördüğüm en standardından uzak Werder Bremen buydu herhalde. Avrupa'nın en keyif veren oyunlarından birini oynayan Almanlar, çok az efor sarf ettiler. Bildik hücum organizasyonlarından çok azını sergilediler. Topa sahip olmayı severler ama dün genelde Beşiktaş'a bıraktılar. Uzak şutlar denerler, çok denemediler. Hızla kaleye inerler, çok yapmadılar.
Peki nasıl oldu bu hezimet?
Tamamen kapalı, bahçesine dahi giremediğiniz bir otelde tamamen izole edilmiş halde kamp yapıyor Beşiktaş. Muhtemelen 2. yarıya daha güçlü girmek için hazırlanıyorlar. Heyecan verici bir rakibe karşı da ilk denemelerini yapıyorlar. Peki nasıl oluyor da ilk yarıdaki tatmin etmeyen oyunun bile bu kadar gerisinde kalıyorlar. 2-0 mağlupken en kalabalık 3 kişiyle akına çıkmanın ceza sahasına en fazla bir oyuncu sokmanın açıklaması ne? Bu Tigana'nın bir direktifi olabilir mi? Sanmıyorum o kampta sadece takım, dışarıdan izole edilmiyor.

Yönetim-Tigana maçı!
Asıl izole edilen, soyutlanan Fransız hoca. Tercümanı, yardımcıları görevden alınıyor. Belki İstanbul'a döndüğünde evini boşaltmış olacaklar kim bilir. Böyle dışarıda bırakılmış bir hocanın takımında ne gibi bir oyun ve takım disiplini sağlanabilir ki...
Dün sanki sahada oynanan, Beşiktaş-Bremen maçı değil de, yönetim-Tigana maçıydı. Her gol bir öncekinden garip bir disiplinsizlikten oluştu. Bremenliler'in gollere tepkisi, evde çocuklarına attıkları gollerden bile daha az sevinç gösterisi içeriyordu. Çünkü rakip neredeyse oynamıyordu.
Sanki 3. dünya devi hocayı görevden almak için düzenlenmiş bir garip kampın hazırlık maçında da ancak bu kadar oynanır zaten.

***

Seçim niye yapılıyor?

Seçimde kime oy vereceğimi bilmiyorum. Ama neye oy vereceğimi çok iyi biliyorum. Bir lider çıkar da "Seçilirsem, bireysel silahsızlanmayı başlatacağım. 1 yıl içinde ülkedeki tüm silahları toplayacağım. Sadece emniyet kuvvetlerinde ve ordu mensuplarında silah olacak ve onlar da sadece görev başındayken silah taşıyabilecekler" der, benim oyum ona gider. AB'ymiş, şuymuş, buymuş, başka hiçbir şey, hiçbir vaat istemiyorum. İstediğim Taksim'de gencecik bir çocuk bayramın 1. günü yılbaşı kutlamasında vurulamasın. Böyle bir lider çıkar mı? Sanmıyorum. O zaman ben de oy atmıyorum.
Ama anlamıyorum. Ülkedeki tüm annelerin oyunu garanti edecek bir vaat nasıl oluyor da liderlerin programına girmiyor? Umursamıyorlar mı? Görmüyorlar mı? Aklım havsalam almıyor. Bunu göremiyorlarsa, bu acıya ilaç olamıyorlarsa, neden seçim oluyor? Sadece kaynakların yeniden paylaşımı için mi?
Her alanda neden seçim yapılıyor bu ülkede. Biz neye oy veriyoruz, hiç ama hiç anlamıyorum.

Bir bilen var mı?
Neden federasyon seçime gidiyor? Yerine gelecek olan ne yapacak? Bilen var mı?
Tamam, adalet yerlerde sürünüyor. Ama daha yeni seçmediniz mi bu federasyonu? Tanımıyor muydunuz? 15 yıldır hep aynı isimler değil mi yönetenler de seçenler de.
Hayır biliyorlar tanıyorlar da.
Zaten kim başkan olacak belli değil. Neyi değiştirecek o da belli değil. Neyin değişmesi gerektiği gün gibi aydınken:
1) 1 yıl içinde tüm kulüpler geriye dönük borçlarını tamamen kapatacaklar. Kapatmayanlar küme düşürülecek.
2) FIFA ve UEFA'da dosyaları olan kulüplerin dış transfer yapma hakkı dondurulacak.
3) Yeni, temiz konforlu statlar sorunları yarı yarıya çözer. 2 yıl içinde tüm statlar Şampiyonlar Ligi'nde maç oynanabilir standarda getirilecek. Federasyon, halihazırda var olan sponsorları ve talip olan diğer sponsorlar adaylarını bu işe yönlendirecek. (20 bin kişilik bir stadın yapılması 20 milyon dolardır. 1 koltuk bin dolar. İsim hakkı karşılığında büyük şirketler için komik paralar bunlar)
4) 5 yıl içinde ligin yönetimi Kulüpler Birliği'nin oluşturacağı şirkete devredilecek. Yönetim tamamen profesyonellere bırakılacak. Federasyon profesyonel ligde yönetimden çekilip Milli Takım ve alt liglerle ilgilenecek. Profesyonel Lig bir şirket, bir marka olacak ve kimse onu kirletemeyecek. Kendisini koruma refleksi olacak. Tıpkı La Liga gibi.
5) Ligin imajını kirletmeye tenezzül eden, şike, doping, saha içi kavga, saha dışında imajı zedeleyici tavırlar gibi olaylara karışanlar uzaklaştırılacak.
Vs. vs. vs. vs. vs. vs. vs

Ne değişecek?
Allah rızası için bu evrensel şartlardan bir tanesini, bir Allah'ın kulundan duydunuz mu? Ben duymadım. O zaman bu seçim niye yapılıyor? Ne değişecek? Sadece birisi gidecek, diğeri gelecek.
Sonra da diyeceksiniz ki, devlet niye karışıyor? Adam olacaksın, karıştırmayacaksın. Güçlü, adil, doğru olacaksın. Öyle olacaksın ki, devlet sana değil, sen devlete karışacaksın!

