Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 09 Ocak 2007 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Birey olarak hangi güdüyle bağış yapıyoruz?

Siyasi partilere kişi başına ortalama 69 dolar bağış yaparken, TEMA gibi çevreci örgütlere yapılan bireysel bağış 9 - 10 doları geçmiyor


Elimde Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı TÜSEV'in 4 üniversitemizden 4 öğretim üyesine yaptırdığı, "Türkiye'de Hayırseverlik: Vatandaşlar, Vakıflar ve Sosyal Adalet" konulu bir araştırma var.
Araştırmaya katkıda bulunan Sabancı Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Ali Çarkoğlu'nun hane halkı tabanında kentsel ve kırsal kesimde 1536 kişiyle yüzyüze görüşerek yaptığı çalışmadan çıkan ilginç bulgular var.
Bana en çarpıcı gelen, halkımızın TEMA gibi çevreci kuruluşlara yaptığı ortalama bağış miktarı 9-10 dolar düzeyinde kalırken, siyasi partilere kişi başına ortalama 69 dolar bağış yapıyor olması. Dini kuruluşlara yapılan bağış miktarı da siyasi partilerle boy ölçüşebiliyor: 60 dolar!
Bu arada nüfusunun % 50'sinin 30 yaşın altında olduğu bir ülkede, gençlik örgütlerine tek kuruş bireysel bağış yapılmıyor olması da, bana göre Doç. Dr. Çarkoğlu'nun araştırmasının en şaşırtıcı bulgularından biri.

Dini güdüler ilk sırada
Zaten halkımıza "Bireysel bağış yapmakta neyi en önemli etken olarak görüyorsunuz?" diye sorulduğunda da "dini güdüler" ilk sırayı alıyor:
  • % 32'si dini güdüler
  • % 26'sı gelenek ve görenekler
  • % 12'si topluma karşı sorumluluklar
  • % 12'si kişisel tatmin
  • % 9'u toplumsal beklentiler
  • % 7'si aile gelenekleri

  • "Bireyden bireye yapılan doğrudan bağışları olumlu etkileyen nedenler" sıralamasında ise karşımıza "orduya güven" gibi Türkiye dışında herhangi bir demokratik toplumda pek rastlanamayacak bir faktör çıkıyor:
    1) Yardımseverlik duygusu
    2) Orduya güven
    3) Yaşanan coğrafi bölge (özellikle Ege ve Karadeniz bölgesinde)
    4) Türkiye ekonomisinin geleceğine ilişkin olumlu işaretler

    Sosyal adalet için...
    Türkiye'de sosyal adalet için hayırseverlik üzerine yapılan bu ilk araştırmaya verilen yanıtlarda halkımız gayet isabetle "Yoksullara yardım konusunda en öncelikli görev, devlete düşmektedir" diyor. Ancak kendi payına düşen sorumluluk olarak da fakirlere yardımı, hayırseverliğin ana çerçevesi olarak görüyor. Daha yakın çevresiyle ilgili olarak da yoksul akrabalarına genelde nakdi yardım yaparken, komşulara yaptığı yardımlarda ayni yardımı (özellikle yiyecek) tercih ediyor.
    Halkımız, sivil toplum kuruluşlarının çoğunu yeterince şeffaf ve hesap verebilir bulmadığı için, kimseyi araya katmadan kendisi doğrudan yardımda bulunmaya öncelik veriyor -ki bunda da haksız sayılmaz.

    Devlet denetiminde STK!
    Koç Üniversitesi'nden Prof. Dr. Fuat Keyman'a göre Türkiye'de sivil toplumun gelişmesini engelleyen temel etken, modernleşmenin devlet temelli olması. Devlet bir yandan modernleşmeyle uyumlu örgütsel yaşamı hayata geçirip desteklerken, diğer yandan da kendi gündemine aykırı bir örgütsel yaşamın gelişmesi önündeki en temel engel olmuş.
    Meslek odaları ve sendikaları da içine alan örgütsel yapı, sivil toplumun gelişimi yerine, tam tersine devlet denetimini sağlar nitelikte.
    Siyasi partiler de STK'lara, kendi çıkarlarını gerçekleştirmede kullanılacak araçlar olarak yaklaşıyorlar.

    mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Atatürk Araştırma Merkezi'ni kınıyorum
    YILLARDIR bu sütunda eleştirip dururum; "Atat...
    Melih AŞIK
    Amerika mahcup!
    Dünkü Hürriyet'te Fatih Çekirge, Abdullah Gül...
    Fikret BİLA
    Görüş ayrılığı Lokmacı geçidinden daha önemli
    Lefkoşa'da Türklerle Rumlar arasında ilk bari...
    Hasan CEMAL
    MİT'in farklı dili...
    Kısa adı MİT olan Milli İstihbarat Teşkilatı,...
    Güneri CIVAOĞLU
    Olcay Baykal sadeliği
    Olcay Baykal'ın "sadeliği" ve "eşiyle özel ya...
    Can Dündar
    Bağdat'ın kayıp milyarları
    İngiliz The Independent gazetesi dünkü yazımd...
    Abbas GÜÇLÜ
    Öğretmen atamaları
    Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, şubatta 10...
    Hurşit GÜNEŞ
    Yoksa ekonomi büyüyor mu?
    Ekonomide bir daralma sürecine girildiğine da...
    Sami KOHEN
    "Tasos, sen de şu duvarı yık..."
    Bundan 20 yıl önce, 12 Haziran 1987'de zamanı...
    Metin MÜNİR
    'Lokmacı krizi' böyle ortaya çıktı
    Mehmet Ali Talat Kıbrıs'ı askerin vesayetinde...
    Derya SAZAK
    Irak vizyonu
    Türkiye'nin Washington Büyükelçisi Nabi Şenso...
    Meral TAMER
    Birey olarak hangi güdüyle bağış yapıyoruz?
    Elimde Türkiye Üçüncü Sektör Vakfı TÜSEV'in 4...
    Güngör URAS
    Egegaz ile doğalgaz darboğazını aşarız
    Paniğe gerek yok. İran gazı gene kesmeye kalk...
    Serpil YILMAZ
    Yaşamsal ulusal çıkarlar uğruna!
    İngiltere'de yayımlanan The Independent gazet...
    M. Ali BİRAND
    Hadi bakalım, artık şenlikler başlıyor...
    Tatiller geldi geçti… Ameliyatlar, nekahat dö...

    © 2006 Milliyet