|
 |
|
|
Bir müzisyenin fırçası
Türkiye'nin en tanınmış prodüktör, besteci ve söz yazarlarından biri olan Nino Varon bu kez notaları değil, renkleri sanata dönüştürüyor
O bir besteci ve söz yazarı. Yani, Kayahan, Ajda Pekkan, Nilüfer gibi tanınmış sanatçıların prodüktörlüğünü yapan Nino Varon aslında bir müzik adamı. Buna rağmen pek çok sanatseverin de bildiği gibi onun sanata olan ilgisi hiçbir zaman sadece müzikle sınırlı olmadı.
Varon'un her zaman ressamlığa kayan bir yönü vardı. Bu alandaki yeteneğinin keşfi hayli eskiye uzanıyor. O kadar ki; 62 yaşındaki Varon'un bu konuda ilk anısı Saint-Michel Lisesi'nde okuduğu yıllardan.
O dönemdeki resim öğretmeni bir gün Nino Varon'un ailesini okula çağırarak, onun bu yeteneğinden ve nasıl geliştirilebileceğinden bahsediyor. Bunu duyan baba Varon ise bu övgüyü ciddiye almayarak genç Nino'ya "Bak oğlum, iyi ressamların hepsi öldükten sonra para kazandı, gel sen yaşarken para kazan" diyerek takılıyor. Babasının bu tepkisi üzerine Nino Varon da ilgisini müziğe yöneltme kararı alıyor.
Üçüncü kişisel sergisi
"13 yaşımda saçlarım döküldü. Ben de görünüşümdeki bu açığı kapatıp kızların ilgisini çekmek için elime bir gitar aldım" diyen Varon, her ne kadar enstrümanını o günden beri elinden düşürmemiş olsa da resmi de aklından çıkaramamış.
Varon canı çektikçe resim yaptığını ve kesinlikle iddialı olmadığını söylemesine rağmen 5 Ocak'ta üçüncü kişisel sergisini açtı. "A La Nino" adını verdiği sergideki 30 parçada kaybettiği eşine olan aşkı, Büyükada, İstanbul ve deniz tutkusu ile müziğine yer veriyor. Belki de bu yüzden sanatseverler, "Üçüncü gözüm" diyerek nitelendirdiği gözlem kabiliyetini resimlere aktarmaya çalışan Nino Varon resimlerinde hüzün, aşk, romantizm ve neşeyi görebiliyor.
Bir gün müzikten vazgeçip kendini tamamen resme verebileceğini söyleyen Nino Varon'un sergisi 17 Ocak'a kadar Moda Deniz Kulübü'nde izlenebilir.
|
|
|

|