Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 10 Ocak 2007 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Sağlık
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Boynu kırık yeni yıl

Yanı başımızda sallanmaya başlayan seri idamların travmasını iyileştirmenin yolu bu yeni küresel büyü bulutunu aralamak değil midir testusuna buyur ola bu hafta


Geçen hafta Saddam'ın idamı 2007'nin başını yiyecek demiştim. Demeye kalmadan korkum başıma yıkıldı... Ekranlarda tüm gezegene izlettirilen idam, barış ve umudun idamı mıydı acep? Her şey çok profesyonelce tanzim edilmemiş miydi? Yıldırmak değil miydi maksat? Oldu! Korku imparatorluğunun gerçekleştirdiği idamın video gösterisi bütün dünyayı büyülemiş durumda. Aynen baba Bush'un Irak'ı bombalayışını 17 Ocak 1991'de ekrandan izlediğimizde nasıl büyülendiysek...
20'nci yüzyılın başından bugüne sürdürülen büyük mücadelelerden biri ölüm cezasını kaldırmak değil miydi? İdamın cinayetin ta kendisi olduğunda birleşmekte değil miydi dünyalılar? Varılan bir kale kaybedildi! Oysa, İdam Cezasına Karşı Birlik'in kurucusu olan yazar Arthur Koestler göstermişti ki İngiltere'de yankesicilerin idam edildikleri çağlarda pek çok hırsız meslektaşları öldürülürken idam sehpasının çevresinde icrayı sanat edermiş. Yüzyıl başında tutulan bir istatistiğe göre 250 idam mahkumundan 170'i daha önce bir veya iki idam infazını bizzat seyretmiş.
Yazar Albert Camus'ye göre idam yalnızca suça yatkın olmayanları etkilemekte ve yıldırmaktaydı. Suçu işlemeye karar vermiş bir tek caniyi bile caydırabildiği kanıtlanamamıştı, idam cezasının. Üstelik idam, binlerce mücrimde büyüleyici bir etkiden başka bir duygu uyandırmıyordu. İşte ben de bu büyüden söz ediyorum. Bu büyü şimdi bütün mazlumları da sarmadı mı? Türkiye'de kaldırıldığı için artık bu konuda yazmayacağımı sanıyordum. Heyhat! Yanı başımızda sallanmaya başlayan seri idamların travmasını iyileştirmenin yolu bu yeni küresel büyü bulutunu aralamak değil midir testusuna buyur ola bu kez de...

1- Konumuz asılmakla ilgili. Arapçada "dar"; ev, yuva, mesken anlamına geliyor. Örneğin "darülaceze" düşkünler evi demek. Peki, darağacı sözcüğündeki "dar" ne anlama geliyor?
a. Boğazı sıkıldığındaki daralma duygusunu anlatır.
b. Farsçada "dar", ağaç demekmiş (Dara çekilmek, idam edilmek üzere ağaca asılmak demekken, giderek idam sehpasına darağacı denmiş).
c. Genellikle dünyaları dar gelen insanlar asılır.
d. Hepsi

2- Darağacı sandalyesine çıkacağına oturuverince cellat tarafından azarlanan bir idam mahkumu şöyle dalga geçer: "Ne bileyim ben? Her zaman sandalye görünce otururduk. Meğer bu başka sandalyeymiş. Daha evvel idam edilmediğim için teşrifatını bilemiyorum. Kusuruma bakmayın. Yalnız düğümü arkaya at cellatbaşı!" Ölümünün profesyonelce yapılmasını rica eden bu şakacı idam mahkumu kim kestirebilir misiniz?
a. Simavne Kadısı Şeyh Bedrettin
b. Darbeci Talat Aydemir
c. İzmir suikastı sanıklarından İttihatçı Nail Bey
d. Hiçbiri