Ersun Yanal mı?

Yanal Galatasaray'ın hedefinde. Kulübü yöneten ve dışarıdan destek verenler onun adını sık telaffuz ediyor. Bir kamuoyu yaratılmaya çalışılıyor. Bu kibrit Galatasaray'ın içinde yakıldı. Gerets'i istemeyen etkin yönetici kimse Yanal'ı isteyen de o. Şimdi fikir yavaş yavaş dışarı sızdırılıyor, nabız yoklanıyor. Bu fikir ateşli taraftar da buldu. Gazeteciler, eski-yeni yöneticiler, ikisi birden olanlar. Olanları ve olmasını istediklerini anlatıyorlar. Hatta Yanal'ın resmen istendiği ve Manisa'nın tazminatsız izin verdiği de söyleniyor. Tabii ki bu olmadı. Ama konuşularak bu sağlanmaya, kamuoyu hazırlanmaya çalışılıyor.

Devrimci hoca
Yanal iyi hoca klasmanında değil, devrimci hoca klasmanındadır. Türkiye'ye değil, dünyaya başka bir modelin daha olabileceğini başka bir futbolun oynanabileceğini anlatmaya çalışıyor. Önemli olan bu: Başka bir futbol. Ama bunun şu andaki adresi ne Galatasaray ne de Fenerbahçe. Bu takımlar 5-6 maçlık krizleri atlatamaz. Öte yandan tıpkı Gençlerbirliği gibi Vestel de bu iş için biçilmiş kaftan. Ayrıca misal bugün Vestel'in Auxerre'den aldığı Kalabane'yi Galatasaray'ın alması mümkün değil. Durum buyken ne Galatasaray'a ne Yanal'a yazık etmemek lazım. Bu tip iddiaları sevmem ama Milli Takım'a giderken yazmadığımı şimdi yazmalıyım. Bu iş olmaz.

Şu ırkçılık işi

Ercan Güven sonuna kadar haklı. Emre'den ırkçı olmaz. Ama sorunumuz bu değil ki! Irkçı olmak suç değil. Suç olan ırk ayrımı izleri taşıyan tavır ve davranışlar. Bizde "gündüz feneri" demek mizah olabilir. Ama Londra'da adamın birine "Hadi oradan gündüz feneri" derseniz başınıza iş alırsınız. Bu durumda mesele sizin neyi, ne niyetle ve nasıl söylediğiniz değil, karşınızdakinin ne anladığıdır. ABD'de Afrika kökenliler birbirlerine siyahlıkları ile ilgili söylemediklerini bırakmazlar. Ama aynısını siz söylerseniz güzel bir sopa yemeniz garantidir.
Nouma'yı hatırlayın. Adam elini şortuna soktu diye yollamadık mı ülkeden. Neden? Örf, adet ve ahlakımıza ters bir davranış olduğu için. Bizim örf, adet, ahlakımız var da İngiliz ağaç kovuğunda mı büyüyor? O hayasız mı? Onun ahlakı da budur işte. Senin yaptığın espri, onun sosyal kontratında affedilmez bir suç olabilir. Adamın siyah tenine yönelik bir şey söylersen, cezasını çekersin. Ben Japonya'da garsona bahşiş bıraktığım için küfür yemekten beter oldum. Onun ahlakı da bu.
Emre bunu söyledi mi? Bilemeyiz, ama eğer söylemediyse hemen çıkıp bu iddiaların kabul edilemez olduğunu, duyanların yanlış duyduğunu, yanlış anlaşılma olduğunu yüksek sesle anlatmalı. Yoksa İsviçre meydan dayağından sonra, ikinci büyük ayıp olarak kariyerine yapışacak. Ve o bunu hiç hak etmiyor.

mdemirkol@milliyet.com.tr




SPOR
Kartal tuş oldu: 0-4
'Yorulmayı bile özledim'
Eller'den hayır yok!
Boşboğaz Aslan!
Seçime ilk adım
Torunlar'dan müthiş atak
İşte rekabet bu!
Haber turu...
Tigana'yı yollama kampı
Gerets'le 'icraatın içinden'
Neden Haziran?
Çakal seniii!
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Tigana'yı yollama kampı
Bu sezon gördüğüm en standardından uzak Werde...
Ercan GÜVEN
Gerets'le 'icraatın içinden'
Pazar gecesi, hangi kanalı çevirsem karşımda ...
Metin TOKAT
Neden Haziran?
Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Genel Kuru...
Nilay YILMAZ
Çakal seniii!
Fazilet timsali beynelmilel ligde ikinci yarı...


© 2006 Milliyet