
|
|
|
 |
|
|
Alaturka böyle olur!
POPSTAR Alaturka yarışması bize özgü "alaturkalık"larla sona erdi. Bir yarışma düşünün, bir jüri üyesi ile yarışmacı arasında bir takım dedikodular çıkmış ve iki taraf ta bunun reddetmiyor. Hatta jüri üyesi "kimse bana karışamaz ben istediğimi yaşarım" havasında. Ve bu yarışmada adı bu dedikodulara karışmış olan isim ikinci oluyor. En önemli jüri üyesi olarak adı geçen Diva, oturduğu koltuktan kalkmıyor. Kalkmaması da dedikodulara neden oluyor. Tüm bunlar "alaturkalık" değil mi?
* * *
"SAYIN Seyirciler"... Deniz Arman her haberin başında böyle söyledi. Haberi kendine yabancılaştıran, izleyicide "değersiz" kılan bir geçiş. Diyelim Irak'tan bir görüntü var, insanlar yerlerde kan revan içinde. Haber bitiyor. Siz o haberdesiniz ve birden "Sayın Seyirciler" diye bir ses. "Bitti o haber, şimdi gelen habere bak" der gibi bir giriş. Bilmem, bu "Sayın Seyirciler" girişi pek bir rahatsız etti beni.
* * *
PAZAR günü denk gelen dizi ve filmlerde kötü kadınlar hep Rus ("Organize İşler" mesela). Bu pazar gününe mahsus bir durum değil. Rus eşittir konu malum. Gözümüzde neredeyse bütün Rusya köşe başında. Peki biz zaman zaman peçeli, zaman zaman fesli ve "Airplane" filminde olduğu gibi "Sen Türk hapishanelerinde yattın mı?" repliği ile tanımlanan ve hatta "Barbar Türkler" diye de başka bir kartvizit bastırılan bir ülke olmanın isyanında olmuyor muyuz? Ama iş Ruslara gelince gayet rahat senaryolarımızda yerini alıyor. Onlar soyunuyor, bizim Türk kızları mahçup, onlar para ile yatıyor, bizim kızlar mahzun, onların mankenleri iç çamaşırı giyiyor bizimkiler zil, şal ve gül. İki yüzlülüğün dik alâsı daha nasıl olabilir?
* * *
"HATIRLA Sevgili"yi ne zaman izlesem mekan ve aksesuvarlar üzerindeki titiz çalışma beni etkiliyor. Nilüfer Ayşe Çamur aksesuvarların yaratıcısı sanat yönetmeni. Ama müziklerde aynı bütünlüğü göremiyorum. Bu dizinin müziği eski olmalı, puslu olmalı, pastel olmalı. Yer yer bunu yakalayan motifler var. Ama "Asmalı Konak" tınısında, bir kadın sesin eşlik ettiği parça geldi kulağıma hiç alaka göremedim açıkçası bu dizi ile. Sadece keman, akordeon, piyano kullanılarak gayet güzel işin içinden çıkılırdı. Böyle gürültülü, cafcaflı müziklere gerek yok.
s.kologlu@milliyet.com.tr
|
|
|

|
|