3- Adam asmak zor iş. Sehpaya çıkarıp ilmiği boynun arkasına geçirdikten sonra itip kısa yoldan sallandırmak klasik yöntem. Sallana sallana boğuluyor. Ama kişi güya fazla acı çekmesin, önce boyun kırılsın da fark etmeden boğulsun diye 19'uncu yüzyılda İngiliz cellatlar tarafından geliştirilen "modern" yönteme uzun düşüş (long drop) deniyor. Nasıl uygulanıyormuş?
a. Düğüm, kişinin boynunun kırılmasını sağlamak için sol kulağın arkasına getirilir.
b. Sonra adamın aşağı düşmesini sağlayacak olan düzenek açılır. Adam düşer, ağırlığının ivmesiyle boyun kırılır ve adam komaya girer.
c. Cellatların adamın kalıbına göre ipin uzunluğunu ayarlayamadıkları durumda çoğu kez kafanın kopması gibi sorunlar meydana gelebilir.
d. Hepsi. Okumuş Cellat İngiliz John Berry 90 kilo için 2,4 metrelik ip öneriyor.

4- Saddam'ın cellatlarının bayağı profesyonel oldukları söyleniyor. İpi ve ilmiği doğru ayarlamışlar. Saddam hangi yöntemle asılmış?
a. Sözünü kesme
b. Sinirine basma
c. Kısa ası (short drop)
d. Uzun düşüş (long drop)

5- 1885 ile 1897 yılları arasında 22'nci ve bir dönem sonra yine seçilerek 24'üncü ABD başkanı Grover Cleveland'ın lakabı "Cellat Buffalo" imiş. Kestirebilir misiniz neden?
a. Bütün kardeşlerini boğdurtmuştu.
b. Yakaladığı bizonları ipe çekerdi.
c. Şeriflik yaparken işi cellatlara bırakmamış, iki kişiyi bizzat kendisi asmıştı.
d. Hakimlik yaparken pek çok kişinin idamına karar vermişti.

6- 1972'de Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın, sekiz yıl sonra da Erdal Eren'in asıldığı cezaevi aşağıdakilerden hangisi?
a. Ankara Merkez Kapalı Cezaevi nam-ı diğer Ulucanlar
b. Ölücanlar
c. Matrix
d. İmralı

7- 17 Eylül 1961 günü cellat Kemal Ayson yağlı ilmiği boynuna geçirdi. Kimin?
a. Adnan Menderes
b. Fatin Rüştü Zorlu
c. Hasan Polatkan
d. Hepsi

8- Padişah IV. Murat döneminde birçok devlet adamının boynunu vuran ve sonunda Sultan I. İbrahim'i de kementle boğan Osmanlı tarihindeki en meşhur celladın adı neydi acep?
a. Kara Ali
b. Kara Murat
c. Kara Bekir
d. Kara Kemal

9- "Ve günlerden bir gün, bir sabah erken / Kuşluk vaktinde, bülbüller öterken / Kentin meydanında bir darağacı. / Sallanıyor boşlukta bir yabancı." "Darağacı"nın şairi kim?
a. Nâzım Hikmet Ran
b. Mehmet Başaran
c. Ahmet Muhip Dranas
d. Cahit Sıtkı Tarancı

Yanıtlar: 1) b, 2) c, 3) d, 4) d, 5) c, 6) a, 7) a, 8) a, 9) c.


PAZAR
"Aşk geçici bir hastalık"
"Kafkaslı'nın kazandığı parayı diğer atlar yiyor"
Bizim kızlar lezbiyen barda
Sting ve Madonna'yı Dolapdere çetesine kattılar
Hayvanlara bilim Nobel'i verilse ödülü onlar alırdı
Dostum, bir şarap parası...
Boynu kırık yeni yıl
Oğlaklara öneriler
İspanya ve Katalunya mutfağı
Fahişe ama iyi arkadaş, iyi akraba
Çek Cumhuriyeti ve Prag
Sebze ve meyve sularını ihmal etmeyin
Güç kimdeyse kıble odur
Zeytin, zeytinyağı; işte Ayvalık!
Çobanaldatan ve şarkı yarışması
İçki servisinde dökülüyoruz





Ahmet Turhan Altıner
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Milor
Nevsal Elevli
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural
Mehmet Yalçın

© 2006 Milliyet